Welcome to Azerbaycan
Azerbaycan’daki siyasi baskılar, tutuklu aktivistler, gazeteciler ve AB Komisyonu’nun Bakü ziyareti ekseninde öne çıkan detaylar.
Anladığımız kadarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat Aliyev’i araması Türk Devletler Topluluğu toplantısına davet etmesi ve yanlış anlaşılmaları gidermesi sonrası Azerbaycan-Türkiye arasında yaşanan gerginlik soğuyacak. Hayırlı olsun.
Ancak her şerde bir hayır var. Bu krizle beraber aynı dili konuşmamıza rağmen aslında çok da yakından ilgilenmediğimiz Azerbaycan’ı keşfettik.
‘Keşfettik’ derken şunu demek istiyorum; Azerbaycan’daki tek gerçek muhalefet partisi Azerbaycan Halk Cephesi Partisi lideri Ali Kerimli cezaevinde tutuklu. Bu partinin milletvekillerinden biri Gültekin Hacıbeyli Türkiye’ye geldi, sığınmak istedi, kadının sesini duyan olmadı. Azerbaycan’a iade edildi.
Bu kriz vesilesiyle sosyal medyada insanların Aliyev harici bir Azerbaycan da olduğunu keşfettiğini görüyorum.
Bu krizle hayatımıza Azerbaycan’ın yandaş haber sitesi Kafkas info girdi. Sitede Türkiye’nin Azerbaycan’a nasıl fenalıklar(!) ettiğini anlatan makaleler yer aldı. Türk kamuoyu şaşkınlıkla okudu.
Ben sizleri şaşırtacak başka bir internet sitesi ile tanıştırayım: kharcenter.com.
Sitede Azerbaycan iç ve dış siyasetine yönelik çeşitli makaleler var. Sitenin sloganı “sessizlik otoriterliği besler.” Oldukça bilgilendirici; tavsiye ederim. Ben sitenin altını üstüne getirdim. Çok da faydalandım.

Sitede Azerbaycan’da baskıcı bürokrasiyi anlatan çok iyi bir makale var. Yazarı söylemiyorum. Çünkü yazarlar genelde, tahmin edeceğiniz nedenlerle müstear isimle yazıyor.
Yazı AB Komisyonu Başkanı Von Der Leyen’in Bakü ziyareti ile başlıyor. Von der Leyen ziyaret öncesi gelen çağrılara rağmen Azerbaycan’da hak ihlalleri ve tutuklu hak savunucuları ile ilgili hiçbir şey demedi. Bunun yerine Güney Kafkasya’da ulaşım, enerji ve dijital bağlantılar için 200 milyon Euro’luk hibeden, yeni bir AB-Azerbaycan bağlantı ortaklığından ve “enerji evliliği”nin başarısından söz etti. Oysa aynı günlerde Amnesty International, 300’den fazla kişinin tutuklu olduğunu belirten bir rapor yayımlamıştı. Raporun ana tespiti: 2013’teki yasa değişiklikleri sivil alanın fiilen dağıtılmasının başlangıcıydı ve baskı artık yurt dışındaki eleştirmenleri ve ailelerini de kapsıyor.
Neyse bir yerde daha iyi. Artık Avrupa falan aradan çekildi. Hepimiz baş başayız.
Yazara göre rejim, tehdit gördüğü faaliyetleri başka adlarla cezalandırıyor: Gazetecilik “döviz kaçakçılığı”, sivil faaliyet “yasadışı girişimcilik”, yabancı hibe “kara para aklama”, protesto “holiganlık”, barış çağrısı “vatana ihanet”... Yazar somut örnekler vermiş:
- Yolsuzluk araştırmaları yapan Abzas Media, Toplum TV ve Meydan TV çalışanları, döviz kaçakçılığı ve vergi kaçırma gibi suçlamalarla uzun hapis cezaları aldı.
- Müsavat üyesi Tofig Yagublu, dolandırıcılık ve belge sahteciliğinden 9 yıl hapis cezası aldı.
- İşçi hakları aktivisti Afiyeddin Memmedov, holiganlık suçlamasıyla 8 yıl hapis cezası aldı.
- Barış aktivisti ve araştırmacı Bahruz Samadov, Ermenistan’la diyalog çağrıları nedeniyle “vatana ihanet”ten 15 yıl hapis cezası aldı.

Yazara göre bu suçlamaların amacı kişileri cezalandırmanın ötesinde, onların kamusal kimliğini değiştirmek ve damgalamak. Azerbaycan’da baskı ara sıra başvurulan bir ceza aracı değil, büyük bir bürokratik mekanizma. Bu mekanizmanın asıl işlevi, kimin, hangi konuda konuşabileceğini, hangi örgütün para alabileceğini, hangi partinin var olabileceğini ve eleştirinin bedelinin ne olacağını belirleyerek siyasi faaliyetin sınırlarını çizmek.
Evet. Welcome to Azerbaycan.
Nevşin Mengü
Nevşin Mengü
Nevşin Mengü, 2 Mayıs 1982 Ankara doğumlu Türk gazeteci, sunucu ve köşe yazarıdır. Lise ise TED Ankara Koleji ve akabinde yaptığı lisans Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü, ardından yüksek Lisans Galatasaray Üniversitesi…
Nevşin Mengü, 2 Mayıs 1982 Ankara doğumlu Türk gazeteci, sunucu ve köşe yazarıdır. Lise ise TED Ankara Koleji ve akabinde yaptığı lisans Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü, ardından yüksek Lisans Galatasaray Üniversitesi ("Türkiye Üzerine Toplumsal İncelemeler" tezi) bitirdi. 2005 yılında Kanaltürk'te başladı ("Kadınlar Kulübü" programını sundu). Habertürk muhabirliği ve One Ajans bünyesinde Tahran muhabirliği yaptı. Çeşitli ulusal kanallarda haber bültenleri sundu. BirGün ve Diken gibi mecralarda köşe yazıları kaleme aldı. Kitapları: İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı? (2017) ve Herkes İstediği Gibi Yaşasın (2021) isimli kitapları bulunmaktadır. Eski CHP milletvekili ve avukat Şahin Mengü'nün kızıdır.
Tüm yazılarını gör