İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği son hitap, ülke medyasında geniş yankı uyandırarak sert eleştirilere yol açtı.
"Netanyahu kendisini dinlemeyen bir dünyaya kibirli ve vizyondan yoksun bir konuşma yaptı."
Boş Salon ve İç Siyaset Hesabı
Yedioth Ahronoth gazetesinin aktardığı bilgilere göre, söz konusu oturum protestolar eşliğinde neredeyse boş bir salonda ve yalnızlık atmosferinde yapıldı.
27 Ekim tarihinde yapılması öngörülen seçimlere 33 gün kala gerçekleştirilen bu hamlenin, öncelikli olarak ülke içindeki muhalefete yönelik bir mesaj taşıdığı ifade edildi.
Barışa Değinilmedi ve Protestolar
Haberde, "Abraham Anlaşmaları"nın kapsamının genişletilmesine dair barış ihtimallerine hiçbir şekilde değinilmediği ve konuşmanın umut ışığı barındırmadığı vurgulandı.
Netanyahu'nun hitabı esnasında pek çok devlet temsilcisi, Gazze'deki operasyonlar ile Batı Şeria'daki toprak gaspları ve Suriye ile Lübnan'a yönelik saldırılar sebebiyle salonu terk etti.
New York sokaklarında geniş kalabalıklar tarafından protesto edilen başbakanın, salondaki alkış seslerini artırmak amacıyla bazı İsrail vatandaşlarını özel olarak getirdiği gözlemlendi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Kararı
Öte yandan, süreçle ilgili uluslararası yargı boyutu da dikkat çekiyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kasım 2024 tarihinde Gazze Şeridi'ndeki savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar gerekçesiyle Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkarmıştı.

