İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kürsüye hitap etmek üzere geldiği BM 81. Genel Kurulu'nda uluslararası toplumun sert bir diplomatik boykotuyla karşı karşıya kaldı. Uluslararası haber ajanslarının ve küresel basının geçtiği son dakika bilgilerine göre, heyetler liderin salona girmesiyle birlikte toplu bir eyleme imza attı. Bahsi geçen ismin kürsüye yürüdüğü esnada pek çok ülkenin temsilcisi ayağa kalkarak alanı boşalttı.
Bölgesel Saldırılar ve Toprak Gaspları Bardağı Taşırdı
Diplomatik krizin merkezinde, Tel Aviv yönetiminin Gazze'de sürdürdüğü soykırım eylemleri ve uluslararası çağrılara rağmen kabul edilmeyen ateşkes koşulları bulunuyor. Temsilciler sadece bu bölgeyle sınırlı kalmayıp, işgal altındaki Batı Şeria'da giderek artan toprak gasplarına karşı da net bir tavır sergiledi. Çatışmaların Suriye ile Lübnan sınırlarına kadar genişlemesine duyulan öfke, temsilcilerin eyleme katılımını hızlandırdı. Heyetler kapıya yönelirken binada yüksek sesli yuhalamalar ve şiddetli protesto gürültüleri yankılandı.
BM Çatısı Altında Üçüncü Büyük Tepki
Yoğun tepkilerin gölgesinde konuşmasına başlayan İsrail lideri, neredeyse tamamen boşalmış bir mekana hitap etmek durumunda kaldı. Küresel basına yansıyan detaylı raporlara göre bu diplomatik yaptırım, 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren aynı kurum bünyesinde kendisine yönelik gerçekleştirilen üçüncü büyük eylem olarak diplomatik tarihe geçti.
New York Sokaklarında "Savaşa Hayır" Sloganları
Liderlerin bir araya geldiği New York'taki BM Genel Merkezi içinde bu tarihi anlar yaşanırken, kompleksin çevresindeki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Binanın etrafında toplanan binlerce kişi, sert politikaları eleştiren gösteriler düzenleyerek ana yolları doldurdu. Eylemcilerin attığı sloganlar uluslararası televizyon kanallarından canlı yayınlandı.
"İsrail'i silahlandırmayı sonlandırın, Gazze'nin yaşamasına izin verin."
Meydanda bir araya gelen kitle, ellerinde taşıdıkları dev pankartlarla dünya liderlerine doğrudan mesajlar gönderdi.
"Soykırıma son verin."
"İnsanları finanse edin, savaşı değil."
Bölgedeki yoğun güvenlik çemberi halihazırda korunurken, protestoların gölgesindeki oturumların ardından heyetlerin resmi temaslarını tamamlayıp şehirden ayrılmaları planlanıyor.

