İran devlet televizyonunda katıldığı bir programda konuşan Ekreminia, ABD ile savaş sürecini ve İsrail’in ülkeye yönelik tehditlerini değerlendirdi. Programda, iki ülke arasındaki gerilimin boyutlarına ilişkin görüşlerini aktarırken, İsrail’in açıklamalarının da gündem oluşturduğunu vurguladı.
Amerikan üsleri ve hava savunma sistemleri
ABD’nin saldırılarına karşılık olarak Ekreminia, “Ürdün'den Birleşik Arap Emirlikleri'ne kadar Amerikan üslerini vurduklarını” dile getirdi. Ekreminia, bu üslerin bazılarında “radar tesisleri ve hava savunma sistemleri vardı ve bunlar imha edildi.” ifadelerini kullandı. Değerlendirmesinde, saldırı yanıtlarının belirli unsurları hedef aldığını aktardı.
İranlı yetkili, “Bu hava savunma sistemlerinin imha edilmesiyle geçmişe kıyasla, işgal altındaki topraklar ve bu bölgelerdeki Siyonist rejimin (İsrail) üslerini hedef almak çok daha kolaylaştı.” ifadelerini kullandı. Ekreminia’nın açıklamasında, hava savunma sistemlerinin ortadan kaldırılmasının hedef seçimini kolaylaştırdığı mesajı öne çıktı. Bu değerlendirme, saldırıların etkinliğine ilişkin yaklaşımı yansıttı.
Seçimler, Netanyahu ve olası saldırı senaryosu
İsrail'in İran'a yönelik tehditlerine değinen Ekreminia, “Siyonist rejimin şu anda seçimlerle meşgul olduğunu ve bu rejimin başbakanının (Binyamin Netanyahu) bazen içeriye yönelik seçim amaçlı açıklamalar yaptığını biliyoruz.” dedi. Açıklamada, Binyamin Netanyahu’nun söylemlerinin seçim gündemiyle bağlantılı olduğuna dikkat çekildi. Ekreminia, İsrail tarafının tehdit söylemini bu çerçevede yorumladı.
Ekreminia, buna karşılık herhangi bir saldırı halinde İsrail’i “daha kolay, hızlı ve daha şiddetli” şekilde hedef alacaklarını söyledi. Bu ifadeyle olası bir karşılık durumunda operasyonların tempo ve kapsam bakımından artırılacağı vurgulandı. Ekreminia’nın değerlendirmesi, tehditlere karşılık hazırlık yaklaşımını ortaya koydu.
Haziran 2025 sonrası doktrin dönüşümü
İran'ın Haziran 2025'teki savaşın ardından askeri doktrinini tedricen savunma anlayışından “önleyici saldırı” anlayışına dönüştürdüğünü belirten Ekreminia, “ABD'den bir tehditle karşı karşıya kaldığımızda kendimizi savunuruz ve bu savunma meşrudur. Uluslararası hukuk, kendimizi önleyici olarak savunmamıza izin vermektedir.” değerlendirmesinde bulundu. Ekreminia, savunmanın meşruiyetine ve uluslararası hukuk çerçevesindeki gerekçeye vurgu yaptı. Bu açıklama, doktrin değişiminin gerekçesini de içerdi.

