İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti olası afetlere karşı tam korumalı ve dirençli hale getirmek amacıyla Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) koordinatörlüğünde dev bir Deprem Master Planı seferberliği başlattı. Kentin 2025-2029 Stratejik Planı'nda yer alan "Çoklu Krizlere Dirençli Kent Belediyeciliği" vizyonu doğrultusunda yürütülen projede, 10 ayrı uzman çalışma grubu gece gündüz esasıyla görev yapıyor.
Jeolojiden mühendisliğe, altyapıdan hukuka ve şehir planlamaya kadar çok boyutlu yürütülen projeyle, İzmir’in afet öncesinden afet sonrasına kadar olan tüm süreçlerini kapsayan sürdürülebilir bir yol haritası ortaya konuluyor.
Yaklaşık 40 Fay Zonu İncelemede: "En Büyük Deprem Riski 7,2"
İzmir Deprem Master Planı kapsamında yürütülen Jeoloji-Jeofizik çalışma paketi, DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir liderliğinde kentin son 50 yıllık fay ve zemin verilerini bir araya getiriyor. Konak merkezli 100 kilometrelik yarıçaplı alanda hem karada hem de denizde yer alan yaklaşık 40 aktif fay zonu detaylıca analiz ediliyor.
İzmir’i doğrudan etkileme potansiyeli bulunan fay hatlarına değinen Prof. Dr. Hasan Sözbilir, şu kritik uyarılarda bulundu:
- Kırılma Riski Yüksek Faylar: İzmir Fayı, Gülbahçe Fayı ve özellikle uzun süredir sessizliğini koruyan Tuzla Fayı yakın gelecekte kırılma potansiyeli en yüksek hatlar arasında öne çıkıyor.
- Maksimum Deprem Büyüklüğü: Bölgedeki tek bir fayın kırılması halinde oluşabilecek en büyük deprem potansiyeli 7,2 büyüklüğünde hesaplanıyor. Birden fazla fayın aynı anda kırılma ihtimalleri ise simülasyonlarla inceleniyor.
- Tsunami Tehlikesi: Deniz tabanında yer alan aktif fayların kırılması durumunda oluşabilecek tsunami riskleri de master plana dahil edildi.
118 Bin Yapının Envanteri Çıkarıldı, Mikrobölgeleme Tamamlandı
Gelecekteki kentsel dönüşüm ve imar planlarına bilimsel altlık oluşturacak yapı stoku ve zemin taramalarında önemli aşamalar kaydedildi:
- Yapı Stoku Envanteri: Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka ilçelerinde toplam 118 bin yapının envanteri tamamlandı. Bu oran merkez ilçeler bazında %32'ye, İzmir geneli genelinde ise %12 seviyesine ulaştı.
- Mikrobölgeleme Saha Çalışmaları: Bornova ve Karşıyaka ilçelerinde zemin yapısını, taşıma kapasitesini ve deprem davranışını belirleyen mikrobölgeleme tespitleri eksiksiz tamamlandı.
"Rafta Tozlanacak Bir Plan Değil, Uygulanabilir Kaynak Oluşturuluyor"
Projenin yalnızca risk belirleme değil, kentin deprem sonrası hızla eski fonksiyonlarına dönmesini sağlama amacı taşıdığını belirten Deprem Master Planı Proje Koordinatörü Prof. Dr. Özgür Özçelik ise şu değerlendirmelerde bulundu:
"İzmir, nitelikli mühendislik hizmeti almamış ve yaşlanmış bir yapı stokuna sahip. Amacımız arşivlerde tozlanacak bir belge oluşturmak değil. Bütün ayrıntılarıyla ortaya koyduğumuz yol haritasını hayata geçirecek finansal ve idari kaynakları da planlıyoruz. Güvenli konut dönüşümü için vatandaşlarımıza rehberlik edecek somut politikalar üretiyoruz."
Tüm verilerin tek çatı altında toplanmasıyla oluşturulan 50 Yıllık İzmir Deprem Bilgi Bankası, kentin geleceğini güvence altına alacak kentsel dönüşüm hamlelerinin ana referans kaynağı olacak.

