PİYASALAR:
18-ayar-altin4.911,6214-ayar-altin3.835,10gram-has-altin6.740,36Bulgar Levası28,83Dolar48,28Cumhuriyet Altını45.255,00Ons Altın4.364,43Gümüş100,83Euro56,01Sterlin65,37İsviçre Frangı59,51Gram Altın6.774,23Çeyrek Altın11.000,69Yarım Altın22.001,38Tam Altın43.868,20Ata Altın45.482,98Kuveyt Dinarı156,37AZN28,40BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,0018-ayar-altin4.911,6214-ayar-altin3.835,10gram-has-altin6.740,36Bulgar Levası28,83Dolar48,28Cumhuriyet Altını45.255,00Ons Altın4.364,43Gümüş100,83Euro56,01Sterlin65,37İsviçre Frangı59,51Gram Altın6.774,23Çeyrek Altın11.000,69Yarım Altın22.001,38Tam Altın43.868,20Ata Altın45.482,98Kuveyt Dinarı156,37AZN28,40BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,00

İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi: İklim dönüşümü Bayraktar’a göre ucuz ve erişilebilir finansmana bağlı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde iklim dönüşümünün başarı koşulunun uygun maliyetli finansman olduğunu söyledi.

Emre Aladağ
Yayınlanma
Güncelleme
5 DkOkuma Süresi
İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi: İklim dönüşümü Bayraktar’a göre ucuz ve erişilebilir finansmana bağlı

İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi: İklim dönüşümü Bayraktar’a göre ucuz ve erişilebilir finansmana bağlı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için uygun maliyetli ve uzun vadeli iklim finansmanına erişimin hayati önem taşıdığını belirtti. Bayraktar, enerji dönüşümünün yalnızca teknik bir gündem değil, finansmana bağlı bir dönüşüm olduğunu vurguladı.

Bayraktar, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'nin açılışında konuştu. Küresel enerji dönüşümünün başarıya ulaşmasının, enerji talebinin ve yatırım ihtiyacının en hızlı arttığı ülkelerde finansman pahalı veya erişilemez kaldığı sürece mümkün olmadığını ifade etti.

Bayraktar: Enerji dönüşümü aynı anda arz güvenliği, ithal bağımlılığın azaltılması ve iklim taahhütlerini hedeflemeli

Bayraktar, Türkiye açısından enerji dönüşümünün tek bir hedeften ibaret olmadığını, aynı anda 3 kritik amacın gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Birincisinin enerji arz güvenliğini sağlamak olduğunu belirten Bayraktar, ikincisinin ithal enerjiye bağımlılığın azaltılması, üçüncüsünün ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından konulan 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi başta olmak üzere iklim taahhütlerinin yerine getirilmesi olduğunu dile getirdi.

Bayraktar, bu hedeflerin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini aktararak, bugünün koşullarında bu 3 amacı aynı anda gerçekleştirmenin her zamankinden daha zorlu hale geldiğini söyledi.

Küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki baskı enerji güvenliğini yeniden gündeme getiriyor

Bayraktar, son yıllarda dünya genelinde yaşanan zorluklara dikkati çekerek küresel petrol ve doğal gaz piyasalarında yeniden ciddi baskılar yaşandığını söyledi. Enerji fiyatlarının önemli ölçüde yükseldiğini belirten Bayraktar, Avrupa doğal gaz fiyatlarının son yılların en yüksek seviyelerine yeniden ulaştığını ifade etti.

Bu tablonun enerji dönüşümüyle birlikte enerji güvenliğinin gündemden çıkmadığını, tam tersine enerji güvenliği ile enerji dönüşümünün birlikte ilerlemek zorunda olduğunu gösterdiğini aktaran Bayraktar, Türkiye açısından bunun anahtarının elektrifikasyon olduğunu söyledi.

Yenilenebilir enerji merkezde: Güneş, rüzgar, hidroelektrik ve jeotermal potansiyel büyütülüyor

Bayraktar, yenilenebilir enerjinin enerji dönüşümünün merkezinde yer alacağını söyledi. Türkiye’nin güneş, rüzgar, hidroelektrik ve jeotermal kaynaklar bakımından önemli potansiyele sahip olduğunu belirten Bayraktar, yenilenebilir kurulu gücün hızla artırıldığını ve değişken yenilenebilir üretimi sisteme entegre edebilecek elektrik altyapısının inşa edildiğini ifade etti.

Enerji verimliliği planı: 2024-2030 döneminde 20 milyar doların üzerinde yatırım

Bayraktar, enerji verimliliğinin de başlı başına stratejik bir enerji kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Bayraktar, mevcut Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nın 2024-2030 döneminde hem kamu hem de özel sektörde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngördüğünü söyledi.

Bu yatırımların sanayi, binalar, ulaştırma, tarım ve enerji sektörlerini kapsayacağını belirten Bayraktar, hedefin 2030 ile sınırlı olmadığını; bir sonraki 10 yıl için daha iddialı hedefler içeren Üçüncü Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nı hazırlayacaklarını ifade etti.

Nükleer enerji: Elektrikleşen ekonomide yenilenebilirle birlikte tamamlayıcı

Bayraktar, nükleer enerjinin Türkiye'nin karbon içermeyen elektrik üretim portföyünün vazgeçilmez unsurlarından biri olacağını vurguladı. Giderek daha fazla elektrikleşen bir ekonomide nükleer enerji ile yenilenebilir enerjiyi rakip değil, güvenli ve temiz bir enerji sisteminin birbirini tamamlayan iki temel bileşeni olarak gördüklerini belirtti.

Elektrik altyapısı dönüşümün omurgası: iletim ve dağıtımda büyük ölçekli yatırım gerekiyor

Bayraktar, ulaştırmada büyük bir dönüşüme hazırlanıldığını ve batarya depolama sistemlerinin giderek daha kritik bir rol üstleneceğini söyledi. Ancak üretim yatırımlarına odaklanmanın yeterli olmadığını vurgulayan Bayraktar, önümüzdeki dönemin en önemli başlığının elektrik altyapısı olduğunu ifade etti.

Bayraktar, hem iletim hem de dağıtım şebekelerinde çok büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç olduğunu söyledi. Elektrik şebekelerinin daha büyük, güçlü, akıllı ve esnek hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kritik mineraller için finansman: 1800’lü yıllardaki altına hücum benzeri küresel yarış sürüyor

Bayraktar, iletim hatları ve bataryalar için gerekli kritik minerallere yatırımın önemine ilişkin değerlendirmesinde “Nasıl ki 1800’lü yıllarda bir ‘altına hücum’ yaşandıysa, bugün de kritik mineraller için küresel bir yarış yaşanmakta. Bu minerallere erişemeyen ülkeler, yenilenebilir enerjiden veri merkezlerine, yapay zekadan geleceğin sanayilerine kadar pek çok alanda geride kalacak. Kısacası, bu minerallerin çıkarılması ve madencilik projelerinin finansmanı stratejik öneme sahip.” ifadelerini kullandı.

Aşırı hava olayları elektrik üretimini, iletimini ve dağıtımını etkiliyor: altyapı güçlendirilmeli

Bayraktar, dünyanın birçok bölgesinde yaşanan aşırı hava olaylarının elektrik üretimini, iletimini ve dağıtımını doğrudan etkileyebildiğine dikkati çekti. Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle elektrik altyapısını yeniden düşünmek, yeniden tasarlamak ve güçlendirmek gerektiğini ifade etti.

İklim finansmanı emisyonla sınırlı değil: uyum ve direnç yatırımları da fonlanmalı

Bayraktar, iklim finansmanının yalnızca emisyonların azaltılmasını finanse etmemesi gerektiğini; iklim direncini ve uyum yatırımlarını da finanse etmesi gerektiğini belirtti. Bugün inşa edilen altyapının geçmişin iklim koşullarına değil gelecek 10 yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanması gerektiğini vurguladı.

Kamu finansmanının tek başına yeterli olmayacağını söyleyen Bayraktar, özel sektör sermayesi, uluslararası finans kuruluşları, kalkınma bankaları ve uzun vadeli kurumsal yatırımcıların harekete geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Riski azaltan, sermaye maliyetini düşüren ve temiz enerji ile iklim dirençli altyapı yatırımlarını ticari açıdan cazip hale getiren finansman mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Bayraktar, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için uygun maliyetli ve uzun vadeli iklim finansmanına erişimin hayati önem taşıdığını söyledi.

Enerji talebinin ve yatırım ihtiyacının en hızlı arttığı ülkelerde finansman pahalı veya erişilemez kaldığı sürece küresel enerji dönüşümünün başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını ifade eden Bayraktar, dönüşümün yalnızca çevre gündemi değil; enerji güvenliği, ekonomik kalkınma ve sanayi rekabetçiliği gündemi olduğunu vurguladı. Gerekli yatırımları harekete geçirip doğru finansman mimarisini kurabilirlerse daha güvenli bir enerji sistemi, daha rekabetçi bir ekonomi ve daha temiz bir gelecek birlikte inşa edilebileceğini söyledi.

Haberin EditörüYönetici

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Emre ALADAĞ, dijital medya teknolojileri ve internet gazeteciliği alanında derinlemesine uzmanlığa sahiptir. Bilgi teknolojileri ile habercilik pratiklerini profesyonelce birleştiren ALADAĞ; dijital dönüşüm, yazılım trendleri ve teknoloji dünyasındaki güncel gelişmeleri teknik bir hassasiyetle analiz etmektedir. Yayıncılık etiği ve doğruluk ilkelerinden taviz vermeyen profesyonel yaklaşımıyla, karmaşık dijital süreçleri okuyucular için anlaşılır, stratejik ve güvenilir içeriklere dönüştürmektedir.