Fuat Tosyalı, fahri doktora töreninde risk ve sorumluluk dengesini anlattı
İSTE ev sahipliğinde düzenlenen “2. Uluslararası İskenderun Demir-Çelik Sempozyumu ve Fuat Tosyalı'ya Ekonomi Alanında Fahri Doktora Beratı Takdim Töreni”nde Tosyalı, iş hayatındaki yaklaşımını hedeflerin büyüklüğüyle risk ve sorumluluk denklemine bağlayarak aktardı. Tosyalı, yatırım kararı alınacaksa büyük düşünmeyi, hedef belirlenecekse iddialı olmayı tercih ettiğini söyledi; çelik sektöründe korkak hedeflerle küresel sonuçlara ulaşılabileceğine inanmadığını vurguladı.
Tosyalı, “fikir üretmenin” kolay, fikirlerin projeye, yatırıma, çalışan bir fabrikaya ve oradan rekabet eden, ihracat yapan kalıcı bir yapıya dönüştürmenin zor olduğuna dikkati çekti. Hayalin tek başına anlam ifade etmeyeceğini belirten Tosyalı, doğru hedefin ülkeye bırakılan değeri de büyüteceğini ifade etti.
Sarıseki’de 2,5 milyar dolarlık yatırım: yıllık 4 milyon ton yassı çelik
Tosyalı, tüm dünyanın pandemi etkisiyle kapanmasına, tedarik zincirinin kopmasına ve bölgedeki büyük deprem felaketine rağmen Sarıseki’de dünya ölçeğinde bir tesis kurduklarını aktardı. Bu kapsamda 2,5 milyar dolarlık yatırımla yıllık 4 milyon ton yassı çelik kapasitesine sahip olduklarını söyledi.
Tosyalı, “Çeliğiniz yoksa bağımsızlığınız da yoktur” sözünü hatırlatarak, küçücük bir dükkanla başlayan yolculuğun 3 kıtaya yayılan bir üretim ağına dönüştüğünü dile getirdi. Tosyalı, 2025’te 12 milyon 100 bin ton ham çelik üretimiyle dünya sıralamasında 32'nciliğe yükseldiklerini kaydetti. Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın ikinci büyük çelik üreticisi konumuna geldiklerini ifade etti.
Dünya rekabetinde ilk 20 hedefi: Akdeniz’i Türkiye merkezli görüyor
Tosyalı, hedeflerinin dünyanın ilk 20 çelik üreticisi arasında yer almak olduğunu söyledi. Her yıl dünyanın dört bir yanına milyarlarca dolarlık ihracat yaptıklarını belirten Tosyalı, Akdeniz’i birbirinden kopuk ülkelerin bulunduğu bir coğrafya olarak değil, merkezinde Türkiye’nin olduğu; Avrupa’yı, Afrika’yı ve Asya’yı birbirine bağlayan büyük bir üretim, enerji ve ticaret havzası olarak gördüklerini ifade etti.
Jeopolitik yükselişin kalıcı olabilmesi için güçlü bir sanayi altyapısının bulunmasının zorunlu olduğunu dile getiren Tosyalı, enerjinin tek başına enerji olmadığını; yalnızca savunma sanayisi anlamına gelmediğini söyledi. Tosyalı, bu unsurların ekonomik bağımsızlığın ve stratejik gücün bileşenleri olduğunu vurgulayarak, “çeliğiniz yoksa bağımsızlığınız da yoktur” ifadesinin; otomotivde, savunmada, enerjide ve altyapıda dış dünyaya bağımlılık riskine işaret ettiğini söyledi.
Yeşil dönüşümü rekabet alanına çevirme ve yeni teknolojiler
Tosyalı, nitelikli çelik üretmenin sadece ticari bir konu olmadığını; Türkiye’nin sanayi kabiliyetini derinleştirme hedefiyle ilgili olduğunu belirtti. Yeşil dönüşümü yalnızca bir çevre mevzuatı olarak görmediklerini ifade eden Tosyalı, bu akımı önümüzdeki dönemin en önemli rekabet alanlarından biri olarak ele aldıklarını söyledi.
Tosyalı, hidrojenle üretim teknolojilerine yatırım yapmalarının, yenilenebilir enerji kapasitesini büyütmelerinin ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde büyük ölçekli güneş enerjisi santralleri planlamalarının bu nedenle olduğunu aktardı. Geleceğin yeşil çeliğini dünün teknolojileriyle üretemeyeceklerini vurgulayan Tosyalı, bugünün konfor alanında kalarak geleceğin rekabetine hazırlanamayacağını söyledi.
Yapay zeka ve verimlilik hedefi: motor ve güç gruplarında dışa bağımlılık
Tosyalı, yapay zekanın hayatlarına girmesiyle kendileri için çok yeni bir dönemin başladığını ve Tosyalı Holding olarak bu alanda büyük yatırımlar yaptıklarını dile getirdi. Aynı bakış açısıyla BMC’de de yeni Altay tankını seri üretime taşımanın ötesinde, motor ve güç gruplarında Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacak kabiliyetler geliştirdiklerini ifade etti.
“Daha verimli olacağız, daha fazla teknoloji, yapay zekayı kullanacağız” diyen Tosyalı, TOGG’da ise meselenin yalnızca otomobil üretmek olmadığını söyledi. Yazılımı, bataryası, mobilite ekosistemi ve teknolojisiyle yeni nesil bir küresel markayı Türkiye’den çıkarmayı hedeflediklerini aktardı.
Dünya sanayi rekabetinde şartları beklemek yerine dönüşüm
Tosyalı, dünya genelinde sert bir sanayi rekabeti yaşandığını ifade etti. Çin’in devasa üretim gücüne ulaştığını ve adım adım tüm dünyayı teknolojik ve endüstriyel ürünlerde sessizce etkilediğini; Amerika’nın sanayiyi yeniden kendi topraklarına çekmeye çalıştığını, Avrupa’nın stratejik sektörlerini koruduğunu söyledi.
Ülkelerin teşviklerini, gümrük politikalarını, enerji stratejilerini ve tedarik zincirlerini yeniden düzenlediğini belirten Tosyalı, dünya genelinde düşen talep ve neredeyse her sektördeki kapasite fazlasının yıkıcı rekabeti yok edici rekabete dönüştürdüğünü ifade etti. Türkiye’nin bu süreçte seyirci kalma şansının olmadığını; sanayicilerin sürekli şartlardan şikayet etme lüksünün bulunmadığını dile getirdi.
Tosyalı, üretim gücü olan tarafın dönüşümü kendi gerçekleştirmesi ve sonuç üretmesi gerektiğini söyledi. “Daha verimli olacağız, daha fazla teknoloji, yapay zekayı kullanacağız, ölçeğimizi büyüteceğiz, enerjimizi dönüştüreceğiz, nitelikli ve yüksek katma değerli ürünlere odaklanacağız” ifadelerini kullandı.
İSTE’nin takdimi: Fuat Tosyalı’ya fahri doktora beratı
Tosyalı, kendisini fahri doktora ünvanına layık gören İSTE’ye teşekkür etti. Ayrıca annesi, babası ve diğer aile bireylerine de teşekkürlerini iletti.
Konuşmaların ardından İSTE Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, Fuat Tosyalı’ya cübbe giydirerek fahri doktora ünvanını verdi.
Türkiye çelik sektöründe üretim ve ihracat: Veysel Yayan rakamları paylaştı
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, Türk çelik sektörünün dünyadaki örneklerine kıyasla hızlı gelişme gösterdiğini ifade etti. Tosyalı Holding’in çelik üretimindeki önemine dikkati çeken Yayan, Tosyalı Holding’in tek başına bölgedeki üretimin yaklaşık %40’ını gerçekleştirdiğini, Türkiye’deki üretimin ise %14’ün üzerinde ve %15 küsürünün üzerinde paya tek başına sahip olduğunu aktardı.
Yayan, bu rakamların dünya çelik üretimine de yansıdığını belirterek, dünyada en çok çelik üreten kuruluşlar arasında 60'ıncı ve 70'inci sıralardan 30'lu sıralara yükselişe dikkat çekti. Türk çelik sektörünün dünyanın dört bir yanında yatırım yaptığını söyleyen Yayan; Avrupa’da, İspanya’da, Cezayir’de, Libya’da, Angola’da, Senegal’de ve başka ülkelerde yatırımlar bulunduğunu, dünyanın 180'den fazla ülkesine ihracat yapıldığını belirtti.
Hatay Valisi Mustafa Masatlı: limanlar ve üretim kültürüyle değer katan şehir
Vali Mustafa Masatlı ise Hatay’ın tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği, medeniyetlerin buluştuğu, sahip olduğu limanları, bereketli toprakları ve üretim kültürüyle bulunduğu coğrafyaya değer katan bir şehir olduğunu kaydetti.
Konuşmaların ardından fahri doktora takdimi tamamlandı
Vali Mustafa Masatlı’nın ardından konuşmalar yapıldı ve İSTE Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel’in takdimiyle fahri doktora ünvanı verildi.

