PİYASALAR:
18-ayar-altin4.908,25—14-ayar-altin3.832,47—gram-has-altin6.693,16▼Bulgar Levası28,63▼Dolar48,86▲Cumhuriyet Altını45.213,00▼Ons Altın4.282,59▼Gümüş100,81▼Euro55,77▲Sterlin64,87▲İsviçre Frangı59,33▲Gram Altın6.726,80▼Çeyrek Altın10.993,13—Yarım Altın21.986,26—Tam Altın43.838,04—Ata Altın45.451,71—Kuveyt Dinarı158,32▲AZN28,74▲BIST 10010.000,00—Gram Altın3.250,00—18-ayar-altin4.908,25—14-ayar-altin3.832,47—gram-has-altin6.693,16▼Bulgar Levası28,63▼Dolar48,86▲Cumhuriyet Altını45.213,00▼Ons Altın4.282,59▼Gümüş100,81▼Euro55,77▲Sterlin64,87▲İsviçre Frangı59,33▲Gram Altın6.726,80▼Çeyrek Altın10.993,13—Yarım Altın21.986,26—Tam Altın43.838,04—Ata Altın45.451,71—Kuveyt Dinarı158,32▲AZN28,74▲BIST 10010.000,00—Gram Altın3.250,00—

Ahırkapı Açıklarında Bulunan Parçalanmış Cesedin Sırrı Çözüldü: Kan Donduran Cinayet İtirafı

1961 yılında İstanbul Ahırkapı açıklarında denizden çıkarılan parçalanmış cesedin sırrı, yapılan kayıp başvurusu ve çapraz sorgudaki itirafla aydınlatıldı.

Burak ULU
Yayınlanma
Güncelleme
3 DkOkuma Süresi
Ahırkapı Açıklarında Bulunan Parçalanmış Cesedin Sırrı Çözüldü: Kan Donduran Cinayet İtirafı

24 Temmuz 1961 tarihinde İstanbul Ahırkapı açıklarında denizden çıkarılan parçalanmış cesedin, 55 yaşındaki seyyar ciğerci Haydar'a ait olduğu ve 18 yaşındaki balıkçı İsmail tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. Cinayeti itiraf eden genç zanlı, tamamlanan soruşturmanın ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Denizde Bulunan Parçalanmış Ceset ve Adli Tıp Raporu

1961 yılının Temmuz ayında, Boğaziçi ile Marmara arasında gemilerin sefer yaptığı sıcak günlerde, 24 Temmuz tarihinde denizde insan bedenine ait parçalar görüldü. Ekiplerin bölgedeki araştırmaları sonucunda, başı ile bazı uzuvları eksik olan 40-50 yaşlarında bir erkeğe ait ceset sudan alındı. Üzerinden hiçbir kimlik belgesi çıkmayan naaş, kesin ölüm sebebinin saptanması amacıyla derhal Adli Tıp kurumuna sevk edildi.

Gerçekleştirilen ilk tetkiklerde şahsın boğularak öldüğü, bedenindeki eksilmelerin ise deniz trafiğindeki bir vapurun pervanesine çarpma neticesinde oluştuğu tahmin edildi. Ortaya çıkan bu tablo cinayet ihtimalini zayıflatırken, polis ekipleri hızla güncel kayıp kayıtlarını incelemeye başladı. Ancak emniyetin yaptığı ilk araştırmalardan, kimlik tespitine yarayacak herhangi bir netice elde edilemedi.

Kayıp Başvurusu ve Kimliğin Kesinleşmesi

Olayın üzerinden bir hafta geçtikten sonra karakola giden 35 yaşındaki Fatma, 55 yaşındaki kocası Haydar'dan günlerdir haber alamadığını ifade etti. Cinayet Masası yetkilileri, kayıp kişinin fiziksel özellikleri ile sudan çıkarılan meçhul bedeni hemen karşılaştırmaya tabi tuttu. Gerçekleştirilen detaylı eşleştirmeler neticesinde, vücuttaki belirgin izler sayesinde cesedin kayıp ciğerciye ait olduğu kesinleşti.

Maktulün kimliğinin netleşmesinin ardından, bedenin neden eksik olduğu sorusu yeniden polislerin bir numaralı gündemi oldu. Ekipler, maktulün son günlerinde nerede olduğunu bulmak maksadıyla ailesinin, yakın çevresinin ve beraber çalıştığı insanların ifadelerine tek tek başvurdu. Kaybolduğu güne kadar geçen süreyi tamamen aydınlatmak adına, şahitlerin anlattıkları her detay titizlikle doğrulandı.

Çelişkili İfadeler ve Cinayet İtirafı

Polislerin bilgisine başvurduğu şahıslar arasında, maktulün yaklaşık beş ay önce tanışarak evine davet ettiği 18 yaşındaki balıkçı İsmail de bulunuyordu. Ekipler, bu gencin ilk görüşmede söyledikleri ile maktulün kaybolmadan önceki hareketleri arasında ciddi tutarsızlıklar saptadı. Anlatılan bazı bilgilerin saha araştırmasıyla örtüşmemesi üzerine, şüpheli genç yeniden sorgu odasına alındı.

Sorular derinleştikçe anlattıkları değişmeye başlayan katil zanlısı, en sonunda adamın kaybolmadığını ve kendisinin onu öldürdüğünü ağlayarak itiraf etti. Olayın yaşandığı gece evde ikisinin yalnız kaldığını aktaran genç, cinayet anını bütün detaylarıyla polislere anlattı. Katilin cinayet anına dair kurduğu şu sözler doğrudan tutanaklara geçirildi:

"Aramızda tartışma çıktı. Başına vurup bayılttım."

Cesedin Parçalanması ve Denize Atılma Süreci

İtirafın devamında, bayılttığı adamın canını aldıktan sonra cesedi parçalara ayıran zanlı; kurbanın başını, kollarını ve ayaklarını kesti. Kestiği beden parçalarını iki farklı sepete, gövde kısmını ise büyük bir bidona yerleştirip suya batmaları maksadıyla içlerine taş doldurdu. Tüm bu işlemlerin sonrasında evdeki kalıntıları uzaklaştırmak ve denize atmak maksadıyla hemen bir sandal kiraladı.

Taşıdığı eşyaların içinde ne olduğunun anlaşılmaması için kayıkçıyı, kokmuş bir keçiyi denize atacağı yalanıyla kolayca ikna etti. Kıyıdan uzaklaştıktan sonra sepetleri Galata Köprüsü'nün dubalarına, gövde dolu bidonu ise Sarayburnu açıklarına bırakarak delilleri karartmaya çalıştı. Olayın en önemli tanığı olan sandalcı ise emniyette verdiği resmi ifadede durumu şöyle özetledi:

"Kokmuş keçi cesedi var ağabey bunları denize atmam lazım dedi. Ben de inandım ve taşıdım. Ayrı ayrı yerlere atmasına şaşırmıştım."

Tatbikat ve Tutuklanarak Cezaevine Gönderilme

Şüphelinin itiraflarının ardından denizde arama yapıldı ve balıkçılar tarafından içinde taşlarla ceset parçaları bulunan sepetlerden birisi sudan çıkarıldı. Bu sepetin denizden çıkarılması çevrede büyük yankı uyandırırken, kalabalık bir grup olayı izlemek için etrafta toplandı. Eksik olan diğer parçanın da bulunmasıyla birlikte, katil zanlısı olay yerine götürülerek cinayet tatbikatı başarıyla tamamlandı.

İlk başta gemi pervanesi kazası sanılan olayın, aslında kayıp başvurusuyla gün yüzüne çıkan vahşi bir cinayet olduğu resmen ortaya konuldu. Bütün uzuvların suya atılmadan önce kesildiği tespit edilerek dosyadaki tüm karanlık noktalar eksiksiz şekilde aydınlatıldı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen İsmail, tutuklanarak doğrudan cezaevine gönderildi.

Haberin EditörüMuhabir

Burak Ulu, dijital gazetecilik, haber doğrulama (fact-checking) ve arama motoru optimizasyonu (SEO) odaklı haber üretimi alanlarında 8 yılı aşkın deneyime sahip bir gazeteci ve editördür. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Ulu, üniversite yıllarında yerel ve ulusal ajanslarda muhabirlik yaparak sektöre adım atmıştır. Kariyeri boyunca politika, ekonomi, güncel gelişmeler ve teknoloji kategorilerinde yüzlerce özel habere, röportaja ve saha araştırmasına imza atmıştır.