Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), şirketlerin yurt dışından kazandıkları döviz gelirlerinin Türk lirasına çevrilmesini teşvik eden mekanizmada köklü bir revizyona giderek yeni uygulama talimatını yayımladı. 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girecek yeni kurallarla birlikte piyasada tartışma konusu olan döviz almama taahhüdü tamamen yürürlükten kaldırıldı.
Bakan Şimşek: Reel Sektörün Yanında Olmaya Devam Edeceğiz
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, resmi kaynaklara yansıyan değerlendirmesinde teşvik mekanizmasının çok daha kapsayıcı ve sade bir çerçeveye kavuşturulduğunu vurguladı. Bakan Şimşek, atılan adımların şirketlerin gerçek iktisadi faaliyetleriyle tam uyum sağlama amacı taşıdığını belirtti.
"Bu kapsamda Merkez Bankasının firmalara yönelik döviz dönüşüm desteğinde daha esnek ve sade uygulama şartları getirirken, daha fazla firmamızın bu destekten yararlanması için adım atıldı. Üreten, istihdam ve katma değer yaratan reel sektörümüzün her zaman yanında olacak, sahadan gelen önerileri de dikkate alarak firmalarımızı desteklemeye devam edeceğiz."
Katma Değer Hesabı ve Yüzde 10 Döviz Pozisyonu Şartı
Ağustos ayında yayımlanan tebliğ değişikliğinin ardından netleşen talimata göre, şirketlerin destekten faydalanarak bozdurabileceği azami döviz tutarı ürettikleri katma değerle sınırlandırıldı. Üst limit hesabında, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarındaki senelik faaliyet kârı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı sisteminden alınacak 12 aylık personel giderlerinin toplamı baz alınacak.
Eski taahhüt kuralının yerine firmaların döviz pozisyon dengesi getirildi. Buna göre yararlanıcı kurumların likit yabancı para varlıklarının aktif büyüklüğüne veya net satış gelirine oranının yüzde 10 seviyesini geçmemesi zorunlu kılındı. Bu mali gösterge, serbest muhasebeci mali müşavir ya da yeminli mali müşavir tarafından tanzim edilen ve 15 gün geçerliliği bulunan bildirim formuyla belgelendirilecek.
Tedarikçi Şirketlere Doğrudan Erişim Kolaylığı
Yeni çerçevede dış ticaret sermaye şirketleri veya aracı ihracatçılar üzerinden satış yapan imalatçı ve tedarikçi işletmeler de sisteme dahil edildi. Aracılı operasyonlarda dövizin Türk lirası bedeli aracı kuruma aktarılırken, sağlanan nakdi destek doğrudan malı üreten asıl tedarikçinin hesabına geçecek.
Söz konusu süreçte aracı kurumun değil, bizzat tedarikçi işletmenin kendi döviz pozisyon oranı ve hak ettiği limitler dikkate alınacak. Bu adımla birlikte ihracat ekosisteminde fason veya tedarik yoluyla değer üreten işletmelerin finansmana erişimi kolaylaştırıldı.
Bankalara Azami Yüzde 1 Komisyon ve Sıkı Denetim
Sistemin güvenliğini temin etmek amacıyla aracı bankaların operasyonel yükümlülükleri ve takip sorumlulukları artırıldı. Bankalara gerçekleştirdikleri bu aracılık işlemleri karşılığında destek tutarı üzerinden azami yüzde 1 komisyon tahsil etme yetkisi tanındı.
Mevzuatın kötüye kullanımını engellemek hedefiyle aracı finans kuruluşlarının kontrol mekanizmaları güçlendirilirken, şirketler yeni sisteme ilişkin tüm işlemlerini 1 Ekim tarihinden itibaren bankalar üzerinden başlatabilecek.

