PİYASALAR:
18-ayar-altin4.897,3014-ayar-altin3.823,92gram-has-altin6.683,81Bulgar Levası28,86Dolar48,64Cumhuriyet Altını45.107,00Ons Altın4.295,71Gümüş99,23Euro56,18Sterlin65,62İsviçre Frangı59,41Gram Altın6.717,39Çeyrek Altın10.968,62Yarım Altın21.937,23Tam Altın43.740,29Ata Altın45.350,37Kuveyt Dinarı157,86AZN28,61BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,0018-ayar-altin4.897,3014-ayar-altin3.823,92gram-has-altin6.683,81Bulgar Levası28,86Dolar48,64Cumhuriyet Altını45.107,00Ons Altın4.295,71Gümüş99,23Euro56,18Sterlin65,62İsviçre Frangı59,41Gram Altın6.717,39Çeyrek Altın10.968,62Yarım Altın21.937,23Tam Altın43.740,29Ata Altın45.350,37Kuveyt Dinarı157,86AZN28,61BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,00

Bakan Mehmet Şimşek'ten Serbest Fon Açıklaması: Sistemik Risk Bulunmuyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek fon piyasasındaki son gelişmeleri, enflasyon etkilerini, eşel mobil uygulamasını ve 2027 bütçesini değerlendirdi.

Emre Aladağ
Yayınlanma
Güncelleme
7 DkOkuma Süresi
Bakan Mehmet Şimşek'ten Serbest Fon Açıklaması: Sistemik Risk Bulunmuyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bir televizyon kanalında canlı yayına katılarak sermaye piyasalarındaki güncel gelişmeleri, enflasyon oranlarını, cari açık verilerini, akaryakıt fiyatlarını, eşel mobil uygulamasını, 2027 bütçesini ve ekonomi programındaki yapısal dönüşüm başlıklarını detaylı bir şekilde değerlendirdi.

Finansal İstikrar Komitesi ve Fon Gelişmeleri

Finansal İstikrar Komitesi tarafından gerçekleştirilen toplantıda piyasalardaki son durumun ele alındığını belirten Mehmet Şimşek, yaşanan süreçlerin sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını ifade etti.

Türkiye genelinde toplam 2 bin 38 fon bulunduğunu ve bunlardan yalnızca 131 tanesinde sorun tespit edildiğini açıklayan Şimşek, piyasanın geneline yayılmış herhangi bir sistemik riskin kesinlikle söz konusu olmadığını vurguladı.

"Piyasalarda dün itibarıyla yaşananlar, yani önceki haftada yaşananlar, esas itibarıyla sınırlı sayıda fondaki kredi ve likidite problemi. Yani genele yayılmış bir sistemik risk söz konusu değil. Yani borsada ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok."

Serbest fon alanının dünyada olduğu gibi Türkiye'de de nitelikli yatırımcıların işlem yaptığı, hedge fon benzeri esnek regülasyonlara sahip bir alan olduğunu hatırlatan Şimşek, bu yapının 2006 yılında mevzuata girdiğini ve 2008'den itibaren oluşmaya başladığını belirtti.

2019 yılından itibaren Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu yani TEFAS altında işlem görmeye başlamasıyla bu pazar yerinin büyüme kaydettiğini dile getiren Şimşek, sorunun sadece ele alınan dar sayıdaki fonla sınırlı kaldığını yineledi.

SPK Düzenlemeleri ve Tasfiye Süreci

Sermaye Piyasası Kurulu yani SPK kuruluşunun düzenleme ve denetleme yetkisine sahip olduğunu belirten Mehmet Şimşek, 2025 yılının sonlarında Finansal İstikrar Komitesi bünyesinde muhtemel risklere karşı tedbir alınması yönünde kararlar alındığını ifade etti.

Ağustos ayının sonunda serbest fon alanına yönelik küresel uygulamalara kıyasla daha katı kurallar içeren yeni bir rehberin yayımlandığını kaydeden Şimşek, piyasanın bu kurallara uyum sağlayabilmesi adına belirli geçiş süreçlerinin öngörüldüğünü ve teminat yapısının güçlendirildiğini bildirdi.

Piyasada piyasa bozucu eylemler gerçekleştiren çok sınırlı sayıdaki fon için gerekli adımların atıldığını belirten Şimşek, toplam 7 portföy yönetim şirketi tarafından işletilen 131 fonun Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiye sürecine dahil edildiğini açıkladı.

"Çok sınırlı sayıda bir fonda maalesef piyasa bozucu eylemler var, buna ilişkin gereken yapılmıştır."

Tasfiye sürecine ilişkin sorular üzerine SPK tarafından kapsamlı bir yol haritasının açıklandığını belirten Şimşek, fonların bir kısmının temerrüde düştüğünü, bir kısmında ise yapısal sıkıntı riskleri görüldüğü için bu adımların atıldığını aktardı.

Fon birikimi açısından bakıldığında yapılan müdahalelerin toplam piyasa içerisindeki payının yaklaşık yüzde 10-11 civarında olduğunu vurgulayan Şimşek, fon piyasasının yüzde 90 oranında sağlıklı bir şekilde işlemeye devam ettiğinin altını çizdi.

Yatırımcı Haklarının Korunması ve Güven Tedbirleri

Tasfiye sürecinin borsayı baskı altına alacak bir tablo oluşturmayacağını belirten Mehmet Şimşek, profesyonel ve nitelikli yatırımcı olmalarına bakılmaksızın atılan adımların doğrudan yatırımcıların haklarını korumaya yönelik olduğunu ifade etti.

Oluşan yoğunlaşmanın ve riskin piyasanın diğer kesimlerine bulaşmasını önlemek amacıyla çok güçlü tedbirlerin devreye sokulduğunu belirten Şimşek, mevcut aşamada alınan bu tedbirlerin tamamen yeterli olduğunu dile getirdi.

"Buradaki tasfiye süreci, borsayı bundan sonraki süreçte baskı altına alacak bir çerçeve de olmayacak. Çünkü nitelikli yatırımcı olsalar dahi, profesyonel yatırımcı olsalar dahi, aslında bu atılan adımlar onların haklarını korumaya yöneliktir."

Sistemin güven içerisinde çalıştığını vurgulayan Şimşek, Merkez Bankası tarafından gereken likiditenin sağlanacağının duyurulduğunu ve BDDK'nın bankaların kendi hisselerini alması durumunda bunu çekirdek sermayeden düşmeyeceğine dair adım attığını hatırlattı.

Bankacılık sisteminde sermaye yeterliliği, likidite ve varlık kalitesi bakımından herhangi bir olumsuzluk bulunmadığını belirten Şimşek, risk algısının CDS verilerine dahi yansımadığını ve CDS oranlarının yükselmek yerine gerilediğini ifade etti.

Yargı Süreci ve Piyasa Bozucu Eylemler

Tahvil piyasasında yaşanan stresin alınan tedbirlerle tamamen ortadan kalktığını ve piyasaların normal işleyişine geri döndüğünü belirten Mehmet Şimşek, sistemik bir risk ihtimalinin bulunmadığını yineledi.

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından lisans iptallerinden suç duyurularına kadar tüm yasal adımların atıldığını bildiren Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlerde bulunarak yatırımcıların birikimlerini tehlikeye atan kişilerin işlemlerinin bundan sonraki aşamada tamamen yargı ve adli makamların konusu olacağını vurguladı.

"Hiçbir ayrım gözetmeksizin yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak."

Banka Dışı Finans ve Tasarruf Finansman Şirketleri

Banka dışı finans sektörünün son yıllarda gösterdiği hızlı büyümenin yakından takip edildiğini belirten Mehmet Şimşek, özellikle sıradan vatandaşların yöneldiği alanlarda koruma mekanizmalarının güçlendirilmesinin esas olduğunu ifade etti.

Tasarruf finansman şirketlerinin bankacılık benzeri yapılar olduğunu ve dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bu alanda daha katı kurallara ihtiyaç duyulduğunu belirten Şimşek, sorumlu kuruluş olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu অর্থাৎ BDDK tarafından gerekli adımların atıldığını söyledi.

Sorunlu alanın karantinaya alındığını ve tasfiye sürecinde yatırımcıların varlıklarının belli bir plana göre korunacağını açıklayan Şimşek, konut finansmanı alanında uzman olan Emlak Katılım bankası tarafından Katılımevim ve Birevim kuruluşlarıyla ilgili bir sürecin başlatıldığını bildirdi.

Profesyonel olmayan sıradan katılımcıların haklarının korunması için ne gerekiyorsa yapılacağını belirten Şimşek, bu alanın orta ve uzun vadede Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yani TMSF benzeri bir fon havuzu ve teminat yapısıyla bankalar gibi değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Finansal Okuryazarlık ve Yatırımcı Tercihleri

Vatandaşların ve yatırımcıların tercihlerine saygı duyduklarını belirten Mehmet Şimşek, finansal okuryazarlığın temel okuryazarlık, teknolojik okuryazarlık ve sağlık okuryazarlığı kadar kritik bir değer taşıdığını ifade etti.

Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen çalışmalar sayesinde Sermaye Piyasası Kurulu platformu üzerinden milyonlarca kişiye ulaşıldığını ve finansal okuryazarlığa güçlü yatırımlar yapıldığını belirten Şimşek, bu alandaki projelere devam edeceklerini söyledi.

Serbest fonlarda yeniden benzer hareketliliklerin yaşanma riskinin düşük olduğunu kaydeden Şimşek, nitelikli yatırımcı tanımındaki 10 milyon liralık sınırın yeniden düzenlenebileceğini sözlerine ekledi.

Küresel Savaşlar ve Enflasyon Üzerindeki Baskılar

Mevcut küresel savaşların çoklu bir arz şoku ürettiğini ve enerji fiyatları üzerindeki baskının sürdüğünü belirten Mehmet Şimşek, petrol fiyatlarının geçen yılki OVP varsayımı olan 65 doların üzerine çıkarak ortalama 90 dolar seviyesine ulaştığını ifade etti.

Hürmüz Boğazı ve Babülmendep'te yaşanan sorunlar ile Suudi Arabistan'daki Doğu-Batı petrol boru hattı ve rafineri altyapılarına yönelik saldırıların küresel arz risklerini artırdığını vurgulayan Şimşek, bu durumun mazot başta olmak üzere akaryakıt ürünlerine yansıdığını kaydetti.

Merkez Bankası tarafından paylaşılan çalışmalara değinen Şimşek, savaş ortamının olmaması durumunda enflasyonun bugün en az 7 puan daha düşük gerçekleşeceğini ve enflasyon oranının yüzde 31,5 yerine 24,5 seviyelerinde olabileceğini, yılı ise muhtemelen yüzde 21-22 civarında kapatabileceklerini belirtti.

Uygulanan ekonomik program sayesinde enflasyonun daha yüksek seviyelere çıkmasının engellendiğini ifade eden Şimşek, emtia fiyatlarındaki dramatik artışlara rağmen programın kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi.

Cari Açık ve Eşel Mobil Uygulaması Detayları

Sürdürülebilir cari açığın büyüme ve dış borç yüküne bağlı olduğunu belirten Mehmet Şimşek, ekonomi programı kapsamında yüzde 2 ve altında bir cari açık hedeflediklerini, enerji fiyatlarındaki gelişmeler neticesinde bu yılki cari açığın yüzde 2,6-2,7 aralığında gerçekleşmesinin bekendiğini ve bunun yönetilebilir olduğunu söyledi.

Vatandaşları küresel savaş şoklarından korumak amacıyla mazotta yıl sonuna kadar kısmi sübvansiyon yani ÖTV kaybını içeren eşel mobil uygulamasının sürdürüleceğini belirten Şimşek, bu kapsamda yaklaşık 400 milyar liralık bir vergi gelirinden vazgeçildiğini açıkladı.

"Eşel mobil uygulamasıyla 400 milyar liralık bir gelirden vazgeçtik."

Faiz dışı fazla ve borçlanma maliyetleri hesaba katıldığında yarım trilyona yakın büyüklüğe ulaşan bu maliyetin vatandaşın yükünü hafifletmek adına bütçe imkanları doğrultusunda karşılandığını belirten Şimşek, bütçe dengelerinde herhangi bir sorun görmediğini ifade etti.

2027 Bütçesi ve Savunma Harcamaları Öncelikleri

2026 yılı için petrol fiyatı ortalamasının 90 dolar seviyesinde öngörüldüğünü, 2027 yılı OVP varsayımında ise petrol fiyatının 76 dolar olarak belirlendiğini ve piyasa beklentisinin de 77 dolar civarında olduğunu aktaran Şimşek, petrol fiyatlarının bu seviyelere gerilemesi durumunda gelecek yıl eşel mobil uygulamasına ihtiyaç kalmayacağını belirtti.

Bütçe açığının milli gelire oranının 2025 yılında benzer ülkelere göre daha düşük gerçekleştiğini söyleyen Şimşek, 2026 yılı için yüzde 3,1 olarak öngörülen bütçe açığının yüzde 3,5 olan hedefinin altında kalmasının beklendiğini ve eşel mobil uygulaması olmasaydı bu oranın yüzde 2,5'e yakın seyredeceğini kaydetti.

Değişen küresel güvenlik ortamı sebebiyle savunma alanının bütçede birinci öncelik haline geldiğini belirten Şimşek, gelecek yıl savunma harcamalarının yüzde 229 oranında artırılacağını açıkladı.

2027 bütçesinde sosyal konut, sulama, içme suyu ve sanayi altyapısı yatırımlarının önceliklendirildiğini bildiren Şimşek, 750 bin sosyal konut projesinin bütçeden destekleneceğini ve sosyal konut bütçesinin yüzde 150 artırıldığını belirterek açıklamalarını tamamladı.

Haberin EditörüYönetici

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Emre ALADAĞ, dijital medya teknolojileri ve internet gazeteciliği alanında derinlemesine uzmanlığa sahiptir. Bilgi teknolojileri ile habercilik pratiklerini profesyonelce birleştiren ALADAĞ; dijital dönüşüm, yazılım trendleri ve teknoloji dünyasındaki güncel gelişmeleri teknik bir hassasiyetle analiz etmektedir. Yayıncılık etiği ve doğruluk ilkelerinden taviz vermeyen profesyonel yaklaşımıyla, karmaşık dijital süreçleri okuyucular için anlaşılır, stratejik ve güvenilir içeriklere dönüştürmektedir.

İlgili Konular: