Çocuklardaki şiddet eğiliminin arka planı ve ailelere uyarılar
Uzmanlar çocuk ve ergenlerde şiddet eğiliminin tek günde oluşmadığını belirtirken, ailelerin ve okulların dikkat etmesi gereken noktaları paylaştı.

Çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı Özlem Hekim, şiddet davranışının uzun bir sürecin sonucu olduğunu vurgulayarak ailelerin ve okulların alması gereken önlemleri aktardı.
Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Özlem Hekim, çocuk ve ergenlerde şiddet davranışının gelişiminde etkili olan risk faktörleri, erken uyarı işaretleri ve şiddeti önlemede aile, okul ve ruh sağlığı uzmanlarının üstlenmesi gereken sorumluluklar hakkında açıklamalarda bulundu.
ŞİDDET DAVRANIŞI BİREYSEL VE ÇEVRESEL RİSK FAKTÖRLERİNİN BİRİKİMİYLE ORTAYA ÇIKIYOR Şiddet davranışının nedenlerinin sıkça merak edilen bir konu olduğunu belirten Doç. Dr. Özlem Hekim, “Öncelikle şunu söylemek isterim; şiddet davranışı bir gecede ortaya çıkan bir eylem değildir. Uzun bir gelişimsel sürecin sonucudur ve bu süreç içerisinde çok sayıda risk faktörü barındırabilir” dedi.
Bu süreç içerisinde çocuğun bireysel özelliklerinin son derece önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Hekim, “Bunun yanı sıra aile içi ilişkiler, ailede yaşanan travmatik olaylar ya da çocuğun başka bir travmaya maruz kalmış olması, akran ilişkileri, akran zorbalığı, okul içerisinde dersler dışındaki öğretmen ve diğer kişilerle olan iletişimi, çocuğun madde ya da alkol kullanması gibi durumları da risk faktörleri arasında sayabiliriz” şeklinde konuştu.
Şiddet eğilimi gösteren çocuklardaki davranış değişiklikleri
ŞİDDET EĞİLİMİ GÖSTEREN ÇOCUKLARDAKİ DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİKLERİ HAFİFE ALINMAMALI Şiddet davranışı gösteren ya da gösterme riski taşıyan çocuk ve ergenlerde özellikle dikkat edilmesi gereken bazı risk faktörleri olduğunu kaydeden Doç.
Dr. Hekim, şunları söyledi: “Bunların başında, son zamanlarda, özellikle son aylarda ortaya çıkan davranış değişiklikleri gelir. Gencin sık sık şiddetten ve saldırılardan bahsetmesi, dijital ortamlarda şiddet içerikli oyunlara ve sahnelere maruz kalması, bazen kendisine ya da çevresine zarar vermeye başlaması, hatta bir arkadaşına ya da tanıdığı bir kişiye yönelik planladığı saldırıdan bahsetmesi veya aile içerisinde ve çevresinde kesici, delici, patlayıcı alet ya da silah arayışında bulunması gibi durumlar hafife alınmamalı.
Aileler bazen bu davranışları ‘ergendir, olabilir, normaldir’ şeklinde değerlendirebiliyor. Bu nedenle farkındalığın mutlaka yüksek olması gerekir.
Eğitim kategorisinden bir başka haber:
Aile, okul ve ruh sağlığı uzmanlarıyla iletişime geçilmesi son derece önemli.” ÇOCUKLA GÜÇLÜ DUYGUSAL BAĞ KURMAK ŞİDDETE KARŞI KORUYUCU BİR ETKEN Çocukların şiddet uygulamasını önlemek için ailelere, öğretmenlere ve okullara düşen sorumlulukların kategorilere ayrılabileceğini dile getiren Doç. Dr.
Hekim, “Öncelikle ailenin çocukla kurduğu ilişki ve sağlam bir duygusal bağ oluşturması son derece koruyucudur. Ailenin çocukla yalnızca dersler üzerinden değil, duygusal açıdan da ilişki ve iletişim içerisinde olması gerekir” dedi. Bunun yanı sıra ailenin, çocukla mutlaka yakın irtibat içerisinde olması gerektiğine vurgulayan Doç. Dr.
Hekim, “Arkadaşlarını ve öğretmenlerini tanımalı, dijital içerikler konusunda kendisi de bilgi sahibi olmalı. Son zamanlarda gözlemlediği davranış değişikliklerine karşı farkındalığı yüksek olmalı ve gerektiğinde okulun rehberlik hizmetlerine, öğretmenlere ya da ruh sağlığı hizmetlerine başvurmalı” diye konuştu.
Okul ve aile iş birliğinin çocuk gelişimindeki önemi
ŞİDDETİ ÖNLEMEDE AMAÇ ÇOCUĞU ETİKETLEMEK DEĞİL, ONA YARDIM EDEBİLMEKTİR Okul içerisinde öfke ve şiddet davranışını önleyebilmek için alınması gereken önlemlere değinen Doç. Dr. Özlem Hekim, “Empati yeteneğinin geliştirilmesi, öfke yönetimi ve krize yaklaşım gibi konularda eğitim verilmesi, değerler eğitiminin desteklenmesi şiddet davranışının azaltılmasında son derece önemlidir” dedi.
Çocuğu ya da genci etiketlemek yerine ‘Bu çocuğun yardıma ihtiyacı var, ona nasıl yardım edebiliriz?’ şeklinde bir yaklaşımın önemini vurgulayan Doç. Dr. Hekim, “Okul, aile ve ruh sağlığı uzmanlarından oluşan üçgenin ‘Nasıl yardım edebiliriz?’ anlayışıyla devreye girmesi oldukça faydalı olur.
Amacımız etiketlemek ya da damgalamak değil; yardımcı olabilmek, erken farkındalık sağlamak ve şiddet davranışını önleyebilmektir” açıklamasını yaptı. ÇOCUKLARA, ŞİDDET PLANLARINI PAYLAŞMANIN İSPİYONCULUK OLMADIĞI ANLATILMALI Ağır şiddet içerikli davranışlarla ilgili son dönemde yapılan çalışmalardan bahseden Doç. Dr.
Eğitim kategorisinden bir başka haber:
Hekim, “Şiddet eylemlerinden önce çocuk ve gençlerin planlarından bir tanıdıklarına bahsettikleri görülüyor” dedi. Özellikle okullarda, akran eğitimlerinde öğrencilere bu tür bilgileri paylaşmanın ispiyonculuk olmadığını anlatmanın önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr.
Hekim, “Bunun, okulun ruh sağlığı çalışmalarına katkı sağlayabilecek ve arkadaşlarına yardım etmelerini mümkün kılabilecek bir davranış olduğu konusunda geri bildirim verilmeli. Öğrencilerin bu bilgileri aktarmaktan çekinmelerini önlemek için onlara sempatik ve ılımlı bir yaklaşımla yaklaşılması, koruyucu ruh sağlığı hizmeti açısından önemlidir” ifadelerini kullandı.
Ergenlik dönemindeki dürtüsel davranışlar ve riskler
ERGENLER RİSK ALMAYI SEVER VE DÜRTÜSEL DAVRANABİLİRLER Ailelerin, evde ve çevrede delici, kesici, patlayıcı aletleri ve silahları kesinlikle bulundurmamaları gerektiğini hatırlatan Doç. Dr. Özlem Hekim, “Bulundurmak zorundalarsa bunları çok kapalı ve kilitli ortamlarda saklamalılar. Çünkü ergenler oldukça meraklıdır, riski severler ve dürtüsel davranabilirler.
Hiç umulmadık bir anda bu silahlar çocukların eline geçebilir” dedi. Dijital ortamdaki şiddet içerikli oyunlar hakkında da uyarılarda bulunan Doç. Dr. Hekim, “Şiddet içerikli oyunlara karşı olmakla birlikte, bu oyunların kontrollü oynanmasından yanayım. Oynama süresinin ayarlanması ve ailenin bu süreçten haberdar olması da başka bir koruyucu mekanizmadır” diyerek sözlerini tamamladı.
Haberi Derleyen: Okan AVŞAR
İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu olan Okan AVŞAR, küresel teknoloji trendleri ve dijital ekonomi alanında uzmanlaşmış kıdemli bir haber editörüdür. Karmaşık dijital gelişmeleri, veri odaklı analizler ve tarafsız bir habercilik süzgecinden geçirerek okuyucuya aktaran AVŞAR, yayıncılık etiği ve doğruluk ilkeleri konusunda yüksek standartlara sahip profesyonel bir içerik üreticisidir.















