Bursa’nın Uluabat Gölü kıyısında yer alan Eskikaraağaç köyü nde yaşayan balıkçı Adem Yılmaz’ın sandalına 2011 yılından bu yana konuk olan Yaren Leylek’in hikâyesi, İzmir Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşide İzmirlilerle paylaşıldı. Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş ve Adem Yılmaz’ın katıldığı “Bir Dostluğun Tanıkları: Yaren Leylek, Adem Amca ve Alper Tüydeş” başlıklı etkinlikte, uluslararası belgesellere konu olan dostluğun detayları aktarıldı.
Hikâyenin Başlangıcı ve Eskikaraağaç’taki Yaşam
2011 yılında aldığı sandal ile balıkçılığa başladığını belirten Adem Yılmaz, leylekle olan ilk karşılaşmasını şu sözlerle aktardı:
"2011 yılında bir sandal aldım ve balıkçılık yapmaya başladım. Balık avlarken Yaren’in sandalıma konmasıyla bizim hikâyemiz başladı. 5 yıl boyunca ona ‘leylek’ diye hitap ettim, sonra Yaren ismini koydum. Sandala ilk konduğunda bir şaşkınlık oldu. O korkak, ben şaşkın; 5 dakika birbirimizle bakıştık. Sonra anladım ki aç. Ben de sandalın bir tarafından diğer tarafına balık attım ve tuttuğum balıkları yedirdim. Havada kaparak karnını doyurdu."
Yıllar içinde bağın daha da güçlendiğini ifade eden Yılmaz, 4 yıl önce leyleğin yuvasını evinin yakınına taşıdığını ve göç döneminde artık 7/24 yan yana olduklarını belirtti.
Doğa Fotoğrafçısı Alper Tüydeş’in Gözünden Dostluk
2000 yılından bu yana yaban hayatı fotoğrafları çektiğini söyleyen doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş, bu özel hikâyenin dünyaya yayılma sürecini anlattı. Tüydeş, leyleklerin bilinçli bir şekilde insanların yaşam alanlarını tercih ettiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Hikâyenin bir öznesinin güler yüzlü Adem Amca’mız, diğerinin de bizim çocukluktan beri gördüğümüzde geleceğe olan inancımızı artıran, umutlarımızı perçinleyen, okul tatilinin yaklaştığının habercisi leylek olması, bu hikâyenin herkes tarafından benimsenmesine sebep oldu."
Etkinlik boyunca katılımcılara fotoğraf ve video gösterimleri sunulurken, program soru-cevap bölümünün ardından Alper Tüydeş’in kitap imza töreniyle sona erdi.

