PİYASALAR:
18-ayar-altin4.897,3014-ayar-altin3.823,92gram-has-altin6.683,81Bulgar Levası28,86Dolar48,64Cumhuriyet Altını45.107,00Ons Altın4.295,71Gümüş99,23Euro56,18Sterlin65,62İsviçre Frangı59,41Gram Altın6.717,39Çeyrek Altın10.968,62Yarım Altın21.937,23Tam Altın43.740,29Ata Altın45.350,37Kuveyt Dinarı157,86AZN28,61BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,0018-ayar-altin4.897,3014-ayar-altin3.823,92gram-has-altin6.683,81Bulgar Levası28,86Dolar48,64Cumhuriyet Altını45.107,00Ons Altın4.295,71Gümüş99,23Euro56,18Sterlin65,62İsviçre Frangı59,41Gram Altın6.717,39Çeyrek Altın10.968,62Yarım Altın21.937,23Tam Altın43.740,29Ata Altın45.350,37Kuveyt Dinarı157,86AZN28,61BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,00

Uzmanından Kritik Su Krizi Uyarısı: Geleceğin En Büyük Tehdidi Kapıda

Üsküdar Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, iklim değişikliği ve su krizinin gıda, ekonomi ve halk sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.

Emre Aladağ
Yayınlanma
Güncelleme
3 DkOkuma Süresi
Uzmanından Kritik Su Krizi Uyarısı: Geleceğin En Büyük Tehdidi Kapıda

Üsküdar Üniversitesi SHMYO Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 18 Eylül Dünya Su İzleme Günü kapsamında yaptığı açıklamalarda, iklim değişikliği ve bilinçsiz su kullanımının Türkiye'deki etkilerine dikkat çekti.

Su Krizi Geniş Bir Tehdit Alanı Oluşturuyor

Su krizinin yalnızca şehirlerde yaşanan geçici su kesintilerinden ibaret olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, durumun çok daha geniş bir yelpazeyi etkilediğini vurguladı.

"Su kaynaklarının miktar ve kalite açısından azalması; içme ve kullanma suyuna erişimden tarımsal üretime, gıda fiyatlarından sanayiye ve enerji üretimine kadar hayatın hemen her alanını etkileyebilir."

Ülkenin su stresi yaşayan bölgeler arasında bulunduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Adiller, kalıcı su güvensizliği riskinin hayatın tüm alanlarını tehlikeye attığını ifade etti.

"Dolayısıyla geleceğin su krizi yalnızca bir ‘su miktarı’ problemi değil; aynı zamanda gıda, ekonomi, ekosistem ve bunlarla birlikte ortaya çıkacak halk sağlığı problemi olacaktır."

İklim Değişikliği Türkiye'yi Doğrudan Etkiliyor

Türkiye'nin Akdeniz Havzası içerisinde yer alması nedeniyle iklim değişikliğine karşı son derece hassas bir konumda bulunduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, sıcaklıkların artış eğiliminde olduğunu belirtti.

"İklim değişikliğiyle birlikte sıcaklıkların yükselmesi, buharlaşmanın artması, yağış rejiminin değişmesi ve kurak dönemlerin daha uzun ve şiddetli hale gelmesi su kaynaklarımız üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor."

Yağış miktarının yanı sıra yağış rejiminin de büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Adiller, düzensiz yağışların taşkınlara yol açarken yeraltı rezervlerini yeterince beslemediğini dile getirdi.

"Türkiye’nin 2026–2035 Ulusal Su Planı'nda da değişen iklim koşullarına uyum ve su kaynaklarının verimli kullanılması temel öncelikler arasında yer alıyor."

Bireysel Tasarruf Tek Başına Yeterli Değil

Su tasarrufunun yalnızca musluğu kısarak yapılamayacağını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, küçük kaçakların ve yanlış sulama saatlerinin ciddi kayıplara sebep olduğunu bildirdi.

"Buharlaşmanın yüksek olduğu saatlerde yapılan sulamada verilen suyun önemli bir bölümü bitkiye ulaşmadan kaybedilebilir. Sabah erken veya akşam saatlerinde yapılan, bitkinin ihtiyacına göre kontrollü sulama çok daha verimlidir."

DSİ verilerine göre suyun en büyük kısmının tarımda kullanıldığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Adiller, tarımsal sulama ve şebeke kayıplarında büyük ölçekli dönüşüm yapılması gerektiğini belirtti.

"Türkiye'nin Su Verimliliği Stratejisi de yağmur suyu hasadı, gri su ve kullanılmış suların yeniden kullanımını yaygınlaştırmayı hedeflemektedir."

Yeraltı Suları Stratejik Kaynak Olarak Görülmeli

Yeraltı sularının tükenmez bir kaynak olarak algılanmaması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, aşırı çekimin zemin çökmelerine ve kıyı kesimlerde tuzlu su girişimine yol açabileceğini aktardı.

"Dolayısıyla yeraltı suyunu bir ‘yedek depo’ olarak değil, miktarı sınırlı stratejik bir doğal kaynak olarak görmek gerekiyor. Çekimin ölçülmesi, kuyuların denetlenmesi ve her havzada çekilen miktarın doğal beslenme kapasitesiyle uyumlu tutulması büyük önem taşıyor."

Gelecekte yaşanacak sorunların bugünden atılacak adımlara bağlı olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, tarımda basınçlı sulama sistemlerine geçilmesinin ve havza bazlı izleme sistemlerinin hayati önem taşıdığını belirterek sözlerini tamamladı.

"Bugün vereceğimiz kararlar, 20–30 yıl sonra yaşayacağımız su krizinin boyutunu belirleyecek. Bu nedenle suyu korumak yalnızca bireysel bir tasarruf meselesi değil, gıda güvenliği, ekonomik kalkınma, ekosistemlerin devamlılığı ve gelecek nesillerin yaşam hakkı açısından stratejik bir zorunluluktur."

Haberin EditörüYönetici

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Emre ALADAĞ, dijital medya teknolojileri ve internet gazeteciliği alanında derinlemesine uzmanlığa sahiptir. Bilgi teknolojileri ile habercilik pratiklerini profesyonelce birleştiren ALADAĞ; dijital dönüşüm, yazılım trendleri ve teknoloji dünyasındaki güncel gelişmeleri teknik bir hassasiyetle analiz etmektedir. Yayıncılık etiği ve doğruluk ilkelerinden taviz vermeyen profesyonel yaklaşımıyla, karmaşık dijital süreçleri okuyucular için anlaşılır, stratejik ve güvenilir içeriklere dönüştürmektedir.