Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), her gün 1 milyardan fazla öğünün israf edilip milyonlarca insanın açlıkla mücadele ettiğine dikkat çekerek 20 Eylül Dünya Temizlik Günü kapsamında kritik bir uyarıda bulundu. Dernek, atık gıdanın biyoçeşitlilik kaybına, çevre kirliliğine ve iklim değişikliğine yol açarak dayanıklı şehirlerin kurulmasını zorlaştırdığını vurguladı.
Temiz Tabaklardan Temiz Şehirlere Teması
Atık krizine karşı yürütülen küresel sivil eylemlerin odağında bu yıl "Temiz Tabaklardan Temiz Şehirlere" teması yer aldı. İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, gıda israfının önlenmesi ve döngüsel ekonomide dirençli şehirler inşa edilmesi için milyonlarca insanın bir araya geldiğini belirtti.
Dünya Temizlik Günü'nün Tarihçesi
Etkinliklerin temeli, 2011 yılında Estonya'da kurulan Lets’s Do It Vakfı (LDIF) ile atılırken günümüzde Zero Waste Estonia (ZWEE) adıyla farkındalık yaratmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler (BM), Aralık 2023'te aldığı kararla 20 Eylül'ü resmi olarak Dünya Temizlik Günü ilan etti.
Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, 2026 yılı kutlamalarının 19-21 Eylül tarihlerinde Çin'in Shaoxing şehrinde BM-Habitat ve LDIF iş birliğiyle gerçekleştirildiğini aktardı. Bu toplantılarda sorumlu tüketim, yerel atık gıda yönetimi ve döngüsel ekonomi sistemlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Üçlü Gezegen Krizi ve Gıda İsrafı
Artan atık çıkışının biyoçeşitlilik kaybı, çevre kirliliği ve iklim değişikliğinden oluşan üçlü gezegen krizini tetiklediği ifade edildi. BM verilerine göre bu durum, gayriresmi yerleşim bölgelerinde yaşayan 1,1 milyardan fazla insan için büyük bir sorun teşkil ederken, 1 milyardan fazla öğünün israf edilmesi küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8 ila 10'una sebep oluyor.
Atık gıdanın azaltılması, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris Anlaşması gereğince daha döngüsel, daha dayanıklı ve daha adil şehirlerin inşası için önemli bir adım oluşturuyor. Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Her lokmamızda enerji, su, doğamızın kaynakları, emek ve akçe saklı. Her atık lokmamızda da bu saklı gezegenimizin ve kesemizin sermayesi ulusal servetimiz."
COP31 ve Türkiye'nin Ev Sahipliği Hedefleri
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) eylem gündeminde sıfır atık konusunun 10 öncelikli alan arasında yer aldığı bildirildi. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan bu büyük buluşmada en iyi atık gıda yönetiminin başarılması hedefleniyor.
Yurttaşlara Yönelik Tüketim Çağrısı
Geçmişte çocukların "yemezsen arkandan ağlar" söylemiyle büyütüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, günümüz neslinin tabağına ve evlatlarının tabağına azar azar yemek koyarak israfı önlemesi gerektiğinin altını çizdi. Dernek başkanı çağrısını şu sözlerle yineledi:
"Haydi temiz tabakla sofradan kalkarak temiz şehirlere ilerleyelim, atık lokmamız arkamızdan ağlamasın."

