Şanlıurfa'da kaydedilen 5,4 büyüklüğündeki deprem, bölgede sarsıntı endişesini yeniden gündeme taşıdı. Yaşanan sarsıntının hemen ardından CNN Türk canlı yayınına katılan Prof. Dr. Osman Bektaş, 6 Şubat depremleri sonrasında yeraltında süregelen etkiler ile Arap levhası dinamiklerine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Maraş Sonrası Stres Yükleri ve Bitlis Bindirmesi
Bölgedeki tektonik hareketliliğe dikkat çeken uzman isim, Kahramanmaraş merkezli afetlerin ardından Güneydoğu Anadolu kesiminde sismik tehlikenin artış gösterdiğini ifade etti. Fay hatlarına binen stres yükünün Diyarbakır ve Urfa gibi çevre şehirleri doğrudan etkilediğini vurgulayan bilim insanı, bölgedeki riskli yapıya işaret etti.
"Biz o faydan endişeliyiz. Bu Bitlis bindirmesinden kuşkuluyuz. Hem Arap levhası hareketi devam ediyor hem 2023 depremlerinin etkisi hala devam ediyor. İkisi birleşince 150 200 kilometrekarelik alandaki illerdeki risk devam ediyor."

AFAD ve Kandilli Verileri Bekleniyor
Sarsıntının merkez üssüne ilişkin henüz net bir koordinat göremediğini belirten jeoloji uzmanı, AFAD ile Kandilli Rasathanesi ekranlarına yansıyan kesin bir lokasyon verisi olmadan derinlemesine konuşmanın güç olduğunu dile getirdi. Bektaş'a göre, yeryüzüne çıkmayan devasa enerjinin büyük bir kısmı yeraltında kalmış olabilir.
"Olağan Bir Sarsıntı, Şaşırtıcı Değil"
Orta şiddette ve sığ odaklı olarak nitelendirilen bu doğa olayının, Türkiye'nin jeolojik gerçeği göz önüne alındığında gayet normal karşılanması gerektiği aktarıldı. Yetkili isim, Hakkari bölgesi ile Diyarbakır üçgeninde bu tarz sismik aktivitelerin rutin olduğunu hatırlattı.
"Türkiye'nin dört bir yanında deprem olursa şaşılacak bir şey değil. 5'lik bir deprem arkasından büyük deprem gelecek demek değil. Bu büyük bir depremin habercisi değil. Orta büyüklükte sığ bir deprem."
Yapı Stoğu ve Yönetmelik Güvencesi
Meydana gelen sarsıntının yıkıcı bir potansiyel taşımadığı, kırsal kesimlerde dahi herhangi bir tahribata yol açmasının beklenmediği bildirildi. Bölge genelindeki binaların kalitesi tam anlamıyla istenen seviyede bulunmasa da, vatandaşların gereksiz paniğe kapılmamasını gerektirecek bir tablo olduğu vurgulandı.
Özellikle 2018 deprem yönetmeliği standartlarına uygun şekilde inşa edilmiş binalarda oturanların korkmasını gerektirecek bir durum bulunmuyor. Uzmanlar, kırsal mimarinin dahi bu ölçekteki sığ sarsıntılardan etkilenmeyeceğini öngörerek süreci sükunetle ve bekleyerek takip etmenin en doğru adım olacağını belirtiyor.
