Anadolu Ajansı'nın geçtiği son dakika haberine göre, Sabancı Holding Üst Yöneticisi Kıvanç Zaimler, bu yıl Antalya'da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) kapsamında elektrifikasyon partneri olduklarını açıkladı. Kıvanç Zaimler, bu organizasyonun ülkenin yeşil dönüşümü adına kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu ifade etti.
COP31 ve Küresel İklim Hedefleri
New York'taki İklim Haftası'nın COP31 öncesindeki son toplantı niteliğini taşıdığına dikkat çeken Kıvanç Zaimler, bu zirvede iklim hedeflerinin kapsamlı bir şekilde ele alınacağını aktardı. Artık somut hedeflerden ziyade uygulamaların nasıl hayata geçirileceğinin tartışılması gerektiğini savunan Kıvanç Zaimler, süreçle ilgili şu değerlendirmede bulundu:
"COP31, 2035 yılında elektrifikasyonun nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35'e çıkmasını öngörüyor. Dolayısıyla bu hedefe gitmek için hangi uygulamaların yapılması gerektiği öne çıkıyor."
İklim Haftası çerçevesinde Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), hükümetler, finans çevreleri ve küresel oyuncularla üst düzey toplantılar gerçekleştireceklerini bildiren Kıvanç Zaimler, Sabancı Holding'in dönüşümü bizzat uygulayan bir topluluk olarak bu misyonu üstlendiğini kaydetti.
Enerji Trilemması ve Rekabetçilik
Enerji dünyasının çözmeye çalıştığı üç temel unsura değinen Kıvanç Zaimler, bu durumun enerji trilemması olarak adlandırıldığını belirtti. Arz güvenliğinin, tüketicilerin ödeme gücünün ve karbon ayak izi bulunmayan sürdürülebilir enerjinin aynı anda sağlanmasının zorluğuna işaret eden Kıvanç Zaimler, imkansız olarak nitelendirilen bu denklemi elektrifikasyonun mümkün kılacağını vurguladı.
Dünya genelinde özellikle yapay zeka veri merkezleri nedeniyle enerji talebinin hızla yükseldiğine dikkat çeken Kıvanç Zaimler, elektrifikasyonun evlerde doğal gaz yerine elektrikli ısı pompaları, ulaşımda petrol türevleri yerine elektrik ve sanayide elektrik kullanımının artırılması anlamına geldiğini dile getirdi. Konunun sadece iklimle sınırlı kalmadığını belirten Kıvanç Zaimler, şu ifadeleri kullandı:
"Yani konu sadece iklim değil, rekabetçilik ve kalkınmayı da içinde barındırıyor."
İletim Şebekeleri ve Finansman Uyumu
Nihai enerji tüketimindeki elektrik payının yüzde 20 seviyelerinden 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılmasının hedeflendiğini hatırlatan Kıvanç Zaimler, arzı temizlerken ve talebi elektriğe döndürürken iletim ile dağıtım şebekelerinin de entegre edilmesi gerektiğini bildirdi. Bu süreçte üç temel konunun öne çıktığını belirten Kıvanç Zaimler, finansman ile regülasyon yapan otoritelerin uyum içinde çalışmasının şart olduğunu kaydetti.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin başlangıç noktalarının farklı olduğunu ifade eden Kıvanç Zaimler, bu nedenle farklı politikaların izlenmesi gerektiğini belirtti. Ulaşım, binalar ve sanayinin alt kolları olan demir-çelik ile çimento gibi sektörlerin kendine has ihtiyaçları bulunduğunu söyleyen Kıvanç Zaimler, sektörel bazda yol haritalarının çıkarılmasının elzem olduğunu vurguladı.
Türkiye İçin Tarihi Bir Dönüşüm Fırsatı
COP31'in Türkiye'de düzenlenmesinin büyük bir avantaj sunduğunu belirten Kıvanç Zaimler, ülkenin coğrafi konumu ile güneş ve rüzgar enerjisi potansiyelinin önemine değindi. Türkiye'nin sanayi altyapısı, özel sektörü, finansman sistemi ve nitelikli insan kaynağına dikkat çeken Kıvanç Zaimler, ülkenin fosil yakıt hatlarındaki geçiş noktası rolünden sıyrılarak temiz elektronların üretildiği ve Avrupa'ya iletildiği bir merkeze dönüştüğünü ifade etti.
Sabancı Topluluğu'nun Somut Adımları
Sabancı Holding'in elektrifikasyon partneri olmasını yalnızca bir sponsorluk olarak görmediklerini dile getiren Kıvanç Zaimler, grubun bu alandaki yatırımlarına ve politikalarına dikkat çekti. Elektrik üretiminde en büyük temiz enerji portföylerinden birine sahip olduklarını belirten Kıvanç Zaimler, iştiraklerin yürüttüğü faaliyetleri şöyle özetledi:
Enerjisa ile elektrik dağıtımı gerçekleştirdiklerini, Eşarj ile şarj istasyonları kurduklarını ve Temsa ile elektrikli otobüsleri yaygınlaştırdıklarını söyleyen Kıvanç Zaimler; Çimsa, Brisa, Kordsa ve Akbank gibi şirketlerle sanayide atık ısı, güneş enerjisi ve ısı pompası kullanımını artırdıklarını, finansman sağladıklarını ve sigorta faaliyetleriyle riskleri azalttıklarını belirtti. Ayrıca İstanbul Uluslararası İklim ve Enerji Merkezi (IICEC) aracılığıyla bilimsel politikaların geliştirilmesine katkı sunduklarını ifade etti.
Kıvanç Zaimler, elektrifikasyonun maliyetli bir yük değil, aksine ülkenin gayri safi hasılasını ve rekabetçiliğini artıran teknolojik bir sanayi dönüşümü olduğunu belirterek açıklamalarını tamamladı.

