PİYASALAR:
18-ayar-altin4.908,25—14-ayar-altin3.832,47—gram-has-altin6.693,16▼Bulgar Levası28,63▼Dolar48,86▲Cumhuriyet Altını45.213,00▼Ons Altın4.282,59▼Gümüş100,81▼Euro55,77▲Sterlin64,87▲İsviçre Frangı59,33▲Gram Altın6.726,80▼Çeyrek Altın10.993,13—Yarım Altın21.986,26—Tam Altın43.838,04—Ata Altın45.451,71—Kuveyt Dinarı158,32▲AZN28,74▲BIST 10010.000,00—Gram Altın3.250,00—18-ayar-altin4.908,25—14-ayar-altin3.832,47—gram-has-altin6.693,16▼Bulgar Levası28,63▼Dolar48,86▲Cumhuriyet Altını45.213,00▼Ons Altın4.282,59▼Gümüş100,81▼Euro55,77▲Sterlin64,87▲İsviçre Frangı59,33▲Gram Altın6.726,80▼Çeyrek Altın10.993,13—Yarım Altın21.986,26—Tam Altın43.838,04—Ata Altın45.451,71—Kuveyt Dinarı158,32▲AZN28,74▲BIST 10010.000,00—Gram Altın3.250,00—

Prof. Dr. Bülent Çitgez Uyardı: Meme Kanserinde Tanıyı Geciktiren 10 Yanlış İnanış

Prof. Dr. Bülent Çitgez, meme kanseri teşhisini geciktiren ve toplumda doğru bilinen 10 kritik yanlış inanış hakkında hayati uyarılarda bulundu.

Okan AVŞAR
Yayınlanma
Güncelleme
2 DkOkuma Süresi
Prof. Dr. Bülent Çitgez Uyardı: Meme Kanserinde Tanıyı Geciktiren 10 Yanlış İnanış

Toplumda doğru kabul edilen hatalı inanışlar kadınların kontrollerini ertelemesine yol açarken, Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez erken tanıyı engelleyen 10 kritik yanılgıya dikkat çekti. Şüpheli tablolarda vakit kaybetmeden uzman hekime gidilmesinin hayati değer taşıdığı ifade edildi.

Meme Kanserinde Yaygın Kabul Gören Risk Ve Belirti Yanılgıları

"Ailemde meme kanseri yoksa benim de riskim yoktur" düşüncesi gerçeği yansıtmıyor; zira ailesinde hastalık geçmişi bulunmayan kadınlar da tanı alabiliyor. Genetik faktörler riski yukarı çekebilse de hastalığın tek kaynağı kalıtsal unsurlar değildir. Dolayısıyla aile öyküsünün bulunmaması, tarama seanslarının aksatılabileceği manasına gelmemektedir.

"Mememdeki kitle ağrımıyorsa kanser değildir" yaklaşımı hekime müracaat sürecini aksatmaktadır. Erken evrelerde kitleler herhangi bir ağrı hissi oluşturmadan varlık gösterebilir. Sonradan beliren yahut yapısal farklılık gösteren sertliklerin sızı verip vermediğine bakılmaksızın muayene edilmesi şarttır.

"Mememde ağrı varsa kesin kanserim" korkusu yersizdir çünkü ağrılar çoğunlukla hormonal dalgalanmalar ile iyi huylu faktörlerden kaynaklanır. Fakat tek taraflı seyreden, yerleşik bölgede süregelen, meme ucunda değişim, akıntı veya kitleyle eşleşen ağrılarda doktora başvurulmalıdır.

"Genç kadınlarda meme kanseri olmaz" inancı tıbbi verilerle örtüşmez; yaş faktörü riski yükseltse de gençlerde de hastalık görülebilmektedir. Genetik yahut bireysel yatkınlığı olan kadınlarda kontrol takvimleri farklılaştırılabilir. Erken yaşlarda tespit edilen şüphe uyandırıcı işaretler kesinlikle göz ardı edilmemelidir.

"Emziriyorsam meme kanseri olmam" fikri koruyuculuğu mutlak sandığı için yanıltıcıdır. Emzirme riski geriletse dahi tamamen yok etmez. Süt birikimi veya enfeksiyon kaynaklı sanılan şişlikler geçmiyorsa, emzirme sürecine sığınılmadan kontrole gidilmelidir.

"Memede kitle varsa mutlaka kanserdir" algısı gerçeği yansıtmaz, nitekim fibroadenomlar ve kistler benzer formlarda belirebilir. Sertliğin yapısı yalnızca el kontrolüyle anlaşılamayacağından ultrasonografi, mamografi veya biyopsi tetkiklerine başvurulmalıdır.

Tarama, Biyopsi Ve Cerrahi Tedaviye Dair Hatalı Bakış Açıları

"Mamografi kansere yol açar" zannı erken tanı şansını zedelemektedir. Cihazların yaydığı X-ışını seviyesi doğal çevreden yahut uçak seyahatinden alınan radyasyon oranında olup emniyetlidir. Belirti vermeyen erken lezyonların tespiti için önerilen mamografi geciktirilmemelidir.

"Mememi düzenli kontrol ediyorum, mamografiye ihtiyacım yok" yaklaşımı yetersizdir. Bireysel kontrol mühim olsa da hekim tetkikinin ve radyolojik görüntülemenin yerini dolduramaz. Elle fark edilemeyen lezyonlar tarama aygıtlarıyla saptanabildiğinden iki yöntem birbirini tamamlamalıdır.

"Biyopsi yapılırsa kanser yayılır" iddiasının hiçbir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır. Şüpheli oluşumlarda nihai neticeye varmak adına uygulanan biyopsiden çekinmek, tedavi süreçlerinin gecikmesine neden olmaktadır.

"Meme kanseri tanısı konursa memenin mutlaka tamamı alınır" kaygısı operasyonların ertelemesine sebep olmamalıdır. Güncel cerrahi uygulamalar hastalığın evresi, kütlenin konumu ve hasta özellikleri gözetilerek yürütülmektedir. Koşulları elverişli vakalarda meme koruyucu ve onkoplastik cerrahi teknikleriyle dokunun tamamı çıkarılmadan tedavi tamamlanabilmektedir.

Haberin EditörüEditör

İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu olan Okan AVŞAR, küresel teknoloji trendleri ve dijital ekonomi alanında uzmanlaşmış kıdemli bir haber editörüdür. Karmaşık dijital gelişmeleri, veri odaklı analizler ve tarafsız bir habercilik süzgecinden geçirerek okuyucuya aktaran AVŞAR, yayıncılık etiği ve doğruluk ilkeleri konusunda yüksek standartlara sahip profesyonel bir içerik üreticisidir.