Eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki'nin sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşımlar nedeniyle yargılandığı davanın ilk duruşması Bakırköy 57. Asliye Ceza Mahkemesi nce adliyenin konferans salonunda görüldü. Yapılan yargılama sonucunda mahkeme, sanığın 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, bu cezada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve Nasuh Mahruki'nin tahliyesine hükmetti.
Duruşmadaki Sanık Savunması
Duruşmada tutuklu sanık sıfatıyla savunma yapan Nasuh Mahruki, atılı paylaşımın herhangi bir suç unsuru barındırmadığını iddia etti. 571 bin takipçisinin bulunmasının suç teşkil etmediğini belirten sanık, iddianamede yer alan 15 Temmuz hain darbe girişimini oyun olarak nitelendirdiği iddialarını kabul etmedi. Paylaşımında ve savunmasında tiyatro kelimesinin geçmediğini vurgulayan Nasuh Mahruki, kendisini şu sözlerle savundu:
"Paylaşımım içerisinde bir oyun yada tiyatro kelimesi geçmiyor. Ben 15 Temmuza tiyatro demedim, CHP milletvekilleri bu hain darbe girişimine tiyatro dediler ve tutuklanmadılar. Ben 15 Temmuz a tiyatro demedim, diyemem de, çünkü değil. Buna rağmen 63 gündür tutukluyum."
Duruşmada katılımın yüksek olduğu ve çok sayıda izleyicinin yer aldığı bildirilirken, sanık avukatları da atılan tweetin suç unsuru oluşturmadığını ifade ederek müvekkillerinin tahliyesini talep etti.
Cumhuriyet Savcısının Mütalaası
Duruşma esnasında esasa ilişkin mütalaasını sunan Cumhuriyet Savcısı, sanık Nasuh Mahruki'nin basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Savcılık, ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Son sözü sorulan sanık ise önceki savunmalarını yineliyerek tahliyesini talep etti.
İddianamenin Detayları ve Gerekçeler
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Nasuh Mahruki şüpheli sıfatıyla yer aldı. İddianamede, sanığın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 15 Temmuz'un önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için fırsat görülerek engellenmemiş kontrollü bir kalkışma olduğu yönündeki ifadeleri aktarıldı. Paylaşımda baş planlayıcının ABD olduğu, filin feda edilip vezirin alındığı ve Erdoğan'ın şah yapılarak Türk milletinin mat edildiği iddialarına yer verildiği belirtildi.
İddianamede sanığın suç işleme kastı olmadığını beyan ettiği vurgulansa da, eylemin düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aştığı ifade edildi. Paylaşımın toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu ve halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik ederek açık ve yakın bir tehlike yarattığı kaydedildi. Mahkeme yapılan yargılama neticesinde hapis cezası ile birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vererek tahliye hükmünü kesinleştirdi.

