Eğitimci ve Türkolog Hayat Aras, "Yakutistan'da Isıah (IHIAH) Bayramı" başlıklı yazısında, Saha (Yakut) halkının geleneksel bayramı Isıah’ın kökenleri ve kutlama biçimlerine dair önemli bilgiler paylaştı.
Isıah, her yıl yaz gündönümünde kutlanan bir bayram olarak Saha halkının doğaya, güneşe, toplumsal birliğe ve evren anlayışına ilişkin inançlarını yansıtır. Tarihsel kayıtlarda 17. yüzyıldan itibaren yer almasına rağmen, etnografik araştırmalar bu geleneğin çok daha eski inanç sistemlerine dayandığını gösteriyor. Aras, Omogoy Baay ile Elley Bootur’un Isıah geleneğinin efsanevi köken anlatılarında Saha halkının ataları olarak yer aldığını belirtiyor. Bu figürler, tarihsel kişilerden ziyade, Saha etnogenezini ve kültürel başlangıcını sembolize eden mitolojik ve kurucu karakterler olarak görülür. Isıah’ın başlangıcı, bu ataların Sibirya’ya yerleşmeleri ve yaşamı yönlendiren kültürel ritüelleri kurmalarıyla ilişkilendirilir. Böylece bayram, sadece mevsimsel bir kutlama değil, ataların mirasına dayanan kutsal bir başlangıç olarak kabul edilir.
Saha kozmolojisinde evren döngüsel bir yapıya sahip olup, doğadaki tüm varlıkların belirli bir düzen içinde sürekli yenilendiğine inanılır. Güneşin hareketi, mevsimlerin değişimi ve hayatın devamlılığı, bu kozmik düzenin temel parçalarıdır. Bu bağlamda Isıah, uzun ve zorlu kışın ardından doğanın yeniden canlanmasının, aydınlığın karanlığa üstün gelmesinin ve yaşamın güç kazanmasının kutlandığı kutsal bir dönem olarak görülür.
Kutlamalar, Saha kültüründe rastgele seçilmiş alanlarda değil, insan ile doğa arasındaki derin bağı yansıtan geniş ve açık sahalarda yapılır. Isıah ritüelleri kapalı mekanlarda değil, doğrudan gökyüzüyle temasın mümkün olduğu doğal alanlarda gerçekleştirilir. Bu tercih, hem büyük toplulukların bir araya gelmesini sağlar hem de güneşin doğuşu, ufuk çizgisi ve doğanın döngüsel ritmi gibi unsurların ritüelin canlı parçası olarak deneyimlenmesine olanak tanır.
Bayramın en görkemli kutlamalarına, başkent Yakutsk yakınlarındaki Tuymaada Vadisi içinde bulunan Us Khatyn bölgesi ev sahipliği yapar. Bu yılki etkinlik 27-28 Haziran tarihlerinde yapılacak. Us Khatyn, geniş açık ovaları sayesinde on binlerce, hatta yüzbinlerce katılımcıyı ağırlayabilecek kapasitededir. Mekân, Osuokhai adı verilen dairesel halayın oynanmasına uygun yapısıyla, ritim ve kolektif hareketin bütünleştiği özel bir alan sunar. Bu yönüyle Us Khatyn, sadece büyük bir etkinlik sahası değil, insanın gökyüzü, yeryüzü ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin somutlaşan sembolik bir eşiğidir. Doğa ile bütünleşme burada soyut bir kavram olmaktan çıkarak, uygulamalar yoluyla yaşanan somut bir deneyime dönüşür.
Isıah’ın en dikkat çekici unsurlarından biri Osuokhai adlı dairesel dans veya halaydır. Katılımcılar el ele tutuşarak büyük halkalar oluşturur. Bu dans, estetik bir gösteri olmanın ötesinde, Saha halkının dünya görüşüne göre evrenin sonsuz döngüsünü, güneşin hareketini ve toplumun birlik içinde var oluşunu simgeler. Daire biçimi, başlangıcı ve sonu olmayan yaşam düzenini temsil ederken, el ele tutuşan insanlar bireyin topluluktan ayrı düşünülemeyeceğini ifade eder. Osuokhai sırasında söylenen ezgilerin ve sözlerin tekrarlanması, katılımcıları ortak bir duygu ve hareket etrafında birleştirir. Bu müzikal tekrarlar, topluluğun ortak hafızasını güçlendirirken, sözleri yöneten kişinin zaman zaman değişmesi liderliğin geçici olduğunu ve tüm üyelerin eşit düzen içinde yer aldığını vurgular.
Isıah ritüellerinde kutsal sayılan huş ağacı önemli bir yer tutar. Beyaz giysiler giymiş katılımcıların ellerinde huş dalları taşıması veya ritüel alanına huş ağacı dikilmesi, insanın doğadan ayrı olmayan bir parça olduğunu, bereketi ve yaşamın sürekliliğini simgeler.
Ateş etrafında toplanmak, güneşin yeryüzündeki yansıması, yaşamın devamlılığı ve arınma anlamları taşır. Us Khatyn bölgesindeki alana tütsü, at tüyü gibi arındırıcı uygulamalarla girilmesi, kötülüklerin dışarıda bırakılması ve beden ile ruhun yenilenmesi amacı taşır.
Isıah kutlamaları günün erken saatlerinde başlayıp gece boyunca devam eder ve sabah güneşinin doğuşuyla doruk noktasına ulaşır. Gece boyunca uyanık kalmak, günün ilk ışıklarıyla güneşin yeniden yükselişine, karanlığın sona ermesine, doğanın canlanışına ve yaşamın yenilenmesine tanıklık etmek, ritüelin en kutsal anı olarak kabul edilir.
Göğe açılan eller, sonsuzluğa yükselen alkışlar, dairesel danslar, kutsal huş ağaçları, ateş ritüelleri, süt ve kımız sunuları gibi uygulamalar sabaha karşı karşılanan güneşle birlikte insanın evrenle uyum içinde yaşama arzusunu simgeler. Bu yönüyle Isıah, hem Saha kültürünün hem de Türk Dünyası ve Kuzey Avrasya kültürel mirasının en köklü ve dikkat çekici geleneklerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir. Kutlu olsun.
Haberin Editörü: Emre Aladağ
İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.