PİYASALAR
22 Ayar Bilezik5.620,93 İkibuçuk Altın100.091,99 Beşli Altın203.388,90 Gremse Altın100.769,96 Reşat Altın41.663,91 Hamit Altın41.663,91 gram-platin2.530,23 gram-paladyum1.960,21 18-ayar-altin4.499,21 14-ayar-altin3.513,08 gram-has-altin6.169,02 Bulgar Levası28,14 Dolar47,54 Cumhuriyet Altını41.465,00 İsveç Kronu4,98 Gümüş88,93 Euro54,82 Sterlin64,01 İsviçre Frangı58,81 Gram Altın6.200,02 Çeyrek Altın10.077,00 Yarım Altın20.153,99 Tam Altın40.184,72 Ata Altın41.663,91 Kuveyt Dinarı153,78 AZN27,97 BIST 10010.000,00 Gram Altın3.250,00 22 Ayar Bilezik5.620,93 İkibuçuk Altın100.091,99 Beşli Altın203.388,90 Gremse Altın100.769,96 Reşat Altın41.663,91 Hamit Altın41.663,91 gram-platin2.530,23 gram-paladyum1.960,21 18-ayar-altin4.499,21 14-ayar-altin3.513,08 gram-has-altin6.169,02 Bulgar Levası28,14 Dolar47,54 Cumhuriyet Altını41.465,00 İsveç Kronu4,98 Gümüş88,93 Euro54,82 Sterlin64,01 İsviçre Frangı58,81 Gram Altın6.200,02 Çeyrek Altın10.077,00 Yarım Altın20.153,99 Tam Altın40.184,72 Ata Altın41.663,91 Kuveyt Dinarı153,78 AZN27,97 BIST 10010.000,00 Gram Altın3.250,00

Ali el-Zeydi görüşmesiyle Türkiye-Irak enerji ortaklığında günlük 1 milyon varil hedef

Prof. Dr. Zakir Avşar, Ali el-Zeydi’nin Ankara ziyareti sonrası Türkiye-Irak enerji, ulaştırma ve ticaret stratejisini yazısında değerlendirdi.

Yayınlanma
7 Dk Okuma Süresi

Akademisyen ve Haber7 yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, “Yüz Yılın Sorunu Çözülürken Gelecek Bin Yılın Kapısı Aralanırken Erdoğan Vizyonu…” başlıklı yazısında Türkiye ile Irak arasında son dönemde hızlanan iş birliği sürecinin güvenlik boyutunu aşarak enerji, ulaştırma ve ticaret hattında yeni bir stratejik çerçeveye oturduğunu savundu.

Diplomatik süreçlerin stratejik yönelim etkisi

Avşar’a göre uluslararası siyasette bazı diplomatik süreçler, imzalanan anlaşmaların sayısından ya da ekonomik büyüklükten çok ortaya çıkardıkları yeni stratejik yönelim nedeniyle tarihsel önem kazanır. Türkiye ile Irak arasında son birkaç yılda geliştirilen kapsamlı iş birliği süreci de bu nitelikte bir dönüşümü temsil eder.

Güvenlikten enerjiye, ulaştırmadan ticarete, su yönetiminden savunma sanayiine kadar geniş bir alana yayılan anlaşmalar bütününün, iki komşu devlet arasındaki ilişkilerin gelişmesinin ötesinde Orta Doğu’nun değişen jeopolitik ve jeoekonomik dengelerini yeniden tanımlayan bir vizyonu yansıttığını belirten Avşar, 21. yüzyılın uluslararası rekabetinin klasik güç mücadelesinden farklı dinamikler üzerinden şekillendiğini aktardı.

Avşar, askerî kapasite önemini artırarak korumakla birlikte devletlerin uluslararası sistem içerisindeki ağırlığını belirleyen unsurlar arasına enerji güvenliği, ticaret koridorları, kritik altyapılar, lojistik ağlar, dijital bağlantılar ve tedarik zincirlerinin de vazgeçilmez şekilde girdiğini söyledi. Gücün üretildiği alanlar genişledikçe jeopolitiğin mahiyetinin değiştiğini vurgulayan Avşar; günümüz dünyasında bir limanın kapasitesi, bir enerji terminalinin işlevi, bir demiryolu koridorunun sürekliliği veya bir boru hattının güvenliğinin birçok durumda askerî üsler kadar stratejik değer taşıdığını kaydetti.

Ekonomik bağlantısallık ile güvenlik arasında kurulan bu ilişki devletlerin dış politika önceliklerini de yeniden şekillendiriyor. Avşar’a göre Türkiye ile Irak arasında son dönemde ortaya çıkan yakınlaşmanın anlamı da bu dönüşüm içinde aranmalı.

Güvenlik gündeminden ekonomik ve kurumsal boyuta

Avşar, yarım asırdan fazla süre boyunca iki ülke ilişkilerinin gündeminin büyük ölçüde güvenlik sorunları tarafından belirlendiğini söyledi. Terör örgütlerinin Irak’ın kuzeyindeki varlığı, sınır güvenliği, düzensiz göç, merkezi otoritenin zayıflaması ve bölgesel istikrarsızlığın Ankara ile Bağdat arasındaki temasların temel çerçevesini oluşturduğunu aktaran Avşar, güvenlik kaygılarının belirleyici olduğu bu dönemde ilişkilerin ekonomik ve kurumsal boyutlarının ikinci planda kaldığını ifade etti.

Avşar, son dönemde geliştirilen yaklaşımın ise güvenlik meselesini farklı bir zemine taşıdığına dikkat çekti. Terörle mücadele, sınır güvenliği ve istihbarat iş birliğinin önemini korurken bu başlıkların artık ekonomik kalkınmayı mümkün kılan stratejik altyapının parçası olarak ele alındığını anlattı. Güvenlik ile refah arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanmasını Türkiye-Irak ortaklığının en belirgin özelliklerinden biri olarak gösterdi.

Avşar, güvenlik politikaları ile ekonomik entegrasyonun birbirini tamamlayan iki unsur haline gelmesinin kurumsal temellerinin 2024 yılında başlatılan kapsamlı iş birliği süreciyle atıldığını, 2025 yılında imzalanan yeni anlaşmalarla güçlendirildiğini ve geçtiğimiz hafta Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin Ankara ziyareti sırasında ulaşılan mutabakatlarla daha ileri bir aşamaya taşındığını aktardı.

Avşar’a göre bu kronoloji, diplomatik temasların düzenli biçimde artmasını gösteren sıradan bir takvimden ziyade; tarih, kültür ve inanç coğrafyamızda önemli yeri olan Irak’la ve bölgemizdeki dost ve kardeş ülkelerle ortak gelecek tasavvurunu şekillendiren uzun vadeli bir stratejinin aşamalarını ortaya koyuyor.

Üç temel sütun: güvenlik, Kalkınma Yolu, enerji

Avşar, stratejinin üç temel sütunu olduğunu kaydetti. Birincisinin güvenlik mimarisinin ortak tehdit algısı üzerinden yeniden yapılandırılması olduğunu söyleyen Avşar, ikincisinin Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlamayı hedefleyen Kalkınma Yolu Projesi ile ulaştırma ve ticaret ağlarının bütünleştirilmesi olduğunu belirtti. Üçüncü sütunun ise enerji alanında geliştirilen yeni ortaklık olduğunu aktarırken, bu üçüncü başlıkta atılan son adımların sürecin en dikkat çekici boyutunu oluşturduğunu vurguladı.

Ali el-Zeydi’nin Ankara ziyareti: günlük 1 milyon varil

Avşar, Irak Başbakanı Ali el-Zeydi’nin Ankara ziyareti sırasında açıklanan enerji iş birliği kararlarının Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladığını ifade etti.

Türkiye’ye günlük 1 milyon varile kadar petrol sevkiyatı hedefini ilk bakışta ticari bir kapasite artışı gibi görünen bir hamle olarak değerlendiren Avşar, bunun Türkiye-Irak enerji ortaklığının ulaştığı yeni stratejik düzeyi ortaya koyduğunu savundu. Bugüne kadar ilişkilerin büyük ölçüde mevcut üretimin taşınması ve boru hattının işletilmesi ekseninde şekillendiğini belirten Avşar; yeni yaklaşımın üretimden taşımaya, depolamadan rafinaja kadar uzanan bütünleşik bir enerji değer zinciri oluşturmayı amaçladığını söyledi.

Günlük 1 milyon varillik kapasitenin zincirin ekonomik ölçeğini ifade ettiği kadar tarafların uzun vadeli stratejik iradesini de yansıttığını aktaran Avşar, hedefin gerçekleşmesi için üretim kapasitesinin artırılmasının zorunlu olduğuna dikkat çekti. Bu noktada TPAO'nun Musul-Kerkük havzasındaki geliştirme projelerine yüzde 15 ortak olmasının stratejik anlam kazandığını dile getirdi.

Avşar, Türkiye’nin petrolü taşıyan ülke konumundan çıkarak üretim artışına doğrudan katkı sağlayan yatırımcı aktör kimliği kazandığını belirterek; sevkiyat hedefi ile üretim ortaklığının birbirini tamamlayan iki stratejik unsur haline geldiğini söyledi.

Günlük 1 milyon varillik sevkiyatın Ceyhan’ın yeniden Doğu Akdeniz’in en önemli enerji terminallerinden biri hâline gelmesini sağlayabilecek ölçekte olduğunu kaydeden Avşar; bu kapasitenin Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendireceğini, Irak’ın ihracat seçeneklerini çeşitlendireceğini ve Kalkınma Yolu Projesi’nin oluşturacağı ulaştırma altyapısıyla birlikte enerji ile lojistiği aynı jeoekonomik koridorda buluşturacağını ifade etti. Avşar, ortaya çıkan tablonun boru hattı diplomasisinin ötesine geçen; üretim, yatırım, ticaret ve ulaştırmayı tek stratejik mimaride birleştiren yeni bir bölgesel enerji düzenine işaret ettiğini söyledi.

Avşar, Musul-Kerkük havzasındaki geliştirme projelerine ortaklığın teknik bir yatırım kararının çok ötesinde stratejik sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Irak enerji denklemindeki konumunun yeniden tanımlanacağını ve enerji diplomasisinin kapsamının üretim, yatırım, teknoloji ve uzun vadeli kaynak yönetimi alanlarına doğru genişletileceğini aktardı.

Haberin Editörü: Okan AVŞAR

Kaynak: Haber Merkezi
Okan AVŞAR
Haberin Editörü Editör

İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu olan Okan AVŞAR, küresel teknoloji trendleri ve dijital ekonomi alanında uzmanlaşmış kıdemli bir haber editörüdür. Karmaşık dijital gelişmeleri, veri odaklı analizler ve tarafsız bir habercilik süzgecinden g…

İlgili Konular: