İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen geniş kapsamlı yolsuzluk soruşturması tamamlandı. 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık dev iddianamede, sanıkların işlediği öne sürülen onlarca farklı suç maddesi ve detaylı eylemler yer aldı.
Örgüt Liderliği ve 18 Farklı Suçlama
Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu ana soruşturmanın örgüt lideri olarak gösterildi. Şüphelinin; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi ve yayılması, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi ile vergi usul, orman ve maden kanunlarına muhalefet suçlarını işlediği iddia edildi.
Savcılık makamı, toplam 142 farklı eylem dolayısıyla Ekrem İmamoğlu için 828 yıl 2 ay ile 2 bin 352 yıl arasında değişen hapis cezası talep etti.
Halil İbrahim Babacan'ın Savunması ve İddialar
Davanın tutuksuz sanıklarından iş insanı Halil İbrahim Babacan mahkemede savunma yaptı. Babacan, "2017 yılında Beylikdüzü’nde bulunan bir arazi için arsa malikleri ile hasılat paylaşımı, kat karşılığı şeklinde bir sözleşme imzaladık" dedi.
Beylikdüzü’nde uzun süredir iş yapmadıklarını belirten Babacan, belediyeye başvurduklarını ve başkan danışmanı olarak görev yapan Mehmet Murat Çalık ile görüştüğünü aktardı. Görüşmenin detaylarını şu sözlerle anlattı:
"Bir spor tesisinin yapılmasının ideal olabileceği, burada da eğitime katkı sağlayacak, gerek sosyal donatıya katkı sağlayacak şekilde bir spor tesisi yapılmasıyla ilgili ihtiyaçları olduğunu söylemişti."
Kendi şirketlerinin bu bağışı yapmasının uygun olmayacağını, belediyenin anlaştığı bir şirketin bunu yapabileceğini Mehmet Murat Çalık'ın kendisine ilettiğini belirten Babacan, ödemelerin Asoy İnşaat adına Adem Soytekin tarafından yapıldığını ve çeklerin bu firma tarafından tahsil edildiğini ifade etti.
Sanıkların ve Çalık'ın Karşılıklı Soruları
Soru sormak için söz alan Mehmet Murat Çalık, "İnşaatınızın herhangi bir aşamasında sizden herhangi bir zorlamayla talebim oldu mu?" diye sordu. Babacan ise, "Böyle bir talebiniz olmadı" yanıtını verdi.
Mehmet Murat Çalık'ın, "İradeniz baskı altına alınarak rüşvet vermek zorunda mı kaldınız yoksa kendi rızanızla bir sosyal donatıya katkı isteğini yerine mi getirdiniz?" sorusuna Babacan, "Rüşvetle ilgili bir konu yok. Yaptığımız işlerin büyüklüğünün farkındayız. Bu sebepten dolayı da sizden böyle bir talep geldi, ilçeye bir katkı sağlamamızın uygun olacağını dile getirdiniz" şeklinde karşılık verdi.
Cemal Ufuk Karakaya'nın Beyanları
Tutuksuz sanık Cemal Ufuk Karakaya ise savunmasında encümen üyesi olmadığını, görev süresince hiç encümen üyeliği yapmadığını belirtti. Katıldığı toplantılara genel sekreter vekili sıfatıyla katıldığını açıklayan Karakaya, "Bu tür vekalet görevi tarafımıza çoğunlukla bir gün önce veya aynı gün bildirilirdi" dedi.
Soru sormak için söz alan Ekrem İmamoğlu, "Ufuk Bey, sizinle çalışmamızda bu nezaket dilinin dışında bir emir kipi, ‘şunu şöyle yapın, derhal şunu götürün veya indirin, kaldırın, ödeyin’ tarzında konuşmamıza şahitliğiniz olmuş muydu?" diye sordu. Karakaya, "Hayır, olmamıştır Başkanım. Hiç böyle bir muameleyle karşı karşıya kalmadım" dedi. İmamoğlu'nun hiyerarşik düzen dışı talimat verilip verilmediğine dair sorusuna ise Karakaya, "Hayır" yanıtını verdi.
Engin Ulusoy'un Açıklamaları
Tutuksuz sanık eski İBB Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy da mahkemede ifade verdi. Görev yaptığı dönemde hiçbir maddi veya manevi çıkar, kariyer beklentisi ya da makam hedefi olmadığını vurgulayan Ulusoy, amacının görevini kimseye mahcup olmadan tamamlamak olduğunu söyledi.
Engin Ulusoy, "Tüm bu nedenlerle kendi talebim doğrultusunda 2023 yılında Zabıta Daire Başkanlığı görevinden sağlık sorunlarımla birlikte ayrıldım. Bu görev anlayışıyla zabıta olarak mevzuata aykırı hiçbir işlem yapmadık" dedi.

