COP31 adaylığı ve yeşil mutabakat baskısı, iklim girişimcilerini “ölçeklenebilir ihracat” hedefinde buluşturuyor
Türkiye’nin COP31 adaylığı ile birlikte yeşil mutabakat süreçleri, iklim teknolojilerinde yerli girişimlerin uluslararası pazara erişimini hızlandıran bir zemin olarak öne çıkıyor. Ekonomist’in 02-15 Ağustos 2026 tarihli sayısında yer alan haberde, Antalya’da yapılması planlanan COP31 hazırlıklarının (9-20 Kasım 2026) şirketlerin regülasyon uyumu ve ihracat kabiliyetini birlikte ele almasını gerektirdiği vurgulanıyor. Su verimliliğinden döngüsel ekonomiye, yapay zeka destekli karbon/enerji takibinden yenilenebilir enerji altyapılarına kadar uzanan başlıklar sahada somut çözümlerle karşılık buluyor.
Yeşil mutabakatın ihracat rekabetine etkisi: yatırımcı odağı “uyumluluk altyapıları”na kayıyor
Yeşil mutabakat, yalnızca çevresel hedefleri değil; Avrupa başta olmak üzere ihracatta rekabetçiliğin korunmasını ve güçlendirilmesini de gündemde tutuyor. Bu nedenle iklim girişimleri, ürün sunumundan veri izlemeye kadar uzanan “uyumluluk altyapısı” kurdukça yatırım ve ortaklık arayışında daha güçlü pozisyon elde ediyor. Geliştirilen bu yapı, küresel yatırımcıların ve fonların dikkatini Türkiye’deki inovasyon kapasitesine çekerken yerli ekiplerin uluslararası pazarlarda konumlanmasına da alan açıyor.
Su ve atıksu tarafında dijital izleme, kaynak verimliliğini büyüme eksenine alıyor
Endüstriyel tesislerde suyun verimli kullanımı; hem operasyon maliyetini hem de çevresel riski azaltan bir yatırım başlığına dönüşüyor. Likya Process Solutions, su ve atıksu arıtma alanında proses mühendisliği çözümleri geliştiriyor. Şirketin yaklaşımı; su geri kazanımı, enerji verimliliği ve dijital izlemeyi birlikte ele alan altyapıları geliştirme fikrine dayanıyor.
Likya Process Solutions Genel Müdürü Okan Saylak, “Orta Asya, Ortadoğu, Afrika ve farklı coğrafyalarda proje deneyimine sahibiz. Bu tecrübeyi daha güçlü ve sürekli bir ihracat yapısına dönüştürmeyi hedefliyoruz” diyor.
Döngüsel ekonomi “ham madde ve su” ikilisinde somutlaşıyor: kapasite hedefleri ve geri kazanım planları büyüyor
Atıklardan alternatif ham madde üretimi ve suyun yeniden kullanımı, yeşil dönüşümün sahaya en hızlı inen iki hattını oluşturuyor. Euronova, otomotiv, beyaz eşya, havacılık ve plastik endüstrileri için atıklardan elde edilen alternatif ham maddelerle düşük karbon ayak izine sahip ileri mühendislik termoplastikleri geliştiriyor. Euronova Kurucu Ortağı ve CTO’su Prof. Dr. Burcu Saner Okan, beş yıllık büyüme planı kapsamında yıllık üretim kapasitesini 20 bin tona çıkarmayı amaçladıklarını ifade ediyor.
Gri su geri kazanımı yaklaşımı da binalar ve ticari tesislerde kaynak kullanımını azaltan bir operasyon avantajına dönüşüyor. Gristek Teknoloji, lavabo ve banyo atık sularını arıtarak sifon ve ikincil kullanım alanlarına geri kazandıran patentli gri su geri kazanım sistemleri geliştiriyor. Marka kurucusu Yunus Burak Özcan, “B2B ve kurumsal projelerle toplu konut ile fabrikalarda yaygınlaşmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulunuyor.
Good Sanitation Company, gri ve sarı suyu dezenfektana dönüştüren patentli arıtma reaktörüyle tuvaletlerde yüzde 60 su geri kazanımı sağlıyor. Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su Dilek Turan, su miktarının özel püskürtme teknolojisiyle 0,7 litreye düştüğünü; güneş enerjisi odaklı ve şebekeden bağımsız altyapısıyla çalıştığını belirtiyor. Turan, Kuzey Amerika, Avrupa, MENA ve Güney Afrika pazarlarına açılmayı hedeflediklerini ifade ediyor.
Karbon izlenebilirliği ve enerji güvenliği: veri altyapısı ile sektörlere yayılım hedefleniyor
Areka Carbon Hub, geliştirdiği API altyapısı ve blok zincir destekli teknolojisiyle kurumların ve tüketicilerin günlük işlemlerini karbon ekonomisinin bir parçasına dönüştürmeyi hedefliyor. Areka Carbon Hub kurucu ortağı Mevra Kamalı Çakırhan, “Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlarda büyümeyi hedefliyoruz” açıklamasında bulunuyor.
Güneş enerji santrallerindeki yapısal körlükler ve yangın riskleri de enerji tarafında ele alınan başlıklardan biri. coTalent, derin öğrenme tabanlı otonom bir arıza tespit yazılımıyla bu riskleri önlemeyi amaçlıyor. coTalent Kurucusu Barkın Canbaz, “Orta vadede Avrupa ve MENA bölgelerindeki GES projelerine entegre olarak küresel bir iklim teknolojisi markasına dönüşmeyi amaçlıyoruz” diyor.
Atık ısıdan tarıma, güneşten iklimlendirmeye: ölçeklenebilir verimlilik çözümleri öne çıkıyor
RePG Enerji, bağıl nemden, sıcaklık farkından ve 55–200 derece aralığındaki düşük sıcaklıklı endüstriyel atık ısıdan elektrik, ısıtma ve soğutma üreten iklim teknolojileri geliştiriyor. Şirketin kurucusu ve genel müdürü Hasan Ayartürk, “Büyüme hedefimiz, RePG’yi enerji geri kazanımı alanında küresel ölçekte tercih edilen bir teknoloji şirketine dönüştürmek” diyor.
Isıdan elektriğe dönüşümün yanında tarım tarafında da kaynak verimliliği hedefi öne çıkıyor. Koç Holding İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı’na seçilen Generative Nature, topraksız tarım seralarında sulama ve bitki besleme süreçlerini yapay zeka ile yönetiyor. Kurucu Ortak ve CFO Serhat Özperçin, pilot üretimlerde su kullanımında yüzde 12, gübre kullanımında yüzde 20 tasarruf sağladıklarını ve verimi iki katına çıkardıklarını aktarıyor. Özperçin, “Yeni besleme kararları geliştiren ölçeklenebilir bir yapay zekâ tarım platformu oluşturmak” hedefini paylaşıyor.
Atık ısıdan soğutma enerjisine geçişi hedefleyen bir diğer alan ise iklimlendirme teknolojileri. Gamp;D İklimlendirme Teknolojileri, sanayide ortaya çıkan atık ısıyı soğutma enerjisine dönüştüren yeni nesil iklim teknolojileri geliştiriyor. Şirketin kurucusu Doç. Dr. Gamze Gediz İliş, Avrupa’daki sanayi tesisleriyle iş birlikleri geliştirerek ihracat odaklı büyümeyi hedeflediklerini söylüyor.
Yapılandırılmış şehircilik ve enerji yönetimi de girişimlerin odakları arasında yer alıyor. Rumitech, dikey eksenli rüzgar türbinleri ve akıllı direk sistemleriyle enerjiyi tüketildiği noktada üreterek şebeke bağımlılığını azaltıyor ve karbon ayak izini gerçek zamanlı takip ediyor. Hollanda’da kurdukları Rumitech BV iştirakiyle Avrupa pazarına açılacaklarını belirten Rumitech Kurucu Ortağı ve CEO’su Enes Aladaş, seri üretim hacimlerini katlayarak uluslararası bir marka olmayı hedeflediklerini ifade ediyor.
Kontrollü tarım sistemlerinde foton spektrumu odaklı çözümler de öne çıkıyor. Uptechlabs, dikey tarım ve seralarda enerji tüketimini düşürürken yüzde 97’ye varan su tasarrufu ve yüksek ürün verimi sağlayan yapay zeka destekli ışık reçeteleri geliştiriyor. Kurucu ortağı Sevim Örs Sutüven, Avrupa ve MENA bölgelerinde pilot projeler yürüttüklerini belirtiyor.
Sektörel çeşitlilikte ortak hedef: ölçülebilir sürdürülebilirlik ve ihracat
Haber kapsamında öne çıkan girişimlerin ortak yönü; su kullanımı, atık yönetimi, enerji güvenliği ve tarımda verim gibi alanlarda somut kazanımlar üretmeyi hedeflemeleri. Su geri kazanımı uygulamaları ve arıtma çözümleri, kentsel kaynak baskısını azaltırken altyapının daha verimli çalışmasına katkı veriyor. Karbon izlenebilirliği ve enerji güvenliği gibi başlıklar ise çevresel riskleri yönetme ve sürdürülebilirlik hedeflerini ölçülebilir hale getirme açısından girişimlerin değer önerilerinin önemli bir parçası olarak konumlanıyor.

