Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın karşısına çıkan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 2026-2027 eğitim öğretim yılının 17 milyon öğrenci ve 1 milyon 200 bin öğretmenle çok büyük sorunlar eşliğinde başladığını duyurdu.
Eğitim Sistemindeki Kronik Problemler
Eğitim politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya ile CHP Genel Başkanı'nın pazartesi günü kapsamlı açıklamalar yaptığını hatırlatan Müslim Sarı, atanamayan öğretmenlerden müfredata kadar her alanda ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade etti.
"Eğitim politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yıldırım Kaya da, Sayın Genel Başkanımız da pazartesi günü bu konuyla ilgili kapsamlı açıklamalarda bulundu."
Okullarda Hijyen ve Ücretsiz Yemek Krizi
21. yüzyılda okullara tuvalet kağıdı ve sabun götürülememesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Müslim Sarı, en öncelikli meselenin okul temizliği ve hijyeni olduğunu belirtti. Gelir dağılımının bozulması nedeniyle okul çağındaki çocuklara bir öğün kaliteli yemek verilmesi gerektiğini dile getiren Müslim Sarı, kamu kurumlarının bu adımları atmaması halinde CHP belediyelerinin inisiyatif alacağını duyurdu.
"Kamu otoriteleri, Milli Eğitim Bakanlığı, ilgili kurumlar bunları yapmayacaklarsa —bir defa yapmaları için göreve çağırıyoruz— bunları yapmayacaklarsa, türlü gerekçelerle bunları yapmaktan imtina ediyorlarsa Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediyeleri olarak bu konuda inisiyatif almaya hazırız."
Akaryakıt Fiyatları ve Vergi Yükü Tartışması
Motorin fiyatlarının 100 liraya, benzin fiyatlarının ise 80 liranın üzerine çıkmasıyla Türkiye'nin dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanan ülkelerden biri haline geldiğini belirten Müslim Sarı, bu artışın sadece jeopolitik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Benzin fiyatlarının yarısına yakın kısmının vergi yükünden oluştuğunu ifade eden Müslim Sarı, bu durumun orta ve uzun vadede ciddi enflasyonist etkilere yol açacağını kaydetti.
"Benzinde çok ciddi bir vergi yükü vardır ve bu vergi yükü neredeyse benzin fiyatının yarısıdır, yüzde 40'lar civarındadır."
Tarımın Yapısal Sorunları ve Fahiş Fiyat Yanılgısı
Sebze ve meyve fiyatlarındaki fahiş artışlara karşı yürütülen denetimlerin ve cezaların tek başına yeterli olmadığını savunan Müslim Sarı, gübre, ilaç ve akaryakıt gibi girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekti. Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 55 olduğunu belirten Müslim Sarı, yapısal sorunlar çözülmeden bataklık yerine sivrisineklerle mücadele edildiğini vurguladı.
"Bakın bolluk yılındayız. Yani bu sene bol miktarda tarım ürünü var ama fiyatlar düşmüyor. Burada bir başka sorun var, Türkiye tarımının yapısal sorunları var."
CHP Kurultay Süreci ve Temyiz Başvurusunun Geri Çekilmesi
Parti içi kongre ve kurultay süreçlerinin şeffaf biçimde yürütülmesi amacıyla Yargıtay'a yapılan temyiz başvurusunu geri çektiklerini açıklayan Müslim Sarı, ana davacı konumundaki CHP'nin vazgeçmesiyle hukuki engellerin ortadan kalktığını belirtti. Kararın 1 ile 1.5 ay içinde kesinleşmesini beklediklerini ifade eden Müslim Sarı, Yenilik Partisi ile görüştükleri yönündeki iddiaların ise tamamen hayal ürünü olduğunu ve hiçbir teması bulunmadıklarını net bir şekilde dile getirdi.
"Cumhuriyet Halk Partisi'nin kongrelerini ve kurultayını —bu kongrelerin sonucundaki kurultayını— her türlü hukuki tartışmadan uzak, her türlü hukuki ihtilaftan ya da şaibeden uzak bir biçimde, açık, net ve şeffaf biçimde yapabilmeyi teminen biz bu kararın bir an önce kesinleşebilmesi için Yargıtay'a yapmış olduğumuz temyiz başvurusunu geri çekmiş bulunuyoruz."
Asgari Ücret ve Seçim Ekonomisi Eleştirisi
Türk-İş verilerine göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 37-38 bin lira seviyelerine ulaştığını hatırlatan Müslim Sarı, asgari ücretin en az 45 bin lira ve en düşük emekli maaşının da asgari ücret düzeyine çıkarılması gerektiğini yineledi. Hükümetin Orta Vadeli Program'daki enflasyon hedeflerinin piyasa tarafından gerçekçi bulunmadığını belirten Müslim Sarı, iktidarın sıkılaştırma politikaları uygulayarak seçim yılı olan önümüzdeki dönemde sanal bir iyileşme yaratmayı hedeflediğini öne sürdü.
"Hükümetin bakış açısı tamamen bu. İnsanların yaşam koşullarını hak ettikleri şekilde iyileştirmek değil; insanların yaşam koşullarından faydalanarak, onları sömürerek, onların bu duygularını sömürerek oy almaya çalışmak."

