Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Bolu Abant'ta düzenlediği TBMM Grubu Değerlendirme Toplantısı'nın ardından yayımladığı sonuç bildirgesinde ülkenin ekonomik, sosyal, hukuki ve siyasi alanlarda kapsamlı bir yönetim krizi yaşadığını duyurdu. CHP yönetimi, mevcut sistemin getirdiği aşırı merkezileşmenin yasama ve denetim mekanizmalarını işlevsiz hale getirdiğini kaydetti.
Yönetim Krizi ve Kuvvetler Ayrılığı Vurgusu
Bildirgede, yürütme erkinin yetkilerini tek bir elde toplamasının devletin temel dengelerini sarstığı ifade edildi. TBMM'nin denetim yetkisinin zayıflatıldığının altı çizilirken, bu tablonun temel çözümünün demokratik kuralların yeniden tesisi olduğu savunuldu.
Açıklamada milli egemenliğin esasına dikkat çekilerek, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözünün kurucu iradenin en büyük mirası olduğu hatırlatıldı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile derinleşen yetki yoğunlaşmasının hayat pahalılığı, yoksulluk, adalet ve güvenlik alanlarında krizleri tetiklediği ileri sürüldü.
Parlamenter Sisteme Dönüş ve Ekonomik Hedefler
CHP, Türkiye'nin acilen Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e geçmesi gerektiğini belirterek hükümetin Meclis'e karşı sorumlu olduğu bir düzen talep etti. Ekonomik bağımsızlığın milli egemenlikle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.
Yeni ekonomik vizyon kapsamında üreten, istihdamı önceleyen, çiftçi, sanayici, genç ve emeklilerin haklarını koruyan adil bir düzen hedeflendiği açıklandı. Ayrıca siyasette şeffaflık ile liyakatin hâkim kılınması amacıyla Siyasi Ahlak Yasası'nın çıkarılması gerektiği bildiride yer aldı.
Milli Dış Politika ve Temiz Siyaset Hedefi
Dış politikada günlük hesaplardan uzak, milli çıkarları ve güvenliği merkeze alan bir çizginin izlendiği ifade edildi. Son bölümde ise güçlü bir meclis, bağımsız yargı, sosyal devlet ve temiz siyaset ilkeleriyle Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında güçlü bir Türkiye hedeflendiği yinelendi.

