ABD ara seçimlerinin sonuçları Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkiler
ABD ara seçimleri sonrasında Kongre'de oluşacak yeni tablo, F-35 programı, CAATSA yaptırımları ve Suriye politikalarını yakından ilgilendiriyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilen ara seçim sonuçları, Washington'daki yeni siyasi dengeler üzerinden Türkiye ile ilişkilerin geleceğini ve savunma ile ticaret politikalarını etkileyecek.
ABD'de yapılan ara seçimler, yalnızca Donald Trump'ın Kongre'deki siyasi gücünü değil, Türkiye ile Washington arasındaki ilişkilerin geleceğini de yakından ilgilendiriyor. F-35 ve CAATSA yaptırımlarından ticaret politikalarına, Suriye'den Orta Doğu'daki gelişmelere kadar pek çok başlık yeniden gündeme gelebilir. Peki ABD'deki yeni siyasi tablo Türkiye için ne anlama geliyor?
ABD'de sandıkların kapanmasıyla birlikte gözler Washington'daki yeni siyasi dengelere çevrildi. Ancak 3 Kasım'da gerçekleştirilen ara seçimlerin sonuçları yalnızca Amerikan siyasetinin geleceğini değil, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin seyrini de direkt etkiliyor.
Savunma sanayisinden F-35 ve CAATSA yaptırımlarına, ticaret politikalarından Suriye ve Orta Doğu'daki gelişmelere kadar pek çok başlıkta Kongre'nin yeni dağılımı belirleyici olabilir. ABD Kongresi'nin dış politika, savunma harcamaları ve yaptırımlar üzerindeki yetkileri düşünüldüğünde, Washington'daki siyasi değişimin Ankara'ya olası yansımaları da araştırılıyor oluyor.
Türkiye-abd İlişkilerinde F-35 ve Caatsa Düğümü Yeniden Gündeme Gelebilir
Türkiye ile ABD arasındaki en önemli savunma başlıklarından biri F-35 savaş uçağı programı ve CAATSA yaptırımları. Türkiye'nin 2019 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından Washington, Türkiye'yi F-35 programından çıkarmış ve 2020 yılında CAATSA kapsamında yaptırımlar uygulamıştı.
ABD Kongresi Araştırma Servisi'nin (CRS) 20 Ağustos 2026 tarihli Türkiye raporuna göre Ankara, F-35 savaş uçaklarını yeniden satın almayı ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasını istiyor. Ancak ABD yasalarındaki mevcut düzenleme, Türkiye'nin Rus yapımı S-400 sistemine sahip olmaması şartını F-35 transferi açısından belirleyici kılıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye F-35 satışına açık kapı bırakmasına rağmen Kongre'deki bazı üyelerin bu konuda çekinceleri bulunuyor. Dolayısıyla ara seçimlerin ardından oluşacak yeni siyasi dağılım, savunma iş birliğine ilişkin tartışmaların seyrini etkileyebilir.
Burada dikkat çeken ayrıntı ise şu: F-35 meselesi yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik görüşmelerle çözülebilecek bir konu değil. ABD'deki yasal düzenlemeler ve Kongre'nin tutumu da sürecin önemli parçaları arasında yer alıyor.
Gündem kategorisinden bir başka haber:
ABD'NİN TİCARET POLİTİKASI TÜRKİYE'YE NASIL YANSIYABİLİR?
Ticaret politikaları ve gümrük vergileri
Seçimlerin Türkiye açısından bir diğer önemli boyutunu ekonomi oluşturuyor. ABD'nin gümrük tarifeleri, dış ticaret düzenlemeleri ve yatırım politikaları, Türkiye'deki ihracatçıları ve ABD ile ticaret yapan şirketleri doğrudan ilgilendiriyor.
ABD Ticaret Temsilciliği'nin 28 Temmuz 2026 tarihli Federal Register duyurusunda, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı ekonomilerden ithal edilen ürünlere yönelik yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi kararı yer aldı. Belirli ürünler için istisnalar da düzenlemede belirtildi.
Ara seçimlerin ardından Kongre'de oluşacak yeni tablo, ticaret düzenlemelerinin denetlenmesi ve yeni yasal adımların gündeme gelmesi bakımından değer arz edebilir. Ancak gümrük tarifelerinin seçim sonuçlarıyla kendiliğinden değişmesi beklenmemeli. Bu konuda başkanın yürütme yetkileri ve mevcut ticaret mevzuatı da belirleyici.
Suriye ve Orta Doğu'daki Dengeler Türkiye'yi Yakından İlgilendiriyor
ABD seçimlerinin Türkiye açısından en önemli dış politika başlıklarından biri de Orta Doğu. Özellikle Suriye, İran ve Gazze konusunda Washington'ın izleyeceği politikalar, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve diplomasi gündemiyle doğrudan bağlantılı.
ABD Kongresi Araştırma Servisi'nin raporunda, Washington ile Ankara'nın Suriye, İran, Ukrayna ve Gazze konularında diplomatik temaslarını sürdürdüğü belirtiliyor.
Raporda ayrıca Ocak 2026'da Suriye hükümet güçlerinin daha önce SDG'nin kontrolünde bulunan kuzey bölgelerde hakimiyet kurmasının ardından ABD'nin SDG ile ortaklığının fiilen sona erdiği aktarılıyor. Bu gelişme, iki ülke arasında uzun süredir tartışma konusu olan Suriye başlığında yeni bir döneme işaret ediyor.
Kongre'deki yeni siyasi dengeler, ABD'nin bölgedeki askeri varlığı, güvenlik yardımları ve dış politika önceliklerinin belirlenmesinde etkili olabilir. Bu nedenle seçimlerin sonuçları, Türkiye'nin sınır güvenliği ve Suriye'nin geleceğine ilişkin gelişmeler açısından da önem taşıyor.
Gündem kategorisinden bir başka haber:
WASHINGTON'DAKİ YENİ DENGE TÜRKİYE İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
ABD ara seçimlerinin Türkiye açısından önemi, tek bir siyasi partinin güç kazanmasından çok, Washington'daki karar alma mekanizmasının nasıl şekilleneceğinde yatıyor.
Kongre'de çoğunluğun değişmesi; savunma anlaşmalarının, yaptırımların, dış yardımların ve ticaret politikalarının daha fazla tartışılmasına neden olabilir. Özellikle F-35 programı, CAATSA yaptırımları ve Suriye politikası gibi uzun süredir gündemde olan konularda Kongre'nin yaklaşımı yakından izlenecek.
Bununla birlikte ABD Başkanı'nın yürütme yetkileri devam ediyor. Dolayısıyla ara seçimler, Türkiye-ABD ilişkilerinde otomatik bir değişim anlamına gelmiyor. Asıl belirleyici olan, Beyaz Saray ile Kongre arasındaki yeni güç dengesinin Ankara-Washington hattındaki mevcut sorunların çözümünü kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağı olacak.
Haberi Derleyen: Yorumla Haber Merkezi
Yorumla Haber Merkezi, kurumların açıklamaları ve gün içindeki gelişmeleri derleyerek okurlara aktaran haber masasıdır. Düzeltme ve bilgi talepleri için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.















