29 Eylül Dünya Kalp Günü'nde Uzmanlardan Kritik Uyarı: Kalp Krizi Türkiye'de 10 Yıl Daha Erken Görülüyor
Dünya Kalp Günü'nde uzmanlar, kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için erken tarama ve yaşam tarzı değişikliklerinin hayati önem taşıdığını belirtti.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon insanın ölümüne yol açan kalp ve damar hastalıkları, tüm ölümlerin yaklaşık üçte birini oluştururken, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 28'i bu nedenlerden kaynaklanıyor.
Erken Yaşlarda Kalp Krizi Vakaları Artıyor
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. R. Emre Altekin, 29 Eylül Dünya Kalp Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, Türkiye'de kalp krizinin Avrupa ülkelerine kıyasla ortalama 10 yıl daha erken görüldüğüne dikkat çekti.
Geçmişte koroner kalp hastaları arasında 40 yaş altı oran yüzde 10 ila 15 seviyesindeyken, son yıllarda bu oran yüzde 15 ila 20 aralığına yükseldi. Kalp krizi geçirenlerin yaklaşık yüzde 18'i 50 yaşın altında, yüzde 11'i ise 45 yaşının altında yer alıyor.
Risk Faktörleri ve Yüksek Riskli Gruplar
Dünya genelinde 30 ila 79 yaş arası 1,4 milyar yetişkinde görülen hipertansiyonun yalnızca yaklaşık yüzde 23'ü kontrol altında tutulabiliyor. Uzmanlar, 40 yaşını beklemeden risk faktörlerinin denetlenmesi ve gerektiğinde tarama yaptırılmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.
40 yaş ve üzeri bireyler, hipertansiyon, diyabet veya yüksek kolesterolü bulunanlar, fazla kilolu ya da obez kişiler, sigara ve tütün ürünü kullananlar, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar, hareketsiz yaşam sürenler, menopoz sonrası kadınlar ve kronik stres altında yaşayanlar yüksek risk grubunda yer alıyor.
Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Koruyucu Önlemler
Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon ve diyabet gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla kardiyovasküler olay riskinin yüzde 30 ila 40 oranında azaltılabileceği belirtiliyor.
Bu kapsamda tütün ürünlerinin tamamen bırakılması, kalp dostu beslenme düzenine geçilmesi, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapılması ve sağlıklı vücut ağırlığının korunması büyük etki sağlıyor.
Sistem Düzeyinde Alınması Gereken Tedbirler
Ulusal kardiyovasküler sağlık planlarının hayata geçirilmesi, tuz ve trans yağ azaltma politikalarının uygulanması, tütün kontrolünün sıkılaştırılması ve temel ilaçlara erişimin güçlendirilmesi toplumsal sağlık açısından elzem görülüyor.
"40 yaşını beklemeden risk faktörlerini kontrol etmek ve gerektiğinde tarama yaptırmak hayati önem taşımaktadır."

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Emre ALADAĞ, dijital medya teknolojileri ve internet gazeteciliği alanında derinlemesine uzmanlığa sahiptir. Bilgi teknolojileri ile habercilik pratiklerini profesyonelce birleştiren ALADAĞ; dijital dönüşüm, yazılım trendleri ve teknoloji dünyasındaki güncel gelişmeleri teknik bir hassasiyetle analiz etmektedir. Yayıncılık etiği ve doğruluk ilkelerinden taviz vermeyen profesyonel yaklaşımıyla, karmaşık dijital süreçleri okuyucular için anlaşılır, stratejik ve güvenilir içeriklere dönüştürmektedir.