Sağlık, eğitim ve bakım hizmetlerinde yaşanan maliyet artışları, yan hakların ekonomik değerini yukarı çekerken, çalışanlar artık çok daha fazla esneklik ve seçim hakkı talep ediyor. Ekonomist dergisinin 30 Ağustos - 12 Eylül 2026 tarihli sayısında yer alan bilgilere göre, özellikle genç kuşaklar yan hakları kurumların çalışanlarına yaklaşımını yansıtan temel bir politika olarak görüyor.
İş Yaşamı ve İnsan Kaynağı Riskleri
Şirketler cephesinde ise çalışan sağlığı, tükenmişlik oranları ve iş-yaşam dengesinin verimlilik ile iş gücü kaybına etkileri çok daha net bir şekilde görülmeye başlandı. Bu durum, yan hakların yalnızca destekleyici bir unsur olmaktan çıkıp, insan kaynağı risklerini yönetmeye yarayan kritik ve stratejik bir araca dönüşmesini sağladı.
Bütünsel Yaklaşım ve Küresel Araştırmalar
Gelişen trendleri yakından izleyen kurumlar, sunulan destekleri eş ve çocukları da kapsayacak biçimde genişletiyor. Küresel danışmanlık şirketi WTW’nin 100’den fazla ülkede 5 bin 538 kuruluşla gerçekleştirdiği ve 24 milyondan fazla çalışanı temsil eden 2025 Yan Haklar Trendleri araştırmasına göre, şirketlerin yüzde 20’si aile desteğini önümüzdeki üç yıl içinde geliştirmeyi veya iyileştirmeyi hedefliyor.
Çalışanın yaşamını bir bütün olarak ele alma ihtiyacına dikkat çeken kurumsal esenlik çözümü Wellbees’in CEO’su Melis Abacıoğlu, mesai saatleri dışında yaşanan stresin iş yaşamına taşındığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Hayata dair kararlarımız her ne kadar bireysel görünse de günlük yaşamda bunların çoğunu ailelerimizle birlikte uyguluyoruz. Yakın çevrenin etkisini psikolojik esenlikte de görüyoruz. Wellbees’in 2025 verilerine göre psikolojik destek başvurularında evlilik ve ilişkiler yüzde 19,8 ile ilk sırada yer alırken ebeveyn-çocuk ilişkileri de başvuru nedenleri arasında bulunuyor. Bu nedenle şirketler aile esenliğini de gündeme alıyor."
Kamuda Esenlik Standartları Belirlendi
Türkiye’de esenlik alanında kamu tarafında da dikkat çekici adımlar atıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği geçtiğimiz temmuz ayında yürürlüğe girdi. Bu yönetmelikle esenlik merkezleri ve ünitelerinde sunulacak hizmetlerin çerçevesi netleştirilirken, beslenme, fiziksel aktivite, psikolojik destek ve uyku sağlığı gibi kritik alanlar da yasal kapsama alındı.
Süreci değerlendiren Melis Abacıoğlu, kamunun standart oluşturma çabasıyla şirketlerin aile odaklı genişlemelerinin birbirini tamamladığını vurgulayarak,
"Bu iki gelişme, esenliğin Türkiye’de hem çalışma hayatında hem de günlük yaşamda daha fazla yer bulduğuna işaret ediyor. Biz de 100’ü aşkın ülkede hizmet veren bir şirket olarak aile esenliğinin ülkemizde ve yurt dışında giderek daha fazla önem kazandığını ve yan haklar arasına girdiğini gözlemliyoruz."
Kurumların Sunduğu Aile Destekleri
Güncel uygulamalar kapsamında şirketlerin hayata geçirdiği başlıca aile destek mekanizmaları arasında şunlar yer alıyor:
• Psikolojik destek, beslenme, spor ve egzersiz danışmanı gibi imkanların eş ile çocukların kullanımına açılması
• Aile bireylerinin faydalanabileceği sağlıklı yaşam ve kişisel gelişim içerikleri
• Çalışanların aileleriyle birlikte katılım sağlayabildiği sağlıklı yaşam programları ve etkinlikleri
• Anne ve babaların çocuklarıyla daha nitelikli zaman geçirebilmesine imkan tanıyan ebeveyn izinleri
• Çocukların eğitim ve bakım masraflarına yönelik finansal ve sosyal destekler

