PİYASALAR:
18-ayar-altin5.201,6614-ayar-altin4.061,57gram-has-altin7.129,70Bulgar Levası28,86Dolar48,12Cumhuriyet Altını47.838,00Ons Altın4.631,86Gümüş105,94Euro56,11Sterlin65,50İsviçre Frangı59,75Gram Altın7.165,53Çeyrek Altın11.650,30Yarım Altın23.300,61Tam Altın46.458,70Ata Altın48.168,84Kuveyt Dinarı156,14AZN28,31BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,0018-ayar-altin5.201,6614-ayar-altin4.061,57gram-has-altin7.129,70Bulgar Levası28,86Dolar48,12Cumhuriyet Altını47.838,00Ons Altın4.631,86Gümüş105,94Euro56,11Sterlin65,50İsviçre Frangı59,75Gram Altın7.165,53Çeyrek Altın11.650,30Yarım Altın23.300,61Tam Altın46.458,70Ata Altın48.168,84Kuveyt Dinarı156,14AZN28,31BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,00

Borsa İstanbul’da 2026 ikinci çeyrek bilanço sezonu: 10-19 Ağustos takvimi

Borsa İstanbul’da 2026 ikinci çeyrek bilanço sezonu başladı; solo raporlar 10 Ağustos, konsolide raporlar 19 Ağustos’ta geliyor.

Emre Aladağ
Yayınlanma
Güncelleme
5 DkOkuma Süresi
Borsa İstanbul’da 2026 ikinci çeyrek bilanço sezonu: 10-19 Ağustos takvimi

Borsa İstanbul’da 2026 ikinci çeyrek bilanço sezonu başlarken yatırımcıların odaklanacağı kalemler

Borsa İstanbul’da (BİST) 2026 ikinci çeyrek bilanço sezonu başladı. Konsolide olmayan (solo) sonuçlarda son gönderim tarihi 10 Ağustos, konsolide sonuçlarda 19 Ağustos olarak belirlendi. Bu takvim, sonuçlar açıklanmadan önce beklentilerin netleşmesine ve piyasanın ayrışma zeminini daha erken fiyatlamasına imkan tanıyor.

Ekonomist’in 02-15 Ağustos 2026 tarihli sayısında GCM Yatırım Araştırma Müdürü Kudret Ayyıldır, ikinci çeyrek finansallarının sıkı para politikasının bilançolar üzerindeki etkilerini daha görünür kılacağı bir döneme işaret ettiğini söyledi. Ayyıldır, yüksek finansman maliyetleri ve iç talepteki yavaşlamanın operasyonel kârlılığı baskıladığını; nominal satış büyümesi ile reel kârlılık arasındaki farkın daha belirgin hale gelmesinin beklendiğini belirtti. İhracat kabiliyeti yüksek, fiyatlama gücünü koruyan ve nakit akışını sağlıklı yönetebilen şirketlerin ise sektörlerinden olumlu ayrışabileceğini öngördü.

Kudret Ayyıldır, bu bilanço döneminde sadece satış gelirleri ve net kârın değil; FVAÖK marjı, serbest nakit akışı, net borç/FVAÖK oranı, işletme sermayesi yönetimi ve şirketlerin yılın kalanına ilişkin beklentilerinin de yatırımcıların takip edeceği başlıklar arasında olduğunu vurguladı. Ayyıldır, ikinci çeyrekte Ortadoğu’da artan jeopolitik risklerin özellikle enerji fiyatları, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinden şirketlerin maliyet yapısını etkilediğini kaydetti.

Jeopolitik gelişmelerin maliyet ve gelir kalemlerine yansıma biçimleri

Deniz Yatırım Strateji ve Araştırma Ekibi’nin çıktılarına göre, ikinci çeyrekte takibindeki şirketler üzerinde Ortadoğu’daki jeopolitik gelişmelerin farklı yansımaları oldu. Kudret Ayyıldır’ın değerlendirmesinden ayrı olarak, bazı grupların ilk çeyreğin son dönemecinde sınırlı pozitif katkı sağlarken ikinci çeyrekte gecikmeli etkileri daha fazla hissettiği; bazı gruplarda ise negatif yansımaların benzer patikada gerçekleştiği ifade edildi.

Örnek olarak Deniz Yatırım, petrokimya sektöründe yer alanların Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma ve artan fiyatlardan iş yapma şekilleri ve bölgedeki konumlanmaları kaynaklı pozitif etkilenebildiğini aktardı. Havacılık tarafında ise iptal edilen ve ertelenen uçuşlar, artan girdi maliyetleri ve yavaşlayan trafiğin negatif baskı unsuru olduğunu söyledi. THY örneğinde ise ertelenen ve iptal edilen bölge şirketlerinin uçuşları nedeniyle farklı coğrafyalara kaydırılan trafiklerin sonucunda pozitif çıktılar da görülebildiğini ifade etti.

Sanayide reel kârlılık ayrışması ve bankacılıkta marj baskısı

İş Yatırım, ikinci çeyrekte reel bazda yıllık net kâr ve FVAÖK büyümesinin TL’nin reel değerlenmesi, zayıflayan talep koşulları ve rekabet baskılarıyla mücadele eden sanayi şirketleri arasında nadir görüleceğini belirtti. Buna karşılık savunma, emtia ve içecek şirketlerinin bu tablonun istisnası olabileceğine dikkat çekti.

İş Yatırım’a göre Garanti BBVA Yatırım ise net ertelenmiş vergi yükümlülüğü taşıyan ve sanayi sicil belgesiyle fiilen üretim yapan şirketlerde tek seferlik net kâr artışı görülebileceğini dile getirdi. Böylece ikinci çeyrekte kârlılığın kalitesinin ve sürdürülebilirliğinin ayrışabileceğini söyleyerek yatırımcıların bu ayrımı gözetmesi gerektiğini vurguladı.

Bankalarda çeyreksel daralma beklentisi: toplam kâr ve temel sürükleyiciler

Şeker Yatırım, takip ettiği Akbank, Albaraka Türk, Garanti BBVA, İş Bankası, Halkbank, TSKB, Vakıfbank ve YKB’nin ikinci çeyrek net kârının toplamda çeyreksel %26,7 daralarak 89 milyar 53 milyon TL’ye gerilemesini bekliyor. Şeker Yatırım Bankacılık Analisti Mücahid Yıldırım, bu çeyrekte swap fonlama maliyetlerindeki artışın sürüklediği marj daralması ile yükselen kredi risk maliyetinin kârlılığı baskıladığını, komisyon gelirlerindeki güçlü büyümenin düşüşü kısmen telafi ettiğini öngördüğünü aktardı.

Yıldırım’a göre kamu bankaları yıllık bazda güçlü kâr artışıyla ayrışabilir; çeyreklik daralma ise en belirgin İş Bankası ile YKB’de görülebilir.

Hangi şirketlerde kârlılık sürprizi, hangilerinde zayıf sonuç riski?

Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Ali Kerim Akkoyunlu, ikinci çeyrekte kârlılığı yukarı çeken unsurlara sahip şirketlerde daha güçlü finansalların açıklanabileceğini söyledi. Akkoyunlu, iyi tarafta Tüpraş, Petkim ve Aygaz’ın daha güçlü ürün marjları, stok kârları ve ertelenmiş vergi geliriyle kârlılıklarında belirgin iyileşme beklediğini ifade etti.

Sağlık sektörü şirketleri için muayene ücretlerindeki artış ve operasyonel verimlilikteki iyileşmenin; Coca-Cola İçecek için güçlü uluslararası hacim büyümesi, sağlam marjlar ve kuvvetli nakit yaratımının destekleyici olacağını belirten Akkoyunlu, İndeks Bilgisayar’ın yeni distribütörlük anlaşmalarıyla hacim ve pazar payı kazanımları ile olumlu baz etkisinin de katkı sağlayacağını söyledi. Erdemir’de ikinci çeyrekte ton başına FVAÖK’teki toparlanmanın sürmesinin beklenebileceğini, Brisa’da ise geçen yılın düşük bazının etkisiyle yıllık bazda daha güçlü sonuç beklendiğini ekledi.

Rönesans Gayrimenkul’de kira gelirlerindeki artış, Türk Altın ile Türk Metal’de altın fiyatlarındaki yıllık artış ve üretim hacmindeki yükselişle güçlü sonuçlar görülebileceğini aktaran Akkoyunlu, negatif tarafta ise Ülker’in zayıf satış hacimleri nedeniyle beklentilerin altında sonuçlar açıklayabileceğini belirtti. Çimsa ve OYAK Çimento’da zayıf yurt içi talep, Akçansa’da güçlü yurt içi satışlara rağmen tek seferlik bakım giderleri nedeniyle zayıf sonuç öngörüldüğünü kaydetti.

Otomotiv sektörü genelinde satış hacimleri üzerindeki baskının devam etmesi ve kârlılık kalitesinin zayıf kalmasının beklendiğini ifade eden Akkoyunlu, Türk Traktör’de satış hacimlerinin kapasite kullanım oranını artıracak seviyelere ulaşamaması nedeniyle operasyonel kârlılıkta bozulmanın sürebileceğini söyledi. Aksa Enerji ile Galata Wind’de yurt içi elektrik fiyatlarındaki zayıflık nedeniyle yıllık bazda daha düşük kârlılık beklenirken, Enerjisa’da daha güçlü finansalların gündemde olduğunu belirtti.

ABD-İran savaşı nedeniyle havacılıktan zayıf sonuçlar görülebileceğini, TAV’ın ise Almatı Havalimanı ve BTA operasyonlarının güçlü performansıyla sektörden pozitif ayrışabileceğini değerlendiren Akkoyunlu; Arçelik’te zayıf tüketici talebi ve artan promosyon faaliyetleri nedeniyle zayıf, T. Şişecam’da kimyasallar segmentindeki süren zayıflıkla beklentilerin altında finansalların gelebileceğini aktardı.

Takvim, kârlılık kalitesi ve sonuç zamanlaması: yatırımcı için okuma çerçevesi

Bu haber, bilanço döneminde hangi göstergelerin kârlılık olarak değerlendirilip hangilerinin kârlılık kalitesi sorusunu işaret ettiğini çerçevelemesiyle yatırımcıların karşılaştırmalı okuma yapmasını destekliyor. Solo ve konsolide raporların 10 Ağustos ve 19 Ağustos tarihlerindeki teslim takvimi, piyasanın hangi günlerde hangi açıklamaları beklediğini netleştiriyor. Böylece yatırımcılar şirketlerin satış-marj-nakit akışı hattında performansını daha tutarlı biçimde izleyebiliyor.

Haberin EditörüYönetici

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Emre ALADAĞ, dijital medya teknolojileri ve internet gazeteciliği alanında derinlemesine uzmanlığa sahiptir. Bilgi teknolojileri ile habercilik pratiklerini profesyonelce birleştiren ALADAĞ; dijital dönüşüm, yazılım trendleri ve teknoloji dünyasındaki güncel gelişmeleri teknik bir hassasiyetle analiz etmektedir. Yayıncılık etiği ve doğruluk ilkelerinden taviz vermeyen profesyonel yaklaşımıyla, karmaşık dijital süreçleri okuyucular için anlaşılır, stratejik ve güvenilir içeriklere dönüştürmektedir.