Bakan Tekin'den ortak sınav ve eğitim gündemi değerlendirmesi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ortak sınavların iki yıldır pilot olarak uygulandığını belirterek eğitim gündemine dair açıklamalarda bulundu.

ERZURUM / TEKHA
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ülke genelinde uygulanacak ortak yazılı sınavların yeni bir karar olmadığını, uygulamanın iki yıldır pilot olarak sürdürüldüğünü belirtti. Tekin, ortak sınavlarla okullar arasındaki not farklılıklarının önüne geçmeyi ve eğitim kalitesini objektif ölçütlerle değerlendirmeyi amaçladıklarını belirtti.
Erzurum’da gazetecilerle bir araya gelen Bakan Tekin, eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları cevapladı.
Gastronomi Liseleri Bölgesel Kültürü Eğitimle Buluşturacak
Gastronomi Liselerinin Bölgesel Eğitime Katkısı
Gastronomi liselerinin, bölgelerin yemek kültürünü kayıt altına alarak literatüre kazandıracağını ifade eden Tekin, bu okulların yöresel yemeklerin hazırlanışını ve sunumunu öğretmenin yanı sıra bölge turizmine katkı sağlamayı hedeflediğini ifade etti.
Tekin, “Bizim diğer okullarımız standarttır. Anadolu lisesi dediğinizde Çanakkale’deki de Kars’taki de aynı programı uygular. Meslek liseleri de aynıdır. Ama yedi tane gastronomi lisesinin yedisinin de müfredatı ayrı, bulunduğu coğrafyanın kültürüne ilişkin.” diye konuştu.
“Lise Öğrenciliğiyle Alakası Olmayan İki Kişi Okulun Duvarına Pankart Asmış”
İstanbul’da gerçekleştirdiği ziyaret öncesinde bir okulda pankartlı gösteri düzenlenmesi ve olayın ardından iki öğrencinin tutuklandığı yönündeki haberler hakkında da konuşan Tekin, söz konusu olayla ilgili herhangi bir şikayette bulunmadığını söyledi.
İstanbul ziyaretinde İl Milli Eğitim Müdürü ile bazı çalışmaları yerinde incelemek üzere okulun bulunduğu alana gittiklerini belirten Tekin, Bakanlığa tahsis edilen köşkün nasıl değerlendirileceğini görmek istediklerini kaydetti. Köşkü incelediği sırada okul pencerelerinden öğrencileri gördüğünü anlatan Tekin, öğrencilerin daveti üzerine okulu da ziyaret ettiğini ifade etti.
İki sınıfta öğrencilerle sohbet ettiğini ve fotoğraf çektirdiğini belirten Tekin, “Okulla ilgili değerlendirmeler yaptık. Gençlerle sohbetimizi yaptık, fotoğraf çektirdik. Sonra da okuldan ayrıldım. Ne bir protesto gördüm, ne protesto eden herhangi bir pankart gördüm ne de öğrencilerle aramızda bu türden algılanmaya müsait nahoş bir durum oldu.” ifadelerini kullandı.
Olayın, ziyaretinden önceki gece yaşandığına ilişkin bilgilerin kendisine daha sonra ulaştığını aktaran Tekin, şu açıklamada bulundu:
“Lise öğrenciliğiyle alakası olmayan iki kişi önceki gece saat 01.30’da okulun duvarına bir pankart asmışlar. Okulların güvenliği bu kadar gündemdeyken okula birisi gece illegal biçimde giriyor. Protesto hakkı, gecenin bir vakti okula gizlice girerek böyle bir şey yapmak değildir.
Doğal olarak sabah güvenlik kameraları da incelenmiş. Biz oraya gittiğimizde zaten bu tespit edilmiş, pankart kaldırılmış ve pankartı biz görmedik. Okul idaresi de bize pankartla ilgili bir şey söylemedi. Pankart indirilmiş ve güvenlik kamerası kayıtlarından bunu kimin yaptığına dair emniyet kendi çalışmasını yapmış.”
“Ders Kitabında Benim Fotoğrafım Yok”
Pankartı astığı belirtilen kişilerin üniversite öğrencisi olduğunu ve söz konusu lisede hiç eğitim görmediğini bildiren Tekin, olayın siyasi parti aidiyetiyle gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Tekin, “Daha da tuhafı, siyasi parti aidiyetiyle gidiyorlar. Okullara siyaset sokmayacağız diyoruz, partilerin bu tür amblemlerini engelliyoruz zaten. Polis oraya pankartı asanların başka tür bir güvenlik problemine sebebiyet verecek bir şey yapmadıklarını nereden bilecek? Olay şikayete bağlı değil. Resen soruşturma başlatılmış, olaydan benim haberim yok. Olayı gerçekleştirenlerin o liseyle alakası yok. Sonra birileri çıkıyor, ‘Bakan şikayet etti.’ diyor. Yalan. Bu yalanı söyleyenleri ispatlamaya davet ediyorum.” dedi.
Ders kitaplarında kendi fotoğrafının bulunduğu yönündeki iddialara da yanıt veren Tekin, sosyal medyada gördüğü örneğin ders kitabı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
Eğitim kategorisinden bir başka haber:
“Ders kitaplarında Bakanın fotoğrafı olur mu? Bu nasıl bir mantık, nasıl bir yalan? Bir tane örnek var, sosyal medyada gördüm. O da Türk Dünyası Kültür Atlası. O bir ders kitabı değil. Ders kitabı olmadığı için orada benim yazdığım bir takdim yazısı var. Bu kitabı ders kitabı olmamasına rağmen niye dağıttığımızı anlattığım bir sayfalık yazı var. Ders kitaplarının standardı belli. Bir ana kapak var, arka kapak, İstiklal Marşı’mız. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, Atatürk. Kitaplar bu, bizim yönetmelikte bu zaten. Ders kitabında benim fotoğrafım yok.”
Okullarda Güvenlik Tedbirleri Bölgelere Göre Belirleniyor
Okullarda Alınan Güvenlik Önlemleri ve Tedbirler
Okul güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, bütün okullara polis görevlendirmek gibi bir düşüncelerinin olmadığını, güvenlik önlemlerinin pedagojik ve akademik ilkeler doğrultusunda belirlendiğini söyledi.
Okullarda uygulanacak asgari güvenlik standartlarının oluşturulduğunu aktaran Tekin, güvenlik kamerası kayıtları ve acil durum butonlarının da bu tedbirler arasında bulunduğunu belirtti. Okulun bulunduğu bölgenin özelliklerine göre ihata duvarlarının yüksekliği ve turnike sistemi gibi farklı uygulamaların devreye alındığını ifade etti.
Tekin, her okula turnike sistemi kurulmasının doğru olmayacağını belirterek, okulun çevresindeki iş yerleri, hastaneler ve insan yoğunluğu gibi unsurların dikkate alındığını söyledi. Bakanlık olarak okulları bulundukları bölgelere göre kategorilere ayırdıklarını kaydetti.
Maksimum güvenlik tedbirleri kapsamında İçişleri Bakanlığıyla çalışma yürüttüklerini belirten Tekin, sürekli polis bulunması gereken okulların tespit edildiğini bildirdi. Bu uygulamanın her yıl yapıldığını, bu yıl ise yedi bakanlığın birlikte çalışma yürüttüğünü ifade eden Tekin, şöyle konuştu:
“Maksimum tedbirler içerisinde okulun bulunduğu bölge itibarıyla İçişleri Bakanlığıyla konuştuk. Sürekli bir polisin bulunması gereken okulları tespit ettik. Zaten bu her yıl yaptığımız çalışmaydı. Bu yıl yedi bakanlık birlikte yapmış olduk. O okullarda da 24 saat usulü bekleyen veya okul açık olduğunda bekleyen polis örneğinde olduğu gibi güvenlik tedbirlerini, her okulumuzu bu açılardan değerlendirdik. O tedbirlerimizi de aldık.
Şubatta alınacak tedbirlere ilişkin bahsettiğim şey şuydu, istihdam usulüyle ilgili farklı bir yöntem üzerinde çalışıyoruz demiştik. O hala bütçe görüşmeleri esnasında üzerinde konuştuğumuz konu başlıklarından bir tanesi. Bu yıl için TYP üzerinden aldık. Önümüzdeki yılla ilgili, 2027 bütçesine nasıl koyacağımızı konuşuyoruz. 31 bin bahçe görevlisi var ama bahçe görevlileri bir polis değil sonuçta. Zaten silah taşıma ruhsatı ve benzeri de yok. Orada mevzuatla ilgili bazı konular var.”
Ortak Sınavlar İki Yıldır Pilot Uygulamayla Sürdürülüyor
Yoğunlaştırılmış yabancı dil programı uygulanan okul sayısının 1110’a ulaştığını açıklayan Tekin, birinci yabancı dilin yanı sıra haftada iki saatlik ikinci yabancı dil uygulamasının da hayata geçirileceğini bildirdi.
Ortak yazılı sınavların amacı hakkında bilgi veren Tekin, okullar arasındaki not ortalamaları ve üniversiteye girişte kullanılan ortaöğretim başarı puanları üzerinden yaşanan tartışmalara dikkati çekti. Özellikle özel okullarda notların yüksek gösterildiğine ilişkin iddiaların gündeme geldiğini belirten Tekin, ortak sınavlarla eğitim niteliğini objektif biçimde ölçmeyi hedeflediklerini söyledi.
Tekin, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Kamuoyunda, okullar arasında not ortalamasında, üniversiteye girişte kullanılan ortaöğretim ağırlık ortalaması üzerinden tartışmalar var, özel okulların not şişirmesi üzerinden tartışmalar var. Dedik ki okullarda eğitimin niteliğini objektif biçimde ölçebileceğimiz bir mekanizma oluşturmaya başlıyoruz. Bunu TEOG uygulanırken başlattık ve bunu yaygınlaştıracağız dedik. Ortak sınav uygulamaları devam etti. İki yıldır da pilot uygulama olarak zaten bunları yapıyoruz.
Bu yıl da bahsi geçen derslerde ortak sınav uygulamasına geçeceğimizi zaten söylemiştik. Bu yeni duyurduğumuz bir şey değil. Ben burada bir objektivite sağlamaya çalışıyorum. Sınavlar Milli Eğitim Bakanlığının müfredatından çıkıyorsa okul niye Milli Eğitim müfredatını uygulamıyor? Kendi yayınını satmak için bu olmaz kusura bakmasınlar.”
Eğitim kategorisinden bir başka haber:
Yapay Zeka Destekli Sistemle Sınav Sonuçları Takip Edilecek
Bakanlık Yönetim Sistemi kapsamında yapay zeka destekli geniş bir veri seti oluşturduklarını belirten Tekin, ortak sınav sonuçlarının da bu sisteme aktarılacağını söyledi. Veriler üzerinden okullardaki olası sorunların tespit edilerek gerekli adımların atılacağını ifade eden Tekin, “Buradaki ortak sınav notları oraya da yansıyacak ve dolayısıyla benim önüme anomaliler düşecek. Ben diyeceğim ki ‘X ilindeki bir okulda bir problem var.’ Bunları tespit edip gerekli adımları atacağız. Burada eğitimin niteliği açısından itiraz edecek bir şey yok.” açıklamasını yaptı.
10 Kasım’da sınav yapılmasına yönelik eleştirilere de yanıt veren Tekin, ortak yazılı sınav planlanmamış olsa da 10 Kasım haftasının okullarda yazılı sınavların yapılacağı hafta olduğunu belirtti.
İlkokullarda Sınıf Öğretmenliği Modeli Henüz Değerlendirme Aşamasında
İlkokullarda Sınıf Öğretmenliği Modeli Değerlendiriliyor
İlkokullarda dört yıllık sınıf öğretmenliği uygulamasının değişeceği yönündeki iddialara ilişkin de konuşan Tekin, dünyada uzmanlaşmaya dayalı farklı modellerin yaygınlaştığını ve bazı derslere branş öğretmenlerinin girmesi yönünde talepler bulunduğunu aktardı.
Öğretmenlerin görüşlerini aldıklarını belirten Tekin, ilkokul birinci ve ikinci sınıfların yaş grubu bakımından birbirine, üçüncü ve dördüncü sınıfların da kendi içinde benzer özellikler taşıdığını söyledi. Sınıf öğretmenlerinin bu gruplara göre ayrılmasının değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda öğretmenlerin fikirlerini aldıklarını kaydetti.
Tekin, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bir uzmanlaşma beklentisi var. Haliyle biz de öğretmenlerimize ‘Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?’ diye soruyoruz. An itibarıyla karar verdiğimiz, yapacağız dediğimiz bir konu değil. Bir öğretmenler odasında konuştuk, oradan haber olmuş. Orada da şöyle söyledik, ilkokul birler ve ikiler yaş grubu itibariyle birbirine daha yakın gruplar. Üç ve dörtler daha yakın gruplar. Dolayısıyla ilkokul sınıf öğretmenlerini bir ve ikiyi okutanlar, üç ve dördü okutanlar diye ayrılsa acaba nasıl olur, ne düşünüyor diye öğretmenlerimizin fikrini alıyoruz.
Bu henüz tartışma aşamasında. Bununla ilgili gerekirse Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz çalıştaylar yapar. Belki onun sonunda öğretmen arkadaşlar istemezlerse vazgeçilir. Yani bu konuya ilişkin Bakanlığımızdan somut, olgunlaşmış veya atılmış bir adım yok şu anda, bugünden yarına da yapılacak bir iş değil zaten.”
Tekin, Meta’ya açacakları davanın başvuru dilekçesinin de verileceğini, ilerleyen süreçte başka platformların da gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi.
Kaynak: TEKHA
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Buğra TAŞ, gündem analizi, kamu politikaları ve sosyal gelişmeler üzerine odaklanan araştırmacı bir editördür. Haber metinlerini oluştururken olayların toplumsal arka planını derinlemesine incelemeyi ilke edinen TAŞ, teyitli bilgiye dayalı ve şeffaf yayıncılık anlayışıyla okuyuculara güvenilir bir perspektif sunmaktadır.















