İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi, bir işçinin iş sözleşmesinin haksız yere feshedilmesine dair verdiği kararla dikkatleri üzerine çekti. Davacı işçi, haftanın 6 günü günde 12 saat çalışan, ulusal bayramlarda mesai yapan ve yıllık izin kullanamayan bir işçi olarak haklarını aramak üzere mahkemeye başvurdu. İşveren, çalışanın güveni kötüye kullanarak istifa ettiğini iddia etti.
Mahkeme Kararı ve Sonraki Gelişmeler
Mahkeme, işverenin iş sözleşmesini haklı bir sebep göstermeden feshettiğine hükmetti ancak bazı talepleri reddetti. Davacı işçiye ait hafta tatili alacağının ispatlanamadığını belirten mahkeme, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiğini kaydetti. Ayrıca, işçiye 24 günlük yıllık izin kullandırıldığı sonucuna vardı ve bakiye yıllık izin alacaklarının olmadığını belirtti. Kararın kesinleşmesinin ardından, Adalet Bakanlığı, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulundu.
Yapılan başvuruda, işçinin yıllık izin kullandığı tarihlere tekabül eden hafta tatili günlerinin izin süresinden sayılmayacağı ifade edildi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin işçiye ödenmesi gerektiğini belirterek, davacının yıllık izin hakkı ile ilgili bir değerlendirme yaptı.
Yargıtay'ın Değerlendirmesi
"Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı iş yerindeki çalışma süresine göre 28 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, dosya kapsamında bulunan yıllık izin belgelerine göre 12 Mart 2018-26 Mart 2018 ve 1 Haziran 2020-15 Haziran 2020 arasında toplam 28 gün yıllık ücretli izin kullandığı ancak bu tarihler arasında toplamda 4 hafta tatili günü bulunduğu, buna göre davacının kullanmadığı 4 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bakiye 4 günlük yıllık izin alacağının bulunduğunun kabulü gerekmektedir."
Yargıtay, yerel mahkeme kararını bozarak, işçiye ait kullanmadığı yıllık izin alacaklarının ödenmesi gerektiğini belirtti.
Haberin Editörü: Emre ALADAĞ