Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 2026 yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrencilerin barınma sorununa dikkat çeken Yeni Parti İzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen, temel problemin üniversite kontenjanları ile barınma kapasitesinin birbirinden bağımsız planlanması olduğunu belirtti.
Ösen’e göre mesele sadece yurt bulma zorluğundan ibaret değil; öğrencilerin yaşam maliyetleri de ağırlaşıyor. Yurt kapasitesi yetersiz kalınca öğrenciler özel yurtlara ve kiralık konutlara yöneliyor. Bu durum, yalnızca “yurt” arayışını değil, gelir düzeyiyle karşılanamayacak bir barınma maliyetini de gündeme getiriyor. İzmir’de Buca, Bornova ve Çiğli’de ortalama kiraların yüksekliği dikkate alındığında öğrencilerin tek başına ev tutmasının neredeyse imkânsız hale geldiğini ifade eden Ösen, bunun eğitim sürecini de etkilediğini söyledi.
Vakıfların kiralık taşınmazları yurt kapasitesine dönüştürülsün
Ösen, alternatif çözüm olarak Vakıfların kiralık taşınmazlarının öğrenci yurduna dönüştürülmesini önerdi. Kamuya ait ve atıl ya da düşük kapasiteyle kullanılan taşınmazların envanterinin çıkarılmasını da savunan Ösen, merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında iş birliği yaklaşımının önemini vurguladı. Ösen, merkezi hükümet ile belediyelerin birlikte çalışması halinde belediyelerin bina veya arsa sağlayacağını, merkezi yönetimin ise finansman ve işletme desteği sunacağını; böylece mevcut kamu varlıklarının bir bölümünün öğrenci barınmasına kazandırılabileceğini aktardı.
Ösen, ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kiraya çıkardığı çok sayıda binanın bulunduğunu belirterek, bu binaların kimin ne amaçla kullanacağı bilinmeyen alanlara fayda sağlamaktansa öğrenciler için nitelikli barınma merkezlerine dönüştürülebileceğini dile getirdi.
Barınma kapasitesi raporu: kontenjan, burs ve ulaşım uyumu
Kontenjan, yurt, burs, ulaşım ve istihdamın birbirinden kopuk politikalar olmaması gerektiğini söyleyen Ösen, her üniversite kenti için barınma kapasitesi raporu hazırlanması gerektiğini ifade etti. İzmir, İstanbul ve Ankara gibi yoğun öğrenci alan kentlerde kamu yurt yatırımlarının artırılmasının gerektiğini belirten Ösen, KYK burs ve kredilerin öğrencinin gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ösen, 3 bin lira düzeyindeki KYK bursunun öğrencinin ne barınma ne de temel diğer ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini vurguladı.
Kamu-özel anlaşmaları ve denetimle daha erişilebilir kontenjan
Özel yurt ücretleri konusunda daha güçlü bir denetim ve şeffaflık mekanizması kurulması gerektiğini dile getiren Ösen, öğrenci ve ailenin ödeyeceği ücret karşılığında hangi hizmetleri aldığını açık biçimde görebilmesi gerektiğini söyledi. Ösen, kamu tarafından özel yurtlarla kontenjan ve fiyat anlaşmaları yapılabileceğini de belirtti. Belirli standartları sağlayan özel yurtlara kamu desteği verilerek öğrenciler için daha erişilebilir kontenjan oluşturulmasının mümkün olduğunu ifade eden Ösen, devletin yalnızca kendi yurtlarını artırmakla kalmayacağını; özel kapasitenin de sosyal bir barınma politikasının parçası haline gelmesini sağlayabileceğini söyledi.
Kontenjanla barınma planlaması yeniden kurulmalı
Ösen’in değerlendirmesi, barınma sorununa çözümün yalnızca yurt yatırımlarını artırmakla sınırlı kalmaması gerektiği yönünde şekilleniyor. Üniversite kontenjanlarıyla barınma kapasitesinin uyumlu planlanması, kamu varlıklarının envanteriyle kapasite artışının hedeflenmesi ve kamu-özel iş birliklerinin kontenjan erişimini güçlendirmesi gerektiğini savunan Ösen, barınma maliyeti baskısının azaltılması için bütüncül yaklaşım çağrısında bulundu.

