17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yılında Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) Başkanı Selami Gürel, deprem dirençli kentlere dönüşüm sürecinde zaman kaybedilmemesi çağrısında bulunarak güvenli ve sürdürülebilir yapılaşmanın hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Deprem gerçeği için bugün atılacak adımların karşılığı yarın
Gürel, Marmara Depremi’nin acılarını ülke olarak hâlâ taşıdıklarını belirterek 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin de mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesi ve dirençli kentlerin oluşturulması konusunda daha fazla zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı. Bugün atılacak adımların, gelecekte yaşanabilecek depremlerin etkilerini azaltmada kritik olduğuna işaret etti.
TUCSA Başkanı Selami Gürel’e göre deprem konusu yalnızca belirli tarihlerde hatırlanan bir gündem olmaktan çıkarılmalı; güvenli yapılaşma sürekli bir kamu politikası olarak ele alınmalı. Gürel, “Depremi engelleyemeyiz ancak depremin yapılarda ve şehirlerde yaratacağı yıkımı azaltabiliriz. Güvenli şehirleri depremden sonra değil, deprem olmadan önce inşa etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Sürekli deprem ülkesiyiz diyoruz, evet bu doğru. Ancak doğru uygulamlar ile bu tanımdan uzaklaşıp, çelik gibi sağlam bir Türkiye demek mümkün”
Yapısal çelik mühendislik gerçeği olarak görülüyor
Gürel, güvenli yapılaşma ve kentsel dönüşüm sürecinde yapısal çeliğin endüstriyel üretim ve hızlı uygulama avantajlarıyla daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çeliğin geleneksel yöntemlere göre çok daha hafif bir malzeme olduğunu, bina ne kadar hafifse deprem sırasında üzerine binen yükün de o kadar azalacağını belirtti. Gürel’e göre bu durum “tercih ya da tartışma konusu” değil, mühendislik gerçeği.
Gürel, çelik yapıların yaygınlaşmasına ilişkin değerlendirmesinde “Dünyanın 7., Avrupa’nın 2. büyük çelik yapı üreticisi olan bir ülke” vurgusu yaptı. Çelik yapılarla sağlam, hafif, hızlı, güvenli ve sürdürülebilir yapılaşmaya geçmenin mümkün olduğunu, bunu hayata geçirecek üretime ve yetkinliğe sahip bir ülke olunduğunu ifade etti.
“Çelik, geleneksel yöntemlere göre çok daha hafif bir malzemedir. Bina ne kadar hafifse deprem sırasında üzerine binen yük o kadar azalır. Bu bir tercih ya da tartışma konusu değil, mühendislik gerçeğidir”
Kentsel dönüşüm hızında çelik kullanımına çağrı
Selami Gürel, kentsel dönüşüm ihtiyacının boyutuna dikkat çekti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bu hafta açıkladığı verilere göre 2012’den bu yana 2 milyon 761 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşüm kapsamına alındığını, bunun 2 milyon 378 bininin tamamlanmış durumda olduğunu aktardı. Gürel, bunun büyük bir güç olduğunu ancak önümüzde hâlâ büyük bir ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Kentsel dönüşümde çelik kullanımının artması için üretim kapasitesine, mühendislik bilgisine ve sanayi altyapısına sahip bir ülke olduklarını belirten Gürel, “Çelik kullanımının artması için hepimiz üstümüze düşeni yapmalıyız” çağrısında bulundu.
Özellikle okul, hastane ve yurt gibi toplumun en kritik anlarında güvenli şekilde sığındığı yapılarda çelik kullanımının göz ardı edilemeyecek bir öncelik olduğunu ifade etti. Gürel, çok katlı konut binaları başta olmak üzere bu yapılarda çelik karkaslı modüler yapı sistemlerinin yaygınlaşması ve çeliğin standart bir yapı malzemesi haline gelmesi gerektiğini söyledi.
Çelik, güvenliği deprem öncesinden güçlendiren bir yaklaşım
TUCSA Başkanı Selami Gürel, kentsel dönüşümü hızlandırırken güvenlikten, sürdürülebilirlikten ve mühendislik kalitesinden taviz verilmemesi gerektiğini vurguladı. Doğru tasarlanan ve doğru uygulanan çelik yapıları dönüşümde güvenliğin önemli unsurlarından biri olarak değerlendirdi. Gürel, “Çelik tercih değil, zorunluluktur” diyerek yaşanan depremlerde kaybedilen canları rahmetle andığını ve aynı kaybın bir daha yaşanmaması için bugün harekete geçilmesi gerektiğini ifade etti.

