Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkan Vekili Av. Cüneyd Altiparmak, bazı haber sitelerinin reklam alanlarında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın adı ve görselleri kullanılarak yayımlanan yanıltıcı reklamlara ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, söz konusu kullanımın kamuoyunda yanlış bir izlenim oluşturduğu, reklam alanlarında gerçek dışı yönlendirmeler ve algı operasyonu niteliğinde kullanımın dijital ortamda güveni zedelediği ifade edildi.
Altiparmak, yanıltıcı reklamların ekonomi ve piyasa açısından da risk doğurduğu bir ortamda dijital reklam ekosisteminde denetim ve doğrulama süreçlerinin daha görünür hale gelmesi gerektiğini belirterek, yurttaşların reklam içeriklerini farkında olmadan yanıltıcı yönlendirmelerin parçası haline gelebileceğine dikkati çekti.
Reklamlarda yanıltıcı kullanım ve izlenim etkisi
Altiparmak’ın yazılı değerlendirmesi, reklam alanlarında kamu kurumları ve yetkililerine ait ad, görsel ve çağrışımların kullanılmasıyla gerçeğe aykırı bir kanaatin kolaylıkla oluşturulabildiği gerçeğine dayanıyor. Reklam ile haber/duyuru ayrımının bulanıklaştığı alanların kamuoyunu yanlış bilgilendirme akışına sürükleyebildiği vurgulanıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın resim ve adının reklam formatında yer alması, özellikle kullanıcıların bağlantı tıklamasıyla birlikte farklı internet sayfalarına yönlendirilebilme ihtimalini de gündeme getiriyor. Altiparmak, bu tür mekanizmaların yanıltıcı etkiyi artırdığını, izinsiz ve uygunsuz kullanımın dijital itibar ile güvenlik boyutunu öne çıkardığını ifade ediyor.
Karahan’ın görevi ve “görevde olma” bağlamı
Fatih Karahan’ın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı olarak göreve başlaması, kamuya açık bilgiler kapsamında yer alıyor. Altiparmak’ın işaret ettiği yanıltıcı reklam riski, bu çerçeveyle birlikte değerlendirildiğinde yanlış izlenim üretme kapasitesini artıran bir uygulama türü olarak ele alınıyor.
Dijital reklam ekosisteminde denetim ihtiyacı
Altiparmak, reklam alanlarının yalnızca ticarî bir yüzey değil; kullanıcıyı yönlendirebilen bir etki alanı olduğunu belirterek yanıltıcı içeriklerin görünürlük kazanmasının güven sorununa dönüştüğünü ifade ediyor. Bu nedenle reklam yayınlayan dijital platformlarda içerik doğrulama ve izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Ekonomiyle ilgili konularda sahte ya da yanıltıcı görsel ve isim kullanımı, piyasa algısını etkileyebilecek bir dezenformasyon kanalı haline gelebilir. Altiparmak’ın açıklaması, bu riskin dijital reklam pratikleri üzerinden hızlı yayılabilmesi nedeniyle daha sıkı denetim ihtiyacını gündeme getiriyor.
Hukuki ve kurumsal çerçeve
Yanıltıcı bilgi üretmeye yönelik ihlallerin, Türkiye’de ilgili düzenlemeler ve kurumsal süreçler çerçevesinde ele alındığı belirtiliyor. Altiparmak’ın açıklamasında; reklam alanlarında kamuya mal olmuş kişi ve kurum kimliklerinin kötüye kullanımının yanıltıcı izlenim doğurma potansiyeli taşıdığına dikkat çekiliyor.
Bu kapsamda, reklam içeriklerinin doğruluğu ve dayanağı bakımından şeffaflığın artırılmasının; tüketici algısını ve dijital mecralardaki güveni korumada belirleyici olacağı ifade ediliyor.

