PİYASALAR:
18-ayar-altin4.994,8214-ayar-altin3.900,07gram-has-altin6.854,53Bulgar Levası28,93Dolar48,27Cumhuriyet Altını46.067,00Ons Altın4.439,80Gümüş103,55Euro55,98Sterlin65,43İsviçre Frangı59,68Gram Altın6.888,97Çeyrek Altın11.187,03Yarım Altın22.374,07Tam Altın44.611,29Ata Altın46.253,42Kuveyt Dinarı156,46AZN28,39BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,0018-ayar-altin4.994,8214-ayar-altin3.900,07gram-has-altin6.854,53Bulgar Levası28,93Dolar48,27Cumhuriyet Altını46.067,00Ons Altın4.439,80Gümüş103,55Euro55,98Sterlin65,43İsviçre Frangı59,68Gram Altın6.888,97Çeyrek Altın11.187,03Yarım Altın22.374,07Tam Altın44.611,29Ata Altın46.253,42Kuveyt Dinarı156,46AZN28,39BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,00

SWOT Hospitality CEO’su Mouhamad Hadla, “yemek kadar deneyimin” yeni ölçütünü anlattı

SWOT Hospitality CEO’su Mouhamad Hadla, misafirin bir restoranda mekânın hikâyesi ve atmosferi gibi deneyim unsurlarını aradığını söyledi.

Emre Aladağ
Yayınlanma
Güncelleme
4 DkOkuma Süresi
SWOT Hospitality CEO’su Mouhamad Hadla, “yemek kadar deneyimin” yeni ölçütünü anlattı

SWOT Hospitality CEO’su Mouhamad Hadla, “yemek kadar deneyimin” yeni ölçütünü anlattı

SWOT Hospitality CEO’su Mouhamad Hadla, misafirin bir restoranı yalnızca yemek kalitesiyle değil; mekânın hikâyesi, atmosferi, müziği, tasarımı ve o ana dair hissettiği deneyimle değerlendirdiğini söyledi. Hadla’ya göre bu bakış, aynı mutfak ürününü sunan konseptlerden ziyade markanın misafirde bıraktığı duyguyu merkezine alan bir kurguyla şekilleniyor. Bu yaklaşımda iki kültürün kesişiminden beslenen misafirperverlik anlayışı öne çıkıyor.

Hadla, Lübnan’da büyüyüp daha sonra Türkiye’ye gelmesinin, yemeğin, sofranın ve misafirperverliğin sosyal hayatın merkezinde olduğu Lübnan kültürünüyle Türkiye’nin benzer paylaşım ve sıcaklık anlayışını bir araya getirdiğini ifade ediyor. İstanbul’un çok kültürlü yapısının ve gastronomi potansiyelinin de bu hikâyeyi güçlendirdiğini belirten Hadla, sektörde kalmasını sağlayan temel motivasyonun insanlarda iz bırakacak deneyimlere imza atmak olduğunu vurguladı.

Restorandan önce hikâye: SWOT Hospitality’nin menü dışındaki kurgu anlayışı

SWOT Hospitality’nin çatısı altında Asil, Nemo, MykOrini, Piazzetta Italiana, Zasya ve Candy Candy gibi birbirinden farklı konseptlerin bulunduğu anlatılıyor. Her projenin merkezinde güçlü bir fikir ve bu fikrin misafirde yaratacağı duygu yer alıyor.

Bu anlayışta menü kadar mimari, müzik, servis, ışık, koku ve çalışanların misafirle kurduğu iletişim de markanın hikâyesinin bir parçası olarak konumlanıyor. MykOrini’de Ege ve Yunan adalarının paylaşım kültürü, Nemo’da su altı dünyasının yarattığı keşif duygusu, Candy Candy’de ise eğlence ve mutluluk öne çıkıyor. Hadla, SWOT’un büyüme stratejisindeki en kritik noktanın burada konumlandığını aktararak şirketin restoran sayısını artırmaktan çok marka dünyaları oluşturmayı hedeflediğini söyledi.

İstanbul’un gastronomi dışındaki potansiyeli: tasarım, eğlence, kültür ve deneyim

Hadla’ya göre İstanbul’un özel bir yeri bulunuyor. Şehrin; tarih, kültür, coğrafya ve ürün çeşitliliğinin aynı noktada buluştuğu, küresel gastronomi açısından güçlü bir yükseliş yaşayan bir yer olduğunu belirten Hadla, uluslararası gastronomi dünyasının İstanbul’a ilgisinin giderek arttığını ifade etti. Şeflerin, yatırımcıların ve işletmecilerin daha cesur projeler geliştirmesinin bu dönüşümü hızlandırdığını söyleyen Hadla, İstanbul’un geleceğini yalnızca gastronomi üzerinden okumadığını vurguladı.

Hadla’ya göre şehrin asıl potansiyeli gastronomi, tasarım, eğlence, kültür ve deneyimin aynı potada buluşmasında ortaya çıkıyor. Hadla, Türkiye’de fine dining’in geleceğine dair değerlendirmesinde, yeni nesil misafirin yalnızca yüksek ürün kalitesi ve kusursuz servis aramadığını; kendisini özel hissettiren bir atmosfer ve hikâye beklediğini aktardı. “İnsanlar bir restorandan ayrıldıklarında yedikleri yemeğin yanında o akşam nasıl hissettiklerini de hatırlıyor” dedi.

Nemo İstanbul’a geliyor: Tersane İstanbul hazırlığı ve hedeflenen ayrışma

SWOT Hospitality’nin Türkiye planlarında en somut başlık olarak Nemo öne çıkıyor. Antalya’da deneyim odaklı konseptiyle dikkat çeken Nemo’nun, şimdi Tersane İstanbul’a taşınmaya hazırlanacağı belirtiliyor. Hadla’ya göre bu kararın arkasında Antalya’daki misafirlerden alınan güçlü geri dönüşler bulunuyor.

Hadla’nın anlatımında İstanbul’da çıtanın daha yüksek olduğu ifade ediliyor. Başarılı bir restoranı başka bir şehre taşımaktan öte; İstanbul’un yoğun rekabet ortamında menüsü kadar tasarımı ve atmosferiyle de ayrışan bir deneyim hedeflendiği aktarılıyor. Tersane İstanbul’un tarihi dokusu ile Nemo’nun modern, su altından ilham alan karakterinin bir araya getirilmesi de bu stratejinin önemli parçalarından biri olarak gösteriliyor.

Türkiye tarafında İstanbul’un yanında Antalya’nın da stratejik önemini koruduğu belirtiliyor. Hadla, önümüzdeki dönemde bu iki şehir başta olmak üzere güçlü potansiyel gördükleri destinasyonları değerlendirmeye devam edeceklerini ifade etti. Ancak SWOT’un yolculuğunun artık Türkiye sınırları içerisinde kalmadığı kaydedildi.

Hedef markaları dünyaya taşımak: Dubai, Dubrovnik ve Cidde’de yerelleştirme vurgusu

Hadla’ya göre SWOT Hospitality’nin büyüme haritasında Dubai, Dubrovnik ve Cidde gibi farklı şehirler yer alıyor. Şirketin bir yandan mevcut markalarını uluslararası pazarlara taşırken, diğer yandan yeni konseptler üzerinde de çalıştığı ifade ediliyor. Örnek olarak Rixos Jeddah ve Rixos Dubai Islands projelerinde yeni MykOrini restoranlarının hayata geçirileceği belirtiliyor. Dubai Islands’ta ise tamamen yeni iki konseptin daha misafirlerle buluşturulmasının planlandığı ifade ediliyor.

Hadla’ya göre uluslararasılaşmanın yaklaşımı “aynı restoranı her yere kopyalamak” değil. Bir marka başka bir ülkeye taşındığında temel karakteri ve deneyim vaadinin korunması gerektiğini anlatan Hadla; menüden servis ritmine, çalışma saatlerinden iletişim diline kadar pek çok unsurun yerel kültür ve tüketici alışkanlıklarının ışığında yeniden değerlendirileceğini söylüyor. “Global ölçekte başarılı hospitality markalarının gücünün, kimliğini korurken bulunduğu şehri anlayabilmesinden geldiğine inanıyorum” diyen Hadla, şirketin küresel büyüme modelini bu şekilde tanımlıyor.

Önümüzdeki beş yılda denge: teknolojiyle birlikte güçlenecek insan teması

Hadla’nın hospitality sektörünün önümüzdeki beş yılına ilişkin öngörüsü, veri ve teknoloji ile insan temasının birlikte ilerleyeceği bir dengeye dayanıyor. Bir tarafta veri ve teknoloji; restoranların misafirlerini daha iyi tanımasını, tercihleri daha doğru öngörebilmesini ve deneyimi kişiselleştirebilmesini sağlıyor. Diğer tarafta ise teknolojiyle ikame edilmesi zor olan bir ihtiyaç olarak insan teması öne çıkıyor.

Hadla’ya göre insanlar fiziksel mekanlarda sosyalleşmeye ve gerçek deneyimler yaşamaya devam edecek. Teknoloji operasyonları kolaylaştırırken güçlü servis kültürü ve duygusal bağın markalar arasındaki asıl ayrıştırıcı unsur olacağını aktaran Hadla, “Önümüzdeki beş yılda bu iki dünyanın çok daha güçlü şekilde birleştiğini göreceğiz” diye ekliyor.

10 yıl sonrası hedef: Türkiye’de doğan markaların farklı coğrafyalarda büyümesi

Hadla’nın on yıl sonra görmek istediği SWOT Hospitality’nin; Türkiye’de doğup farklı coğrafyalarda güçlü şekilde büyümüş markalarla uluslararası hospitality dünyasında referans gösterilen bir grup olacağı anlatılıyor. Haritanın bir ucunda İstanbul, diğer ucunda Dubai ve Cidde; devamında ise Avrupa’nın farklı şehirleri bulunuyor.

Haberin EditörüYönetici

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Emre ALADAĞ, dijital medya teknolojileri ve internet gazeteciliği alanında derinlemesine uzmanlığa sahiptir. Bilgi teknolojileri ile habercilik pratiklerini profesyonelce birleştiren ALADAĞ; dijital dönüşüm, yazılım trendleri ve teknoloji dünyasındaki güncel gelişmeleri teknik bir hassasiyetle analiz etmektedir. Yayıncılık etiği ve doğruluk ilkelerinden taviz vermeyen profesyonel yaklaşımıyla, karmaşık dijital süreçleri okuyucular için anlaşılır, stratejik ve güvenilir içeriklere dönüştürmektedir.