Azerbaycan'ın köklü müzik eğitim geleneğini Türkiye'de yaşatmak ve Türk Dünyası'nın ortak kültürel değerlerini gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen program kapsamında Ankara'da Səda Müzik Kursu sahne aldı. Gecede Səda Müzik Kursu Kurucu Başkanı ve müzik öğretmeni Ayten Rehimova öncülüğündeki etkinlikte Azerbaycan halk dansları da izleyiciyle buluştu. Program; piyano, keman, kamança, tar, yan flüt, nağara ve vokal performanslarının yanı sıra farklı disiplinleri aynı akışta bir araya getirerek kursun “eğitim + kültürel aktarım” yaklaşımını görünür kıldı.
Etkinlik akışında, farklı çalgıların ardışık icralarıyla sahne repertuvarı geniş tutulurken halk danslarının gösterimi de repertuvarın kültürel omurgasını güçlendirdi. Rehimova konuşmasında, Səda Müzik Kursu'nun Azaflı Plaza bünyesinde yaklaşık dört yıldır programlarını sürdürdüğünü paylaştı. Kurucu Rehimova, kurumsal devamlılığın arkasında yer alan amacı Azerbaycan müzik eğitim mirasını Türkiye'de yaşatmak ve Türk Dünyası'nın ortak kültürel paydasını sonraki kuşaklara taşımak şeklinde çerçeveledi.
Konuşmanın devamında programa katılımın ve destek mesajlarının görünür kılındığı bir bölüm de yer aldı. Rehimova, programa iştirak eden temsilciler, akademisyenler ve destek kanallarına yönelik teşekkür vurgusunun yanı sıra Azaflı Sosyal Yardım ve Kültür Derneği ile Türk Dünyası Kültür Merkezi bağlantısına da atıf yaptı. Bu çerçevede gecede iletilen çelenk, çiçek ve mesajlara dair teşekkür ifadesi, organizasyonun yalnızca sahne gösterilerinden ibaret olmadığını kurumsal ağ ve kültürel iş birliğiyle büyüyen bir etkinlik modeli oluşturduğunu gösterdi.
Azerbaycan'da halk müziği geleneğinin âşık müziği ve temel enstrüman kültürüyle ilişkisi de etkinliğin kültürel zeminini anlamayı kolaylaştırdı. Âşık müziği ile halk çalgıları birlikte düşünüldüğünde, çalışmaların icra ve aktarım açısından süreklilik hedeflediği görülüyor. Bu nedenle Səda Müzik Kursu'ndaki çoklu çalgı yaklaşımı, eğitim ortamında kültürel aktarımı yapılandıran bir çerçeveye işaret ediyor.
Gecenin öne çıkan sonucu, Rehimova'nın çizdiği hedeflerle sahnedeki icraların aynı hatta birleşmesiydi: kursun Ankara'daki etkinliği hem çalgı eğitimini hem de halk danslarıyla kültürel temayı birlikte sundu. Program, Azerbaycan müzik eğitim geleneğinin Türkiye'de görünür hâle gelmesine ve Türk Dünyası ortak kültürel değerlerinin sahnede somutlaşmasına kapı araladı.

