Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Londra’da düzenlenen "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" toplantısında enflasyon süreci ve makroekonomik gelişmelerle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Karahan, yılın ilk beş ayında gıda ve enerji fiyatlarındaki arz kaynaklı baskıların devam ettiğini, buna karşılık temel mal ve hizmetlerde enflasyonun gerilediğini açıkladı.
Enflasyonun farklı kalemlerinde gelişmeler
Yılın ilk beş ayında temel mal enflasyonu yüzde 8,2 seviyesine düşerken, hizmetlerdeki enflasyon oranı yüzde 19,6 olarak kaydedildi. Gıda ve alkolsüz içeceklerde enflasyon yüzde 19,7, enerji fiyatlarında ise yüzde 24,8 artış yaşandı. Sunumda işlenmemiş gıdaların gıda enflasyonundaki yükselişteki rolü vurgulandı; taze meyve ve sebze fiyatlarındaki artış oranı 2025’te yüzde 25,8 iken 2026’da yüzde 42’ye ulaştı.
Hizmet sektöründe ise fiyat katılığında düşüş görüldü. Kira fiyatlarındaki artış oranı yüzde 25,8’den yüzde 16,6’ya, eğitim hizmetlerindeki artış ise yüzde 28,2’den yüzde 15,7’ye geriledi.
Enflasyon beklentileri ve talepteki gelişmeler
Fatih Karahan, jeopolitik gerilimlerin azalması durumunda gıda ve enerji fiyatlarındaki yükselişin yumuşayabileceğini belirtti. Talepteki yavaşlamanın fiyatlama davranışlarında iyileşmeye katkı sağladığı ifade edildi. Haziran ayında 12 ay sonrası enflasyon beklentileri piyasa katılımcılarında yüzde 23,8, reel sektörde yüzde 33,1 ve hanehalkında yüzde 46,1 olarak ölçüldü. Hanehalkının enflasyon beklentilerindeki düşüşün geniş kapsamlı olduğu bildirildi.
Ekonomik büyüme ve kredi gelişmeleri
Türkiye ekonomisi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1 oranında büyüme gösterdi. Kapasite kullanım oranları tarihsel ortalamanın altında kaldı. Perakende satışlar ve kredi kartı harcamalarındaki azalma ekonomik faaliyetlerde yavaşlamaya işaret ediyor. 12 Haziran itibarıyla toplam kredi büyümesi yüzde 25,5 seviyesine indi. Bireysel kredilerde büyüme yüzde 41,6, kur etkisinden arındırılmış ticari kredilerde ise yüzde 20,5 olarak gerçekleşti.
Enerji fiyatları ve cari denge üzerindeki etkiler
Yükselen enerji maliyetlerinin ithalat faturalarını artırdığı kaydedildi. Ancak iç talepteki yavaşlama, cari işlemler üzerindeki baskıyı sınırlandırdı. İhracat, dış talebin yeniden şekillenmesiyle direnç gösterirken, ikinci çeyrekte dış ticaret açığında azalma yaşandı. Jeopolitik gelişmelerin turizm sektörüne etkisi sınırlı kaldı. Ocak-nisan döneminde Türkiye’nin seyahat gelirleri 13 milyar dolar, gelen ziyaretçi sayısı ise 13,3 milyon olarak gerçekleşti. Cari işlemler açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının tarihsel ortalamalara göre ılımlı seviyede olduğu belirtildi.
Türk lirası varlıklara talep ve rezerv durumu
TCMB Başkanı Karahan, dolarizasyon riskine karşı Türk lirası varlıklara talebin güçlü seyrini koruduğunu bildirdi. Sıkı para politikası duruşu, makroihtiyati araçlar ve güçlü döviz rezervleri TL varlık talebini destekliyor. 30 Mart-19 Haziran döneminde hanehalkının net döviz satışları 4 milyar dolar, net kıymetli maden satışları ise 300 milyon dolar olarak gerçekleşti.
| Varlık Türü | TL Payı (%) |
|---|---|
| Mevduat ve yatırım fonları dahil | 60,3 |
| Sadece mevduat | 61,1 |
19 Haziran itibarıyla TCMB’nin brüt uluslararası rezervleri 157 milyar dolar, swap hariç net rezervleri ise 35 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Ekonomik yansımalar
Gıda ve enerji fiyatlarındaki artış tüketici harcamalarını yükseltirken, temel mal ve hizmetlerdeki enflasyonun düşmesi talepteki yavaşlamanın fiyatlar üzerindeki baskıyı azalttığını gösteriyor. Döviz rezervlerinin güçlü kalması ve Türk lirasına talebin sürmesi finansal piyasalarda istikrar sinyali veriyor.
Haberin Editörü: Emre ALADAĞ

İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.