Mehmet Şimşek ikinci çeyrek GSYH değerlendirmesiyle büyümenin dengeli seyrettiğini belirtti
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşullar sayesinde gelecek dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını beklediklerini, 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP) ile kalıcı refah artışını temin etmek için yol haritasını ortaya koyacaklarını bildirdi.
Şimşek, yazılı açıklamasında yılın ikinci çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin jeopolitik gerilimlerin öne çıktığı 2026’nın ikinci çeyreğinde zorlu küresel koşullara rağmen çeyreklik bazda yüzde 1,1, yıllık bazda yüzde 2,3 büyüdüğüne dikkati çeken Şimşek, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,7 trilyon doları aştığını aktardı.
Sanayi katma değeri yıllık yüzde 2,4, tarım yüzde 13,3 büyüdü
Teknoloji yoğun sektörlerdeki olumlu görünümün desteğiyle sanayi katma değeri yıllık yüzde 2,4 artarken tarım sektörü yüzde 13,3 ile güçlü büyümesini sürdürdü.
Özel tüketim yüzde 3,5 büyürken yatırımlar yüzde 0,6 arttı, net dış talep büyümeye pozitif katkı verdi. Böylece ikinci çeyrekte iç ve dış talebin desteğiyle dengeli bir büyüme gerçekleşti.
Cari açık ikinci çeyrekte 38,9 milyar dolar oldu
Jeopolitik gelişmelerin ticaret ortakları üzerindeki etkileri ve başta enerji olmak üzere emtia fiyatlarındaki artışla yıllıklandırılmış cari açık ikinci çeyrekte 38,9 milyar dolar olurken cari açığın milli gelire oranı yüzde 2,3 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı.
Kayıt dışılıkla mücadele, vergide adaletin güçlendirilmesi ve harcama disiplini sayesinde önemli bir mali alan sağladıklarını belirten Şimşek, küresel fiyat şoklarının vatandaşlara etkisini sınırlamak ve dezenflasyonu desteklemek amacıyla eşel mobil uygulamasıyla önemli bir vergi gelirinden vazgeçilmesine rağmen bütçe performansının olumlu seyrini sürdürdüğünü vurguladı.
Brüt dış borç stokunun milli gelire oranı yüzde 31,6 seviyesinde
Şimşek, yılın ikinci çeyreği itibarıyla brüt dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 31,6 seviyesinde yatay seyrettiğine dikkati çekti.
Türkiye'nin toplam borcunun milli gelire oranının yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 229 ve dünya ortalaması olan yüzde 306'nın oldukça altında bulunduğunu belirten Şimşek, ekonominin güçlenen makroekonomik temellerinin şoklara karşı direncini artırdığını ifade etti. Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşullar sayesinde önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını beklediklerini aktaran Şimşek, 2027-2029 dönemimi OVP ile fiyat istikrarını sağlamak, teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla büyüme potansiyelini güçlendirmek ve kalıcı refah artışını temin etmek için yol haritamızı ortaya koyacaklarını kaydetti.
"Kalıcı refah artışı için yol haritamızı ortaya koyacağız."

