Türk İnternet Medya Birliği’nden algoritma sorumluluğunda yasal boşluk uyarısı

Türk İnternet Medya Birliği Başkanvekili Avukat Cüneyd Altıparmak, sosyal medya algoritmalarının denetlenmesi için Türkiye’de yasal bir düzenleme olmadığını açıkladı.

Ankara’dan bildiriyoruz: Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanvekili ve Star gazetesi köşe yazarı Avukat Cüneyd Altıparmak, 1 Temmuz 2026 tarihli yazısında sosyal medya platformlarının algoritmalarının hukuki sorumluluğu konusundaki eksikliklere dikkat çekti. Altıparmak, Türkiye’de sosyal medya şirketlerinin algoritmalarını denetleyecek açık bir yasal düzenlemenin bulunmadığını belirtti.

Medya Etiğinde “Lekelenmeme Görevi” Yaklaşımı

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Kurulunda, Milli Güvenlik Kurulu Eski Genel Sekreteri Vali Seyfullah Hacımüftüoğlu yaptığı konuşmada hem medya çalışanlarına hem de topluma önemli mesajlar verdi. Hacımüftüoğlu, lekelenmeme hakkının yanında “lekelememe görevinin” de benimsenmesi gerektiğini savundu.

Konuşmasında, gazeteciliğin sadece haber aktarmak olmadığını, aynı zamanda insan onurunun korunmasını da kapsadığını ifade eden Hacımüftüoğlu, doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin kimsenin itibarını zedelememesi gerektiğini vurguladı. İnsan merkezli bir medya anlayışını öne çıkararak, “Gazetecilik yalnızca haber verme mesleği değil, aynı zamanda insan onurunu koruma sorumluluğudur” dedi.

Vali Hacımüftüoğlu ayrıca kurumların büyüklüğünün sahip oldukları unvanlarla değil, temsil ettikleri etik değerlerle ölçüldüğünü belirtti ve “Her haber öncelikle vicdan süzgecinden geçmelidir” ifadesine yer verdi. Hukuki doğruluğun tek başına yeterli olmadığını, haberlerin vicdani açıdan da adil olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bilgi Akışının Hızı ve Medya Güvenilirliği Tehlikesi

TİMBİR Başkanı Dr. Süleyman Basa ise kongrede, dijital çağda bilginin hızının beraberinde getirdiği risklere dikkat çekti. Basa, geçmişte gazetelerin manşetlerle, radyoların milyonlara ulaşan seslerle ve televizyonların ortak ekranlarla toplumu etkilediğini, günümüzde ise haberlerin dijital dünyanın hızında yayıldığını anlattı.

Basa, bu hızlı yayılımın hem doğru hem de yanlış bilgilerin eş zamanlı dolaşıma girmesine neden olduğunu belirterek, “Güvenilir medya, hiç olmadığı kadar büyük önem kazanmıştır” dedi. Toplantıya katılan diğer medya temsilcileri de bu görüşü destekledi ve sorunun çözümünün gazetecilik mesleğinin gerçek anlamda tanımlanması ile medya mensuplarının belirli şartlara bağlanmasıyla mümkün olacağını dile getirdi.

ABD Hukuku ile Türkiye Arasındaki Farklar

Altıparmak, daha önce İstanbul Aile Vakfı’nın sosyal medya şirketlerine karşı açtığı zararlı algoritma davasına da değindi. Dava dilekçesinde, ABD’de sosyal medya platformlarının algoritmalarından dolayı sorumlu tutulduğu ve tazminata mahkûm edildiği kararların yer aldığı aktarılmıştı. Ancak devam eden davada, X adlı sosyal medya platformunun avukatının sunduğu cevap dilekçesinde Türkiye’de benzer bir hukuki düzenlemenin bulunmadığı açıkça belirtildi.

Avukat, ABD’deki U.S. Communications Decency Act ve özellikle bu kanunun Section 230(c)(1) maddesinin sosyal medya platformlarının sorumluluğunu düzenlediğini, ancak Türk hukukunda buna karşılık gelen bir hükmün olmadığını ifade etti. Bu nedenle Türk mahkemelerinin kanunda açıkça düzenlenmemiş yeni bir sorumluluk rejimi oluşturamayacağını savundu.

Altıparmak, bu savunmanın Türkiye’de algoritmaların hukuki denetimi için gerekli yasal altyapının henüz oluşturulmadığını ortaya koyduğunu belirtti. ABD’de mahkemelerin algoritmaların sorumluluğunu tartışıp denetleyebildiği halde, Türkiye’de böyle bir hukuki zemin bulunmadığı sonucuna varıldı.

Algoritmaların Denetlenmesi ve Dijital Dünyadaki Güvenlik Sorunları

Türkiye’de sosyal medya platformlarının algoritmalarının denetlenmesine yönelik yasal araçların eksikliği, özellikle çocukların dijital ortamda güvenliği konusunda endişelere yol açıyor. Altıparmak, mahkemelerin açık bir hukuk zemini olmadan bu alana müdahale etmekten kaçınmasının, dijital platformlarda yaşanan sorunların çözümünü güçleştirdiğine dikkat çekti.

Bu durum, sosyal medya algoritmalarının yol açtığı zararlar karşısında yasal sorumluluğun netleştirilememesi sorununu gözler önüne seriyor. Altıparmak, yıllardır süregelen bu tartışmanın acilen düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Konuşmadan Öne Çıkan Bazı Temel Noktalar

  • İnsanın en temel hakkı lekelenmeme hakkıdır.
  • Gazetecilik sadece bilgi aktarmak değil, insan onurunu korumaktır.
  • Haberde odak olay değil, insandır.
  • Doğruluğu teyit edilmemiş bilgi kimsenin itibarını zedelememelidir.
  • Karşımızdakinin insan olduğunu unutmamalıyız.
  • Kurumların büyüklüğü unvanlarla değil, temsil ettikleri değerlerle ölçülür.
  • Her haber vicdan süzgecinden geçmelidir.
  • Hukuken doğru olmak yeterli değil, vicdani olarak da adil olmalıdır.
  • İletişimin merkezinde insan vardır; teknoloji ve araçlar değişse de bu değişmez.

Toplantıdaki Değerlendirmeler ve Gelecek Perspektifi

Dijital çağda bilginin hızının getirdiği riskler konusunda, güvenilir medyanın önemine vurgu yapıldı. Bu risklerin üstesinden gelmek için medya mensuplarının belirli kriterlere bağlanması ve gazeteciliğin gerçek bir meslek olarak tanımlanması gerektiği ifade edildi. Bu ortak görüşün, yakın zamanda somut adımlara dönüşmesi umut ediliyor.

İstanbul Aile Vakfı’nın Dava Süreci ve Hukuki Engeller

Daha önceki yazılarında Altıparmak, İstanbul Aile Vakfı’nın sosyal medya şirketlerine karşı açtığı zararlı algoritma davasını hatırlattı. Dava kapsamında algoritmanın tespiti ve yazılımın incelenmesi talep edilmişti. Ancak X platformunun avukatının sunduğu cevap dilekçesinde, ABD’deki hukuki düzenlemeler ile Türkiye’deki durumun farklı olduğu ve Türk hukukunda benzer bir düzenlemenin olmadığı belirtildi.

Bu durum, Türkiye’de algoritmaların denetlenmesi için gerekli hukuki altyapının bulunmadığını gösteriyor ve mahkemelerin bu konuda müdahale etmekte zorlandığını ortaya koyuyor.

Dijital Dünyada Çocuk Güvenliği ve Hukuki Boşluklar

Algoritmaların denetimindeki eksiklikler, özellikle çocukların dijital dünyada maruz kalabileceği riskleri artırıyor. Altıparmak, bu konudaki hukuki boşlukların kapatılmasının önemini vurgulayarak, açık bir hukuk zemini olmadan mahkemelerin müdahale etmekten kaçınmasının sorunları derinleştirdiğini belirtti.

Bu gelişmeler, sosyal medya platformlarının algoritmalarının yol açtığı zararların yasal sorumluluğunun netleşmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Haberin Editörü: Emre Aladağ

Gündem Haberleri