Bilim Kurulu Üyesi “Tam Kapanma” Hakkında Konuştu

Fahrettin Koca’nın haftalık, il bazlı vaka verilerini açıklamasının ardından, bazı kriterlere sahip illerin normalleşme sürecinin başlayacağı gündeme geldi. Bunun yanında bazı iller içinse 15 gün tam kapanma önerisi geldi. Bilim Kurulu üyesi…

Fahrettin Koca’nın illerde görülen vaka sayılarını açıklamasının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mart itibariyle normalleşme sürecinin başlayacağını dile getirmişti. Yakında başlayacak “Yerinde karar” dönemiyle, şehirlerdeki vaka yoğunluğu, aşılama oranı ve hastane durumlarına göre mevcut kısıtlama şartları tekrar değerlendirilecek. Uygun görülmesi halinde kademeli normalleşme kararları alınabilecek.

Normalleşme süreci bazı iller için 1 Mart’ta başlayacak.

Sağlık bakanlığının belirlediği kriterler doğrultusunda kentlere puanlama sistemi uygulanacak. Puanlama sonucunda, “düşük riskli”, “orta riskli”, “yüksek riskli” ve “çok yüksek riskli” iller belirlenecek. Belirtilen risk grupları baz alınarak şehirler için uygun olan normalleşme süreçleri belirlenecek.

Milliyet Gazetesi yazarı Aykut Yılmaz’ın kaleme aldığı habere göre, çok sayıda uzmandan normalleşme öncesi 15 gün tam kapanma önerisi geldi. Normalleşme sürecinin belirtilen bu sürenin ardından başlaması gerektiği öneriler arasında yer alırken, konuyla alakalı Bilim Kurulu Üyesi, Prof. Dr. Deniz Çalışkan açıklamada bulundu.

Çalışkan yaptığı açıklamada, “Tam kapanma bizim için son çare olarak görülüyor” dedi.

Yolculuk sonrası temastan kaçının

Ülkemizde ilk covid-19 vakasının geçen yıl görüldüğünü dile getiren Çalışkan, “Türkiye en zor koşullarda bile tam kapanmaya gitmedi. Pandemi sürecinde, virüsle baş etmek için her zaman tam kapanma yöntemine gerek duyulmuyor. Zamanında alınan ve uygulanan önlemler ile süreci atlatmak mümkün” dedi.

Açıklamalarına hijyen kurallarını hatırlatarak devam eden Prof. Dr. Çalışkan şu şekilde konuştu:

“Her zaman dile getiriyoruz. Sadece yurt dışı dönüşlerinde değil, şehirlerarası yolculuk yapıldığında da en az 10 gün yerel halk ile temastan kaçınmalısınız. Eğer vatandaş, yolculuğunun ardından kendisine, 10 gün gönüllü karantina uygulasa belki de İstanbul’dan hastalığı getiriyorsa Rize’ye, Rize’den hastalığı alacak olursa kendisini koruyacak.

Özellikle dikkat çekmek istiyorum, Karadeniz bölgesinde yaygın olan geniş aile modeli, aile içi etkinlikler oldukça fazla. Maalesef biz, toplum olarak henüz sosyal mesafenin farkına varamadık. Hala insanlar görüştüklerinde birbirlerine sarılıp, öpüşebiliyor. Özellikle aile içindeki fertlerin virüsü birbirine bulaştırma ihtimalinin daha düşük olacağı düşünülüyor. ‘Virüs bize dışarıdan gelir de aile içinden gelmez’ gibi bir algı mevcut. Eğer önlemlere aile içinden uygulanacak şekilde başlayabilirsek, bu denli katı tedbirler almamıza gerek kalmayacak.”

“Bölgesel kısıtlamalar olabilir”

Çalışkan açıklamalarının devamında, “Şu anda aciliyet gerektiren bir durumda değiliz. Belki geçen sene Nisan ayında uyguladığımız şehirlerarası ulaşım kısıtlaması getirilebilir. Fakat belirttiğim gibi tek il üzerinde böyle bir tedbir çalışması yapılması çok anlamlı değil. Bu nedenle kısıtlama bölgesel olabilir. Tek tek iller için kısıtlama uygulanmasından ziyade, bölgeler baz alınarak ortaya koyulacak tedbirler daha anlamlı olacaktır.

Şunu belirteyim, tüm Türkiye’nin kapanması durumunda olduğumuzu şu an için düşünmüyorum. Tek bir ilin, tek başına kapalı hale gelmesi de bu coğrafya için pek mümkün görünmüyor. İş yeri dahi başka ilde olanlar mevcut. Ankara’da oturup, Kırıkkale’de okuyan, iş yapan pek sayıda vatandaş mevcut. Bu nedenle, bu tür bölgesel kısıtlamalar ancak radikal kararlar ile öne çıkabilir. Şu anki mevcut yapı içinde tek bir ilin kısıtlanması çok uygun görünmüyor” dedi.

Editörün Seçtikleri

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.