Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Günlük Haberler > Yurtiçi Haberler

Yurtiçi Haberler Türkiye'den Günlük Haberler, gündemdeki Konular...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 12-18-2006, 09:12 AM   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Üye
 
öğrenci kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2006
Şehir : Muğla
Yaş: 32
Mesaj: 96
Konuları: 41
Thanks: 0
Toplam 20 Konusuna 63 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 11
Rep Puanı : 955
Rep Seviyesi: öğrenci Yeni Repciöğrenci Yeni Repciöğrenci Yeni Repciöğrenci Yeni Repciöğrenci Yeni Repciöğrenci Yeni Repciöğrenci Yeni Repciöğrenci Yeni Repci
öğrenci kullanıcısına ICQ aracılığı ile mesaj yolla
Question 12/18/06 - çocuk ile porno




Çocuk ile porno

Yıldırım Türker

18/12/2006 radikal türkiye

Çocuk pornosu ticareti yapan çocuk doktorunun, sitelerinden birinde rastlanan, ticari serüvenini anlattığı yazı, konunun nabzıdır. Şöyle başlıyor: "9 sene önce internetten para kazanmak bana çok garip gelmişti. 10 dakikada bir site kurdum. Bir anda bin kişi siteye girdi. Daha sonra bu işe kafa yordum. Sonra para kazandım. İlk olarak reklam karşılığı
5 bin dolarlık çek aldım. İnternetten para kazanmak hoşuma gitti." Daha sonra çocuk doktoru -çocuk pornocusu- hastane sahibi-işadamı- yeni zanlı, pornodan 'güneş enerjisiyle çalışan uçak gibi' para kazandığını yazıyor.
Bu dilin kemiği, kapitalizmin girişimcilik ruhunun pornonun ta kendisi olduğunu bir kez daha müstehcen bir açıklıkla ortaya koyuyor. Bu ruhu yücelten, ticari zafer serüvenini diğer hevesli girişimcilerle paylaşmayı amaçlayan, dolayısıyla diğerkâm bir dil bu. Bu anlamda havaalanı edebiyatı diyebileceğimiz sağlık-güzellik-mutluluk-başarı-gençlik rehberlerinin munis, okurunu 'sen de yapabilirsin' dolduruşuyla ponpohlayan ortaklık diline de selam çakıyor. Girişimcilik ruhunun magazini ne de olsa. Roland Barthes'ın pornografik fotografı anlatırken altını çizdikleri bu anlatı için de geçerli: 'Tek bir mücevheri aydınlatan kuyumcu vitrini gibi, tek bir şeyin sunumundan oluşur: seks. Hiçbir ikincil, zamansız nesne onun birazını dahi gizlemeyi, geciktirmeyi ya da ilgiyi başka yana çekmeyi başaramaz." Girişimci çocuk doktorunun ticari başarı anlatısı da tevazuyla (fazla uğraşmak zorunda kalmadığının altını çizerek) kaleme alınmış, ama 'yaratıcılığı' karşısında elbette alkış bekleyen bir vurguya sahip. Kazanmak dışında en ufak bir etik kaygının sızmadığı bir dünyanın sesi. Anlayana, paylaşmaya hazır olana sunulmuş. Ahlâk ve benzeri geciktiricilerle işi yok.
Dolayısıyla, kabul etmek zorundayız ki samimi, hatta masum bir anlatı.
Çocuklarımızın sağlığını böylesi doktorlara emanet etme fikri elbette yurt çapında infial uyandırdı.
Oysa birkaç yıl öncesinden kimi rakamlar çocuk konusunda çok
hassas geçinen Türkiyelinin gerçek yüzüne flaş patlatıyor. Hatırlatalım: Türkiye, çocuk işçi çalıştırmak konusunda Kenya, Bangladeş ve Haiti'den sonra dördüncü sırada yer alıyor. Yüz binlerce çocuğun çalıştığı işyerinin hiçbir kaydı yok. Türkiye'de çocukların beşte birinden fazlası, 12 yaşın altında çalışmaya başlıyor. Üstelik yüzde 60'ı günde 11-12 saat çalışıyor. Türkiye, UNICEF tarafından kız çocuklarının okula gönderilme oranının en düşük olduğu 25 ülke arasında belirlenmiş. Sanık sandalyesine çıkan çocuk sayısında hızla artış var. Çocukların yüzde 72'si anababa, yüzde 22'si öğretmen dayağı yiyor. Her üç çocuktan biri istismara uğruyor. Türkiye'nin Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni onaylamasının üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen bir yol kat edilebilmiş değil. Sözleşmedeki ana maddelerden biri olan, güç koşullar altındaki çocuklar başlığı altında anılan, suça itilen, madde bağımlısı, ailesinden uzaktaki çocuklara ilişkin alınan önlemler nedir? Ailede sokakta, okulda cinsel istismar mağduru, ucuz emek olarak sömürülen çocukların sayısında azalma yok. Çocuk mahkemeleri sorunu çözülebilmiş değil.
Kısacası milyonlarca çocuğu 'eti senin, kemiği benim' diye sokaklara, atölyelere satan, kendisi de çocukken satılmış insanların oluşturduğu bir toplum gerçeği karşısında yeterince incinmeden çocuk pornosu sitelerinin
en hızlı takipçilerinin Türkiye'den çıkıyor olmasına dizlerini dövenlerin içtenliğine inanmak mümkün mü?
Tam da bu noktada bu kez Susan Sontag'ın bir saptamasını hatırlıyoruz, kaçınılmaz olarak. Sontag da müstehcenin tanımını belirleyen tabu hissiyle bizi ürkütüp ıstırap veren tabu hissinin benzer biçimlerde yitirildiğini anlatıyordu, fotograf üstüne yazdığı denemelerinde. Pornografinin
yarattığı şok birkaç kez izlendiğinde nasıl eriyip tükeniyorsa dünyayı saran acı ve adaletsizlik görüntülerinin de zamanla dehşet verici olanı sıradanlaştırdığına, aşina ve kaçınılmaz kıldığına dikkat çekiyordu. (Sadece bir fotoğraf işte, ne var bunda?)
Çocuk tacizi-çocuk pornosu konularında basınımızın da ısrarla savunduğu 'ibretlik' dilin ticari bir kılıf, porno filmlerdeki 'bahane konu' kadar inandırıcı olduğunu söylemek zorundayız. İlle de 17 aylık bir
bebeğin resmini gözlerini flulaştırarak basmak, Adli Tıp raporlarını en fütursuz dille yorumlayarak okuru infiale kışkırtmak konusunda hiçbir geçerli gerekçe bulmak mümkün değildir.

Bizim porno
Medyanın porno dilini keşfetmesiyle başlatmış olduğu atak bütün hızıyla sürmekte. Zamanında alanın öncülerinden Reha Muhtar'dan yola çıkarak altını çizmiştim: Onu çok cazip kılan öğe, programlarının bütün başarılı pornografi yaratılarında rastlanan sonuna kadar gitme, en korkulanı,
en tiksinileni, hazzın en suçlu alanlarını 'serbest bırakıp' fantezi üretiminin tezgâhına sürme özelliklerine dayalı bir dramaturjisi olması.
Pornonun bir üretim alanı olarak ufkumuzda nasıl belirmiş olduğunu şöyle bir hızla hatırlayalım.
Türk porno üretiminin, kitlesel açılımla zenginleştiği 70'li yıllarda daha çok komedi ağırlıklı, çoğunluk fiziksel defosuyla karikatürleştirilmiş kahramanın hiç 'hak etmediği' gösterişli kadınların koynuna
atlaması üstüne kurulu filmlerle karşılaşırız. Sırıtışın, kirli esprilerin, pandik atmanın, dil şaklatmanın cinselliği. Henüz hazmedilememiş, 'enfantil' bir haz alanını kahkahayla demokratikleştirmek. O güne kadar Yeşilçam'ın tüketicisinden bin bir gayretle uzak tuttuğu, imalarla geçiştirdiği cinsellik gramerinin bir anda kaba saba bir argoyla özgürlüğünü ilan edişinde şaşacak bir şey yok elbet. Yeşilçam, çoğunluk kötü niyetlinin türlü hile ve desiseyle tehditkâr bir silah olarak kullandığı cinsellik imkânlarını, iyinin, güzelin, masumun hiç dahli olmadan bulaşıvereceği bir bataklık olarak tanımlıyordu. Orada kandırılıp gayrimeşru bir hayatın çukurlarına yuvarlanıvermekten başka bir
çıkar yol gösterilmiyordu. 'Bedenime sahip olabilirsin ama ruhuma asla' savsözü, bu çukurda debelenmesine rağmen yenilmeyen iffeti işaret
ediyor, melekler çoğunluk sahip çıkamadıkları bedenleri ve şişip
bütün dünyayı kaplayan ruhlarıyla rüyalar âlemine kanat açıyordu.
Salon filmlerindeki kemiksiz kötü kadınların jönün komik arkadaşlarıyla güle oynaya 'iş tutabileceği' akla geldiğinde Türk pornosunun formülü çatılmıştı. O bir türlü sahip olunamayan ruh, çoktan uçup gitmişti.
Küf kokan, kadın ayağı değmemiş izbe sinemalarda tüketilen porno dünyasının hazmedilip hayata yedirilmesiyle televizyonun saltanatını ilan etmesi aynı döneme rastlar.
Magazinin Batılı 'hayat stili'nden ödünç aldığı gecekondu işi bir
şıklıkla sınıf atlaması da elbette, bununla bağlantılıdır. Magazin, aç sınıfların mastürbasyon malzemesi olmaktan çıkıp hayali bir burjuvazinin cinsel özgürlük takvimine dönüştüğünde artık 'kendini taşıyabilecek adam' arayan şöhretli kadınlarla karapara playboy'larını 'suçüstü' yakalayan
'Türk paparazzisi' tiplemesinin elindeydi. Her dönem bir avuç
sivrilmiş adam ve kadının aşk trafiği etrafında dönen bezdirici bir kovalamaca. Oysa bunun da kışkırtılmış tüketiciyi bir noktadan sonra kesmeyeceği belliydi. Nitekim, gitgide kartonlaşmış 'ünlülerin' Laila-Reina gibi ulaşılmaz hayal mekânlarında sahneye çıkması eski reytingi yapmıyor. Kaldı ki o muhabbet, klişelerle inşa edilmiş, profesyonel aktörler tarafından oynanan, uzun süre erotize edemeyecek erotik yapımlar.
'Hardcore', her zaman Reha Muhtar ve takipçileri oldu.
Tecessüsle salyalı, bastırıldıkça irin toplamış linç cinselliği.
Şimdi eğitimli adamlar sonunda kavuşmuş oldukları 'dünya standardının aracısı' internette her şeyin mubah olduğu hissiyle coşmuş, çocuk
pornosu pazarlıyor. Ya da izliyor. Hiçbiri bunun suç olduğunun farkında değil. İnterpol gündeminde olmasa suç da olmayacaktı besbelli. Çocuk tacizi konusuna gelince. Gerçekten yadırgayanımız var mı?
Ekşi sözlükte 'çocuk pornosu' başlığı altına baktığımızda ilk karşılaştığımız tanım belki de jilet gibi keskin sinisizmi ile bu konuda söylenebilecek her şeyi kısa yoldan özetliyor: "İzleyince çocukluğuma geri dönmemi sağlayan belgesel türü."



ihanetin bedeli vurdukça
aşk sahilime;
kaya gibi yüreğim
dönüşür kum tanelerine
öğrenci Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-18-2006, 10:21 AM   #2 (permalink)
Üye Bilgileri
Yorumcu
 
Aso <3 BtL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 5,337
Konuları: 1984
Thanks: 9
Toplam 869 Konusuna 2,355 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 687
Rep Puanı : 68000
Rep Seviyesi: Aso <3 BtL RepstarAso <3 BtL RepstarAso <3 BtL RepstarAso <3 BtL RepstarAso <3 BtL RepstarAso <3 BtL RepstarAso <3 BtL RepstarAso <3 BtL RepstarAso <3 BtL RepstarAso <3 BtL RepstarAso <3 BtL Repstar
Varsayılan

tşk.ler....


. Betül .´´MmmM
Aso <3 BtL Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 12-18-2006, 10:44 AM   #3 (permalink)
Üye Bilgileri
Banned
 
Giriş: Dec 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 784
Konuları: 123
Thanks: 0
Toplam 119 Konusuna 428 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 6430
Rep Seviyesi: funda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyofunda1008 Buraları Repten Yıkılıyo
Varsayılan

paylaşım için sağol..
funda1008 Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-18-2006, 02:54 PM   #4 (permalink)
Üye Bilgileri
!! .PSiKoPaT YaZaR. !!
 
Serseri_Prens kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İstanbul
Yaş: 16
Mesaj: 20,398
Konuları: 2786
Thanks: 412
Toplam 1,430 Konusuna 3,550 Teşekkür Edilmiştir
Blog Başlıkları: 1
Rep Gücü: 2639
Rep Puanı : 261670
Rep Seviyesi: Serseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens Repstar
Serseri_Prens kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

Paylaşım İçin Tşkler.
Serseri_Prens Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-18-2006, 05:45 PM   #5 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
BülBül'Güzeli kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Şehir : Eskişehir
Mesaj: 11,605
Konuları: 3412
Thanks: 1
Toplam 200 Konusuna 314 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 298
Rep Puanı : 28517
Rep Seviyesi: BülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin EfendisiBülBül'Güzeli Repin Efendisi
BülBül'Güzeli kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

bilgilendirdigın ıcın sagol ama yazık ya cocuklara allah dusmanıma vermesın


EskişehirSpor (L)
BülBül'Güzeli Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
Network Nedir? Nasıl Kurulur? Hac-Tao Network & Internet 3 12-07-2006 09:01 AM
KarGo..!! Axis Müzik Haberleri & Muhabbetleri 2 10-29-2006 10:55 PM
ont Page KuLLaNıMı ReBeL bOy Webmaster 0 08-03-2006 02:15 PM
Perl Nedİr ? ReBeL bOy Asp 1 08-01-2006 10:06 AM
assembler ders notları-komut açıklaması, ve kendisi ReBeL bOy Diğer 0 08-01-2006 09:13 AM


Saat 11:34 PM.


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Forums Directory
eXTReMe Tracker Hosting Hizmetleri TOPlist

Clicky Web Analytics Clicky