Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Günlük Haberler > Yurtiçi Haberler

Yurtiçi Haberler Türkiye'den Günlük Haberler, gündemdeki Konular...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !

Hızlı Üye Ol
Ücretsiz ve HIZLI Bir Şekilde Üye Olara Sizde Yorumlarınızı Yazın

Nick Şifre Şifre Tekrar E-Mail: Confirm E-Mail:
 
Image Verification
Lütfen Resimdeki Harfleri Aynen Yazınız !

  Okudum Forum Kuralları 


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 10-21-2006, 13:57   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Super Moderator
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,303
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 218486
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan 10/21/06 - Klasik edebiyatımızın son ’Divan’ı 1982’de tamamlanmıştı




Klasik edebiyatımızın son ’Divan’ı 1982’de tamamlanmıştı

Murat Bardakçı

Klasik Türk Edebiyatı’nın bilinen son "Divan"ı, 1885 ile 1948 yılları arasında yaşamış olan şair Hamámizáde İhsan Bey’e aittir ve geleneksel şiir tarzımızın son örneklerinin bu eserle noktalandığı söylenir.


Ama, İhsan Bey’in "Divan"ı, bu konuda "yazılan" değil, yayınlanmış olan son örnektir ve várolan ama henüz basılmamış olan son divan, şarkiyat biliminin çok önemli bir üstadına, 1982’de vefat eden Abdülbaki Gölpınarlı’ya aittir. İşte, şimdi Konya’da, Mevláná Müzesi’nin "İhtisas Kitapları" kısmında muhafaza edilen bu tek nüsha elyazmasının özellikleri...

"Dİvan" sözü, klasik edebiyatımızda "bir şairin bütün şiirlerinin birlikte yeraldığı kitap" anlamına gelir. Meselá "Nedim Divanı" dendiğinde, 18. asırdaki Lále Devri’nin meşhur şairi Nedim’in gazelinden kasidesine, padişah için yazdığı medhiyelerden şarkılarına ve rubailerine kadar kaleme aldığı eserlerinin birarada olduğu şiirleri anlaşılır.

Klasik Türk Edebiyatı’nın bilinen son "Divan"ı, 1885 ile 1948 yılları arasında yaşamış olan şair Hamámizáde İhsan Bey’e ait olduğuna inanılır ve geleneksel şiir tarzımızın son örneklerinin bu eserle noktalandığı söylenir.

HER ÇEŞİT ŞİİR VAR

Hamámizáde İhsan Bey’in "Divan"ı, bu konuda "yazılan" değil, "basılan"; yani yayınlanmış olan son örnektir ve henüz basılmamış olan son divan, şarkiyat biliminin çok önemli bir üstadına, "Şark Edebiyatı Ansiklopedisi" isimli yayınlanmamış bir başka eserinden geçen hafta bahsettiğim Abdülbaki Gölpınarlı’ya aittir.

1982’de vefat eden Gölpınarlı’nın "Divan-ı Baki" adını verdiği ve kendi elyazısıyla yazıp klasik biçimde ciltlettiği divanında "Ey kılan bu defter-i divánıma atf-ı nazar / Fátihayla ruhumu lutfeyleyip şádeylesin" beytiyle başlayan bir kıt’anın ardından eski örneklerde olduğu gibi, önce Hazreti Muhammed’e övgü demek olan "na’t"lar yeralıyor ve diğer dini şiirleri, aşkı konu alan başka şiirler takip ediyor. Son kısımda, önemli olayların tarihlerini şiir şeklinde yazarken kullanılan "ebced hesabı" denilen sistemle yazılmış çok sayıda "tarih mısraı" bulunuyor.

"Divan Edebiyatı" dediğimiz Klasik Türk Edebiyatı’nın son örneği olan bu elyazması eserin tek nüshası şimdi Konya’da, Mevláná Müzesi’nin "İhtisas Kitapları" kısmında muhafaza ediliyor. Edebiyat tarihçilerimize duyurulur.

Üstad tarihçi İnalcık, aynı zamanda üstad bir şairdir

Günümüzün en önemli Türk tarihçilerinin başından gelen Prof. Halil İnalcık’ın çok iyi bir şair olduğunu az kişi bilir.

İnalcık, Balıkesir Lisesi’nde 1930’lardaki öğrencilik yıllarında Abdülbaki Gölpınarlı’nın talebesi olmuş ve divan şiirinin inceliklerini Gölpınarlı’dan öğrenmişti. Geçen yıl yayınlanan "Tarihçilerin Kutbu" isimli hayat hikáyesinde edebiyat merakının nasıl başladığını ayrıntılarıyla anlatan Halil İnalcık’ın 2003’te çıkarttığı "Şair ve Patron" isimli eseri, klasik edebiyatımız hakkında son 50 seneden buyana yapılan en önemli çalışmadır.

İşte, Halil Hoca’nın, klasik edebiyat zevkini her bakımdan aksettiren bir kıt’ası:

"Dehr-i fániden nice, can nice cánanlar geçer / Bezm-i işretten aceb mestáne yáranlar geçer / Bir nefesdir cánımız yár leblerinde ber-karár / Hey, bu fánûs-ı bir gün söner, cánlar geçer"

Eski edebiyatımızın son örneği bu şiirdir

Aşağıda, Abdülbaki Gölpınarlı’nın yayınlanmamış olan "Divan"ında yeralan, klasik üsluptaki çok güzel bir şiirini naklediyorum:

Abdülbaki Hoca, 1970’lerin sonunda "gazel" formunda yazdığı bu şiirde hayat tarzının ve anlayışın değişmesi yüzünden yaşadığı üzüntüleri, eski edebiyatımızın kalıpları içerisinde ve "garib" redifi ile, yani her mısraın sonunda "garib" kelimesini kullanarak naklediyor.

İşte, klasik edebiyat meraklılarının hayran olacakları gazel:

"Gurbet ender gurbet içre olmuşum cáná garib / Şimdi álemde benim ben bi-emel yektá garib

Hánümánım báde vermiş gird-bád-ı ruzgár / Áşiná yok derdime dil gavta-zen, deryá garib

Neş’e-i ümmîd ná-peydá, şikeste cám-ı mey / Kalmamış yárán bu meclisde bu şeb sahbá garib

Hatt-ı ná-fercámımı yok bir bakıp fehmeyleyen / Her görüp seyrettiğim simá-yı bi-máná garib

Mábedim káşánelerle sanki garkab-ı memát / Kalmamış seng-i mezárım, mevt-i bi-pervá garib

Şáhidim, şehdim, şühudum sanki olmuş bir seráb / Düşdüğüm bigánelik bezmindeki feyfá garib

Yok dilimden anlayan bir hemdemim, bir mahremim / Sanki zát-ı pák-i Hakkla olmuşum ra’n’a garib

Gök o gök ammá ne çáre yer değil artık o yer / Ben bu yerde olmuşum bi-çáre vü bi-cá garib

Nağme-i Şevkutaráb olmuş cünuna müntehi / Beste çılgın, güfte mecnun, ten ni ten nen ná garib

Dilkurum sá’yiyle oldu defter-i diván-ı dil / Nazmı nesrinden beter her suret-i inşá garib

Söyleyenler anlamazlar dinleyen fehmeylemez / Hásılı her söz hümá-pervázdır hemtá garib

Hál- i zár-ı bi-karár-ı derd-i bi-dermánımı / Sanki vaktiyle demiş bir áşık-ı şeydá garib

’Gáh olur gurbet vatan, gáhi vatan gurbetlenir’ / İşte şimdi oldu Báki háliya dünyá garib

Gönlüm ister gitmeyi cáná bu mátemháneden / Korkarım ki gittiğim yer de olur ammá garib"

Son Halife’nin son müezzini Cevdet Soydanses, bankacılık yapan büyük bir háfızdı

Son devrin önde gelen háfızlarından olan Cevdet Soydanses, 1902’de "háfız fabrikası" gibi çalışan Karagümrük semtinde doğdu. Babası Süleyman Efendi, o devrin İstanbul’unda icazet vermeye yetkili üstad bir Kur’an okuyucusu ve Karagümrük’teki Atikalipaşa Camii’nin imamı, meşhur Háfız Sami de Cevdet Bey’in öz dayısıydı.

Cevdet Bey, aile geleneğine uyularak küçük yaşında háfız yapıldı ve başta babası Süleyman Efendi olmak üzere, dönemin ileri gelen hocalarından Kur’an ilimlerini öğrendi.

Gençliğinde İstanbul’un birçok camiinde müezzinlik eden Cevdet Soydanses, 1923 senesinde son Halife Abdülmecid Efendi’nin müezzinliğine getirildi ve bir yıl kadar Dolmabahçe Sarayı’nda bulundu. Daha sonra Ankara’ya nakletti ve bambaşka bir işe girdi: Ziraat Bankası’nda memurluğa başladı, çeşitli şubelerde yıllarca çalıştı ve 1950’de emekli olduktan sonra İstanbul’a dönüp Şişli Camii’nin imam-hatipliğini yaptı.

1980’lerin başında vefat eden Cevdet Soydanses, yılların birikimiyle olgunluğun zirvesine çıkan tavrıyla ve üslubuyla, ömrünün son yıllarında bile dinleyenleri mestediyordu.

Acem pilávı

İyi cins kıvırcık eti ufak şekilde doğranıp tencereye atılır. Et yağlı değilse bir-iki kaşık sade yağ iláve edilip kavrulur ve kevgirle süzülüp alınır. Kalan yağa üç-dört baş soğan doğranır, kavrulur ve üzerine önceden hazırlanmış olan et yerleştirilir. Etin üzerine bol fıstık, üzüm, tarçın, karanfil ve kakule konur. Önceden yıkanmış bir ölçü Mısır pirinciyle iki ölçü soğuk su ve tuz iláve edilir. Tencerenin kapağı kapatılır, kor üzerinde yavaş yavaş suyunu çekene kadar pişirilir ve bir kadayıf tepsisine başaşağı edilir ("Melceü’t-Tabbáhin"den).

Murat Bardakçı’nın notu: Tarifte geçen "Mısır pirinci" artık temin edilemeyeceği için, bunun yerine bizde kısaca "amberbu" denilen ve zor da olsa bulunabilen "Sadri" yahut "Dumsiyeh" pirinçleri kullanılabilir.



ne kupa ister bu şen gönLüm,, ne de şampiyon oLmak ...
iki diLeğim var Cimbom'um ,, ikiside Fener'e
*****
~~ don't cry for me..... ~~
*****
çek git bebeğim uzakLara ,, çek git...
bavuLunu topLa bebeğim ,, çek git...
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
bounce'nin son sürümü (nokia'nın klasik oyunu) SaLeRo Gereksiz Mesajlar 4 03-17-2007 10:58
Devler Ligi'nde Bu Gece !.. xhakanx Dünyada Futbol 0 10-17-2006 13:13


Saat 20:31.


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory
lida

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210