![]() |
|
|
|||||||
| Yurtiçi Haberler Türkiye'den Günlük Haberler, gündemdeki Konular... |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
![]() ALMANYA’DAKİ Deniz Feneri e.V davasının dünkü duruşmasına Alman savcı Kerstin Lötz’ün sözleri damgasını vurdu. Sanıkların asıl failler olmadığının altını çizen Lötz, tek tek isim vererek, Zekeriya Karaman, Zahid Akman, İsmail Karahan ve Harun Yoldaş’ı suçladı. Cezaları belli gibi... Taraflar, mahkeme başlamadan önceki itiraflar dikkate alınarak Mehmet Gürhan’a üst sınır olan 6 yıl, Mehmet Taşkan’a 3 yıl, Firdevsi Ermiş’e de 2 yıl tecilli hapis cezası üzerinde anlaşmıştı. Kesin kararın, bugün açıklanması bekleniyor. Alman savcı Lötz, bağış vurgununun en büyük sorumlusu olarak Zekeriya Karaman’ı gösterdi. Asıl failler Türkiye’de Almanya’daki Deniz Feneri e.V davasında savcı Lötz, tüm yönetim ve kontrolün Türkiye’den yapıldığını öne sürdü, olaylardan Zekeriya Karaman’ı sorumlu tuttu Almanya;daki Deniz Feneri derneğine yönelik yolsuzluk davasında Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi Savcısı Kerstin Lötz, sanıkların gerçek failler olmadığını savundu Dünkü dururuşmada savcı, toplanan bağışlardan 16 milyon 186 bin euro amaç dışında yerlerde kullanıldığının belirlendiğini, sanıkların dolandırıcılık yapmak ve haksız kazanç elde etmek suçlarından cezalandırılmalarını istedi. Lötz, Mehmet Gürhan’ın 6 yıl, Firdevsi Ermiş’in 2 yıl tecilli hapisle, Mehmet Taşkan’ın da 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarını istedi. Savcı, Almanya’daki sanıkların asıl failler olmadığını, asıl failerin Türkiye’de olduğunu belirterek, tüm yapılanlardan Türkiye Deniz Feneri kurucularından Kanal 7 yönetim kurulu başkanı Zekeriya Karaman’ı sorumlu tuttu. Savcı buradaki sanıkların iş başında görüldüklerini ancak tüm yönetim ve kontrolün Türkiye’den yapıldığını ve Zekeriya Karaman isminin ön plana çıktığını kaydetti. Savcı Lötz tüm bu yaşananlardan Türkiye’de RTÜK Başkanı Zahid Akman, İsmail Karahan ve Harun Yoldaş’ın da sorumlu olduğunu iddia etti. ’Vicdanım rahat’ Sanıklardan Mehmet Gürhan mahkemede yaptığı son konuşmasında yaşanan olaylardan dolayı ’Vicdanım rahat’ dedi. Gürhan, 1999 yılında Deniz Feneri Almanya derneğini iyi niyetle kurduklarını ve durumun bu hale geleceğini bilmediğini belirterek, “Bağışçılarımıza sormadan bir takım hereketlerde bulunduk. Sormadığım için üzgünüm” diye konuştu. 1 fenig bile almamış Gürhan, amacının insanlara zarar vermek olmadığını dile getirerek, “Kötü niyertle yapılmış bir iş yok. 16 milyon eurodan 1 fenig bile cebime girmedi. Bu benim iyi niyetimin göstergesi. Sevgi saygı dışında bir yol izlemedim. Din, dil, ırk farkı gözetmeden şahsi düşüncelerimle bunları ilişkilendirmedim. Vicdanım da rahat. Ancak bundan sonra yapılacak herhangi bağışta bağışçılara kötü intiba bıraktığım içinde özür diliyorum” dedi. Mehmet Taşkan kısa konuşmasında hiç bir bağışçıya zarar vermek istemediğini ifade ederek herkesten özür dilediğini belirtti. Firdevsi Ermiş ise son söz olarak yaptıklarından dolayı pişman olduğunu belirterek, “Hayatımı mahvettim. Mahkemeden geçmişimin üzerine bir çizgi çekecek ve bana yeni bir gelecek kurmaya imkan verecek bir karar çıkmasını bekliyorum” dedi. Karar bugün çıkacak Mahkeme heyeti tüm tarafları dinledikten sonra karar vermek üzere oturumu kapattı. Kararın bugünkü duruşmada açıklanması bekleniyor. Alman Savcı Kerstin Lötz, sanıklardan Firdevsi Ermiş’in ve Taşkan’ın gözaltı sürelerini ve itiraflarını dikkate alarak tahliyelerini talep etti. ![]() Sapmadım sapmam da mümkün değildir.
|
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|