Yayla: Konuşmak giderek zorlaşıyor
Atatürk'e hakaretten 15 ay hapis cezası alan Yayla: İdeoloji yerine kuştan, ağaçtan konuşmak gerek
İzmir'de yaptığı bir konuşmada Atatürk'e hakaret ettiği gerekçesiyle 15 ay hapis cezasına çarptırılan Prof. Dr. Atilla Yayla, bundan sonra ders verdiği okullarda sıkıntı yaşayacağını söyledi. Hapis cezası, iki yıl içinde suçun tekrar etmemesi koşuluyla ertelenen Yayla, "Türkiye'de siyasi ideolojilerde özgürlükler ve insan hakları yerine kuşlar ve ağaçlardan konuşmak gerek" dedi.
Yayla'nın, AKP İzmir İl Gençlik Kollarının 18 Kasım 2006 tarihinde düzenlediği 'Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkilerinin Toplumsal Etkileri' konulu panelde "Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül etmektedir. İleride bizlere, neden her yerde bu adamın heykelleri ve fotoğrafları var diye soracaklar" dediği için 15 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezası ertelenen Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Yayla, Guardian gazetesine konuştu.
Halen İngiliz Buckingham Üniversitesi'nde ders veren Yayla, kararı temyiz edeceğini belirterek "Türkiye'de akademisyenlerin ifade özgürlüğü kısıtlamaları ve devleti eleştirme hakkı var ancak, bu gittikçe zorlaşıyor" dedi.
Türkiye'deki siyasi ideolojilerde özgürlükler ve insan hakları yerine kuşlar ve ağaçlardan konuşmak gerektiğini, iki yıl boyunca sıkı takip altında olacağını vurgulayan Yayla şöyle devam etti: "Bu noktadan sonra ders vermekte sıkıntı yaşayacağım. Öğrencilerim dersleri izleyebilir, sözlerimi dinleme cihazlarına kaydedebilir ve beni okula şikâyet edebilir. Hayatımı mutsuz ve sıkıntılı şekilde sürdüreceğim."
Türkiye'de insanların konuşmadan önce iki kere düşünmek zorunda kalacaklarını öne süren Yayla, "Ben Türkiye'de tanınmış bir kişiyim ve dünyanın her yerinde arkadaşlarım olması nedeniyle güvende olduğumu hissediyorum. Fakat, başkaları için konuşmak zor olacaktır" dedi.
Guardian gazetesi, gelecek yaz yeniden Gazi Üniversitesi'ne döneceğini yazdığı Yayla'nın "Türkiye'de ifade özgürlüğünü kısıtlayan 40 yasa maddesi bulunuyor" sözlerine de yer verdi.
Gazetede konuyla ilgili şu yorum yapıldı: "Türkiye'de ifade özgürlüğünü iyileştirme yolunda birçok reform yapıldı ancak bunlar gerçekte 'kozmetik değişimlerden' öteye gitmedi.
Her şey dün gibi inan gelir geçer Bilemezsek kıymeti hayat bizi içer..
Bir olsun gönlünde, bir olmasam da.
|