Cinayetlerde 'Tuhaf' benzerlik
Sanıkların geçmişinden, devlet görevlileri ve siyasilerle var olduğu iddia edilen bağlantılara, soruşturma sürecindeki tartışmalara kadar Malatya’daki yayınevi katliamıyla Hrant Dink suikasti arasındaki benzerlikler şaşırtıcı. İşte o benzerlikler:
SANIKLARIN VUKUATLARI
Hrant Dink cinayetinde azmettirici olduğu belirtilen Yasin Hayal, darp, bombalama dahil birçok suçtan hapis cezasına çarptırılıp sokağa salındı. Malatya katliamının baş aktörü Emre Günaydın da sanıklardan Salih Gürler’in mahkemeye sunduğu ihbar mektubuna göre, bir bıçaklama olayından mağdurun şikayetinden vazgeçmesi üzerine kurtuldu. İddiaya göre Günaydın polislerle arkadaşlık ediyordu.
SİYASİLERLE GÖRÜŞMELER
Dink cinayetinin azmettiricisi Yasin Hayal cezaevindeyken, BBP MKYK üyesi Halis Egemen ve BBP İl Başkanı Yaşar Cihan'dan 1000 YTL para ile giyecek ve eşya yardımı aldığını söylemişti. Malatya olayında ise Günaydın’ın Malatya İl Genel Meclisi’nin MHP’li üyesi R.P’ye kayıtlı hatla olaydan önce 18 kez mesajlaştığı saptandı.
GÜVENLİK VE YARGI GÖREVLİLERİYLE GÖRÜŞME
Yasin Hayal’in akrabası Coşkun İğci “Hayal, Dink’i öldüreceğini jandarma istihbarat görevlilerine söyledi” demişti. Jandarma, bir kamu kurumunda güvenlik görevlisi olarak çalışan İğci’nin zaman zaman kendileriyle görüştüğünü, ancak cinayete ilişkin bir bilgi vermediğini ileri sürdü. Tutuklu sanık Erhan Tuncel’in de muhbir olarak ilişkisi biliniyor. Malatya katliamı sanığı Abuzer Yıldırım'ın İstanbul’da bir savcıya ait telefonla mesajlaştığı ve kayıt adresi “Ankara Özel Harekat Dairesi" görünen bir telefondan arandığı geçtiğimiz günlerde belirlendi. Yıldırım'ın mesajlaştığı numarayı kullanan kişi savcının yeğeni olduğunu, telefonu iki yıldır kullandığını Yıldırım ismini ilk kez duyduğunu belirtti. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Yıldırım’la mesajlaştığı belirlenen Kartal Savcısı R.B. hakkında soruşturma başlattı. Malatya sanıklarıyla görüştüğü saptanan Özel Harekat Şubesi’nde görevli bir kadının kullandığı numaranın aslında astsubay olan kocasına ait olduğu anlaşıldı.
CİNAYET SORUŞTURMASI:
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, Trabzon Emniyet Müdürlüğü’ndeki memurlar hakkında, Dink suikasti ihbarları karşısında, görevlerini ihmal ve suçun önlenmesinde memuriyet görevlerini gereği gibi yerine getiremedikleri iddiasıyla soruşturma yapılmasını istemişti. Trabzon Valiliği ise soruşturma izni verilmesine gerek olmadığına ve emniyet mensuplarının görevlerini ihmal etmediğine karar verdi. Eylül ayında ise Malatya katliamıyla ilgili Malatya Savcılığı’na bir ihbar mektubu ulaştı. İhbar mektubunda, Günaydın’ı alay komutanının telkiniyle bir öğretim üyesinin azmettirdiği, bu konuda öğretim üyesiyle temasa geçen ilk kişinin de Emre Günaydın’ı hastanede izleyen kamera sistemleri için görevlendirilen bir jandarma üsteğmen olduğu belirtildi.
AYNI MERKEZDEN YÖNETİLİYOR
Hrant Dink'in avukatı Erdal Doğan, Rahip Santaro'nun öldürülmesi ile başlayan suikastların aynı merkezden yönetildiğini ve birbirine benzer dava süreçleriyle delillerin karartıldığını belirterek, “İhmali olan savcılarla ilgili Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun bir şeyler yapması lazım. Şemdinli Savcısı ile ilgili apar topar yapıldı. Ama ne Hrant Dink ne Rahip Santaro benzer davlarda ihmallerle ilgili bir şey yapılmadı" diye konuştu.
MAĞDURU KORUMAYAN HUKUK
Doğan, Malatya katliamı ile Hrant Dink suikastlarında devletin içine sızmış, sanıklarla ilişkisi ortaya çıkmış şahısların soruşturması yapılmadığı gibi, olaylardaki rollerinin de araştırılmadığını anlattı. Doğan, şunları söyledi: "Mağduru korumayan hukuk bütün topluma zarar veriyor ve inandırıcılığını yitiriyor. Bence şu aşamada yapılacak şey, bu işlerin eksik soruşturma ve etkin bir yargılama yapılmadığı noktasında ciddi bir hukuk araştırma komisyonu oluşturulması gerekiyor. Hukukçularda 'Bana ne evrensel hukuktan insan haklarından' diyen bir kültür var. Hukukçuların tek ideolojisi hukuk olursa bence bu işler çözülür."
|