![]() |
|
|
|||||||
| Yurtiçi Haberler Türkiye'den Günlük Haberler, gündemdeki Konular... |
|
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin hem silahlı terörle hem de etnik bölücülükle mücadelede tarihi bir yol ayrımının eşiğinde olduğunu, karar ve kader anının geldiğini belirterek, "Ya bu ihanet cephesi Türkiye’nin ortak değerlerini savunma azim ve iradesini kırarak ülkeyi kanlı bir bölünme ve iç çatışma sürecine sokacak ya da Türkiye Cumhuriyeti devleti tüm imkanlarıyla bu saldırılara gereken cevabı vererek bu ihanetin belini kıracaktır" dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin, siyasi bölücülük ve silahlı terörün meşruiyet kazanma yolunda mesafe aldığı çok tehlikeli bir döneme girdiğine dikkati çekerek, terör destekli etnik bölücülüğün siyaset sahnesine taşındığını, terör örgütü PKK’nın siyasallaşma stratejisinde yeni bir aşamaya gelindiğini söyledi. Son gelişmelerin, Türkiye’nin milli birliğine, toprak bütünlüğüne ve üniter devlet yapısına kastetmeyi amaçlayan ihanet ve husumet cephesinin yeni mevziler kazanmak için iki yönden yeni bir saldırı başlattığını gösterdiğini ifade eden Bahçeli, "Etnik tahrik ve taleplerle ilerletmeye çalışan siyasi bölücülük gündemi ile silahlı terör saldırılarının ortak hedefi bütün açıklığıyla ortadadır. Amaç, Türk milletine ve devletine vücut veren bütün ortak değerleri yıkmak ve Türkiye’yi parçalayarak çok milletli, çok kimlikli ve çok dilli, coğrafi temeli olan parçalı bir ortaklık devleti yapılanmasını Türkiye’ye zorla kabul ettirmektir" diye konuştu. |
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
"SİYASİ ÇIKAR HESAPLARI PEŞİNDE KOŞMAK..."
"Bu ihanet ve husumet cephesinin içinde, İmralı canisinin, terör örgütü PKK’nın ve terörün Parlamento sözcüsü DTP’nin yanı sıra, Kuzey Irak modelini Türkiye’de uygulamak için misyonerlik yapan Barzani ve peşmergeleriyle, bu modele özenen Türkiye içindeki etnik bölücülerin bulunduğunu" bildiren Bahçeli, şöyle devam etti: "İki cepheden saldırıya maruz kalan Türkiye, hem silahlı terörle hem de etnik bölücülükle mücadelede tarihi bir yol ayrımının eşiğindedir. Karar ve kader anı gelmiştir. Ya bu ihanet cephesi Türkiye’nin ortak değerlerini savunma azim ve iradesini kırarak ülkeyi kanlı bir bölünme ve iç çatışma sürecine sokacak ya da Türkiye Cumhuriyeti devleti tüm imkanlarıyla bu saldırılara gereken cevabı vererek bu ihanetin belini kıracaktır. Bir varlık ve beka sorunuyla karşı karşıya bulunan Türkiye’nin geldiği bu yol ayrımında, herkes yerini, yönünü ve safını artık açık bir şekilde belirlemek zorundadır. Türkiye’nin kör bir uçurumun kenarına sürüklendiği bu noktada, artık nabza göre şerbet vermek, çağdaşlaşma ve demokratikleşme gibi sloganlarla etnik bölücülüğü cesaretlendirecek siyasi çıkar hesapları peşinde koşmak ve Avrupa Birliği normları adına bölücülüğün amaçlarına hizmet edecek projelere taşeronluk yapmak imkanı kalmamıştır." "Bu vahim durumun başlıca sorumlusu, etnik bölücülüğe ümit ve cesaret veren, terörle mücadeleyi zaafa uğratan Başbakan Erdoğan ve hükümetidir" diyen Bahçeli, "Son dönemde kanlı terörün tırmanması Türkiye’yi ayağa kaldırmış ve aziz milletimizin haklı tepki ve öfkesinin kontrolde tutulması çok güç hale gelmiştir. Ancak, bu durum bile AKP hükümetini gaflet uykusundan uyandırmaya maalesef yetmemiştir" dedi. |
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
"...İPE UN SERMEKTEDİR"
Bahçeli, TBMM’nin Hükümete, Irak’ın kuzeyine sınır ötesi askeri müdahale yetkisi vermesinin üzerinden 27 gün geçtiğini, ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Hükümetinin hala harekete geçmediğini ifade ederek, şunları söyledi: "Bir dizi ekonomik önlem uygulamasının kararlaştırıldığını kamuoyuna açıklayan Hükümet, bugün itibarıyla hiçbir caydırıcı tedbiri uygulamamıştır. Habur Sınır Kapısı’nda hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Hava sahası açıktır. Barzani’nin ve terör örgütü PKK’nın finans kaynaklarına, kara para aklama kanallarına ve ticari faaliyetlerine yönelik hiçbir tedbir alınmamıştır. İlgili bakanlar, ’Tedbirlerin en optimum dozajını ayarlamaya çalışıyoruz’ gibi beyanlarla ipe un sermektedir. AKP hükümeti siyasi, ekonomik ve askeri caydırıcılığın asgari icaplarını dahi yerine getirmekten özenle kaçınmış, bunun yerine terör örgütü PKK’nın hamisi Barzani’ye güvence ve cesaret vermek için adeta seferber olmuştur. Başbakan Erdoğan ve hükümetinin sergilediği bu affedilmez ve anlaşılmaz tutum, terörle mücadele konusunda siyasi irade ve kararlılıkları bulunmadığını, buna niyetleri olmadıklarını göstermiştir. Meclisin verdiği yetkinin inandırıcılığı ve caydırıcılığı bizzat Hükümet eliyle etkisiz hale getirilmiş ve sıfırlanmıştır. Sınır ötesi askeri harekat yetkisini zamana yayarak anlamsız kılma stratejisi izleyen Hükümetin nihai hedefinin, Irak’taki terör örgütü PKK mevcudiyetini gerçek anlamda tasfiye etmek olmadığı da yaşanan bu süreçte anlaşılmıştır." Başbakan Erdoğan’ın, ABD Başkanı Bush’la görüşmesini de "oyalama aracı" diye nitelendiren Devlet Bahçeli, "ABD’den kapsamlı bir askeri harekat için izin ve icazet alamayan Başbakan, Bush’un operasyonel istihbarat paylaşımı yapılacağı sözünü, Türk kamuoyuna büyük bir başarı olarak takdim etmek için bir yanıltma ve saptırma kampanyası başlatmıştır" diye konuştu. |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
"KAPSAMLI BİR ASKERİ HAREKAT GÜNDEMDEN ÇIKARILMIŞTIR"
"Washington’dan eli boş dönüldüğü" gerçeğinin saklanmaya çalışıldığını savunan MHP lideri Bahçeli, herkesin farklı bir anlam ve önem yüklediği istihbarat konusunda bazı gerçekleri ifade etmek istediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Terör örgütü PKK’nın Kuzey Irak’taki kampları, eğitim alanları Türk sınırına yakın bölgelerdeki konaklama ve depolama yerleri bilinmektedir. Bunlara karşı askeri bir müdahalede bulunmak için ABD’nin vereceği cari ve anlık istihbarata gerek olmadığı bir gerçektir. Bu konuda üzerinde durulması gereken diğer bir nokta da bu nitelikte istihbarat paylaşımının terörle mücadelede sihirli bir formül olduğu söyleniyorsa, dostumuz ve müttefikimiz Amerika’nın son 4 yıllık süreçte bunu Türkiye’den niye esirgediğidir. Başbakan Erdoğan Türk milletini oyalamayı bırakmalı ve gerçekleri Türk milletine açıklamalıdır. Kuzey Irak’taki terörle mücadelede gelinen noktaya ilişkin gerçekler şunlardır: PKK terörünü gerçek anlamda tasfiye etmek için Kuzey Irak’a kara unsuru olan kapsamlı bir askeri harekat yapılması gündemden çıkarılmıştır. Bu konuda ABD’den icazet alamayan ve Washington’un desteklediği Barzani’den çekinen Başbakan, ABD’nin vereceği bilgilere dayalı sınırlı hava operasyonlarıyla yetinmek durumda kalmıştır. Bu da Amerika’nın vereceği istihbarata bağlanmış, müstakil hareket imkanının da önü kesilmiştir. Kuzey Irak’ta terörle mücadele, PKK’yı terör örgütü olarak görmediğini söyleyen ve bunu Türkiye’ye karşı bir tehdit ve pazarlık aracı olarak kullanan Barzani’ye ve peşmergelere havale ve ihale edilmiştir. Barzani’ye güvenmek zorunda olduğunu söyleyen Başbakan, bu sözleriyle aczini ve teslimiyetini itiraf etmiştir |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
"İHANET PROJESİ"
Beyaz Saray görüşmesi ile bugüne kadarki gelişmelerden Barzani, Talabani ve terör örgütü PKK’nın memnun olduğunu öne süren Bahçeli, "Türkiye’yi askeri harekattan caydırmak için seferber olan bölge ülkeleri, Avrupa Birliği ve ABD memnundur. Bütün bu çevrelerin memnun olduğu bir sonucun Türkiye için olumlu bir sonuç olması eşyanın tabiatına aykırıdır" dedi. "Türkiye’nin terörle mücadelede elinin ve kolunun bağlandığı bir dönemde, etnik tahrikler yeni boyutlara taşınmış ve etnik bölücülük sorununa siyasi çözüm bulunması için yeni bir süreç başlatılması çabaları yoğunlaşmıştır" Bahçeli, "Bu etnik tahrik ve bölücü taleplerin odağında, PKK’nın TBMM çatısı altındaki maşası ve sözcüsü olan DTP isimli bir siyasi kuruluş yer almaktadır. Etnik bölücülüğün siyasi karargahı olan bu parti, Anayasa’da Kürtlerin kurucu ortak olarak tescil edilmesi; Türk yerine ’Türkiyelilik’ ve Türk milleti yerine, ’Türkiye milleti’ kavramlarının benimsenmesi; Türkiye’nin özerk bölgelere ayrılması; bu bölgelerin başkentleri, meclisleri ve bayrakları olması gibi Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan İmralı projeleriyle ortaya çıkmıştır" diye konuştu. DTP’nin, "Demokratik Özerklik Projesi" olarak adlandırdığı projeyi, resmi parti programına aldığını anımsatan Bahçeli, bunun bir "ihanet projesi" olduğunu vurguladı. |
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
"İMRALI’NIN TALİMATIYLA..."
Bu projenin, Irak’ın kuzeyindeki Barzani modelinden esinlendiğinin anlaşıldığını ve parti kongresinde benimsendiğini anlatan Bahçeli, şunları söyledi: "DTP’nin kongresinde, terör örgütü PKK’nın ’Ölüm ve esaret sembolü’ olarak gördüğü İstiklal Marşımız okunmamış, kanlı terör örgütü PKK’nın militanları için saygı duruşunda bulunulmuş, Türkiye’nin temel harcı olan tek vatan, tek millet, tek dil ve tek bayrak ilkeleri çağdışı kavramlar olarak hedef alınmış, İmralı canisi ulusal önder olarak selamlanmış ve terör örgütü PKK yöneticisi olmaktan hüküm giyen bir militan İmralı’nın talimatıyla Genel Başkanlığa getirilmiştir. Başkanlık görevine seçilen bu kişinin ilk talebi de Türkiye’deki kanlı terörden beslenen etnik bölücülük sorununun çözümü için Bulgaristan Türkleri örneğinden hareketle, Kürt halkının haklarının yeni bir demokratik Anayasa içinde tanınarak sorunun barışçı yollarla çözülmesi olmuştur. İmralı’nın sözcüsü olan bu kişinin Bulgaristan modeline işaret etmesi bir rastlantı olarak görülemeyecektir. Bunun nereden esinlendiği ve kaynaklandığını anlamak için 4 ay öncesine gidip Başbakan Erdoğan’ın seçim sürecinde bir televizyon programında dile getirdiği görüşleri hatırlamak yeterli olacaktır." |
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
CHP'YE ELEŞTİRİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’nin Irak’ın Kuzeyi ile ilgili açılımını eleştirerek, bunun Barzani’nin geleceğine yatırım projesi olduğunu söyledi. Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin hassas ve tehlikeli bir dönemden geçtiği ortamda CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Irak’ın Kuzeyine yönelik açılımlarda bulunmasını, "Barzani’ye yardım paketi" olarak değerlendirdi. Paketin, Büyük Önder Atatürk’ün 69. ölüm yıldönümünün arifesinde açıklanması ve terör örgütü PKK sözcülerinin Bulgaristan modeli ve siyasi çözüm çağrılarıyla aynı güne rastlamasının CHP için talihsizlik sayılması gerektiğini belirten Bahçeli, "CHP’nin dün hükümeti eleştirirken, bugün keskin bir viraj aldığını" öne sürdü. |
|
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
"MANTIĞI SAKAT"
Devlet Bahçeli, "Türkiye’nin karşısındaki sorun ve tehditlerin niteliği hakkında yanlış tespit ve teşhislere dayanan bu açılımın temeli ve mantığı sakattır, içeriği çelişkilerle doludur ve zamanlaması çok yanlış olmuştur. Bu proje, terör örgütü PKK’yı himaye eden, Kürt kökenli Türk vatandaşlarının Türk milletinden ayrı bir millete mensup olduğunu, Türk topraklarını da kapsayacak şekilde bağımsız Kürt devletinin 10-15 yıl içinde kurulacağını ve Türkiye’nin bu fikre alışması gerektiğini söyleyecek kadar çizmeyi aşan Barzani’nin geleceğine yatırım projesidir" dedi. CHP’nin açılımını, Türkiye’nin Güneydoğusu’nu karıştıracağı ve Diyarbakır’a müdahale edeceği tehditleriyle meydan okuyan Barzani ve peşmergelerine bağımsız devlet olma yolunda verilmiş bir sigorta poliçesi olduğunu ileri süren Bahçeli, "CHP’nin bu açılımı, PKK terörünü besleyen, himaye eden ve Türkiye’ye karşı bir tehdit aracı olarak kullananları caydırmak değil, onları şımartmak ve cesaretlendirmek sonucunu doğuracak sakat bir yaklaşımı temsil etmektedir" diye konuştu. Irak’ın kuzeyine radyo ve televizyon yayınlarından, binlerce öğrencinin Türkiye’de bursla okutulmasından, ticari temas’ noktalarının arttırılmasına ve Dicle suyunun paylaşımına kadar uzanan bir dizi yardımı öngören bu proje, Barzani’nin ilerde Türkiye’yi de kapsayacak bağımsız devleti için bir teşvik primi anlamına geldiğini savunan Bahçeli, "CHP Genel Başkanı, bu devlet oluşumunun sadece alt yapısının hazırlanmasına değil, bunun insan kaynaklarının yetiştirilmesi misyonunu da talip olmaktadır. Bu beklenmedik açılımı Barzani’nin, DTP’nin, terör örgütü PKK’nın ve etnik bölücülerin hararetle desteklemesi, burada bir yanlışlık ve sakatlık olduğunu göstermeye esasen yetecektir" ifadesini kullandı. |
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
"PKK’LI TERÖRİSTLERE SİYASİ AF..."
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Baykal’ın projesini açıkladığı basın toplantısında PKK teröristlerine siyasi af konusundaki bir soruya, "Türkiye’nin henüz siyasi af aşamasında olmadığını söylediğini" anımsatarak, bu beyanlardan, CHP’nin terör saldırılarının durması sonrası uygun bir aşamada, PKK militanlarına genel af ilanına taraftar olduğu sonucunun çıktığını iddia etti. "Teröristlere siyasi af çıkartılmasının terör örgütü PKK’nın siyasi eylem planının en önemli unsurlarından birisi olduğu hatırlandığında, CHP’nin bu konuda nerede durduğu hakkında ciddi endişe ve tereddütlerin doğması kaçınılmaz olmaktadır" diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sayın Baykal’ın bu önerilerinin fiiliyatta doğurduğu sonuçlar şunlar olmuştur;Kuzey Irak’a askeri harekatı gündemden çıkarmaya çalışan Başbakan Erdoğan’a hiç beklemediği siyasi bir destek sağlamıştır. Temel mantığı sınır ötesi operasyonu sorgulamak ve gereksiz kılmak üzerine bina edilmiş bu açılımın yapılmasından sonra, hala askeri harekatın gerekliliğinden bahsetmek şekli ve göstermelik olmaktan başka bir anlam ifade etmeyecektir. CHP Genel Başkanı, terör örgütü PKK’nın hamisi Barzani’yi meşru siyasi muhatap almak için zaman ve zemin kollayan Başbakan Erdoğan’a bu konuda da yardımcı olacak bir açılımda bulunmuştur. ’Türkiye’nin geleceğine yatırım’ adı altında muhafazakar demokratlar ile sosyal demokratlar bu konuda da bir ittifakın temel harcını atmışlardır. Başbakan Erdoğan’ın, Başkan Bush’la yaptığı görüşmenin sonuçlarını Başbakan’ın dışında olumlu olarak değerlendiren ikinci liderin CHP Genel Başkanı olduğu düşünülürse, bu birlikteliğin alt yapısının titizlikle hazırlandığı sonucunu çıkartmak yadırganmamalıdır. Bütün bunlar CHP’nin farklı bir fotoğraf karesi içinde yer almaya hazırlandığı göstermektedir." "Artık safların iyice belirginleşmeye başladığını" belirten MHP lideri Bahçeli, "Cumhurbaşkanı seçimlerinde Milliyetçi Hareket’in, demokratik meşruiyet anlayışının ve sorumluluğunun gereğini yapmasını ’AKP’ye payandalık’ olarak haksız biçimde suçlayanların, şimdi payandalık konusunda geldikleri nokta hazin bir tecelli olarak görülmelidir" dedi. |
|
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
"TERÖRİSTLER SADECE DAĞLARDA ARANMAMALIDIR"
Bahçeli, konuşmasında terör örgütü PKK’nın maşası olan hain mihrakların, devlete, Anayasa ve kanunlara meydan okuyarak sürdürdükleri tahriklerin hukuk düzeni içinde karşılığının bulması gerektiğini söyledi. "Teröristler bugün sadece dağlarda aranmamalıdır" diyen Bahçeli, sözcüleri ve temsilcileri vasıtasıyla bunların TBMM’ye girdiğini bildirdi. Bu kişilerin milletvekili sıfatını bölücü ve yıkıcı amaçları için bir kalkan olarak istismar ettiklerini ve devletin sağladığı imkanları devleti yıkmak için hayasızca kullandıklarını ifade eden Bahçeli, "Türkiye’de hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü ve işlediği suçun cezasından kurtulma ayrıcalığı yoktur" diye konuştu. |
|
|
|