Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Genel Bilgi > Türk Tarihi

Türk Tarihi Türk Tarihi Ve Türk Kültürü Hakkında Her Şey...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-09-2008, 18:26   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Kalfa
 
Gül'Güzeli kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 12,829
Rep Gücü: 2686
Rep Puanı : 267220
Rep Seviyesi: Gül'Güzeli RepstarGül'Güzeli RepstarGül'Güzeli RepstarGül'Güzeli RepstarGül'Güzeli RepstarGül'Güzeli RepstarGül'Güzeli RepstarGül'Güzeli RepstarGül'Güzeli RepstarGül'Güzeli RepstarGül'Güzeli Repstar
Varsayılan Ölümün Üzerine Yürümek




Ölümün Üzerine Yürümek
Çetin Sungur

Nerdesin yıllarca hasretini çektiğimiz kahraman? Nerdesin hayallerimizin güvercini, rüyalarımızın üveyki? Nerdesin "ba'su ba'del-mevt" imizin müjdecisi?..

Dünya hâkimiyetini gaye edinmiş olan Fatih, her adımını buna göre atmaktadır. Bu gayenin tahakkuku için birçok kez ölümle karşı karşıya gelmiş, bilhassa dünya muvazenesinde milletinin sesi ve soluğu olan ordusunun bozgununu görmektense ölmeyi tercih etmiş ve en zor anlarda hep en önde olmuştur.

Bu konuda pek çok misâl olup, bazıları şunlardır...

İstanbul kuşatması esnasında Papa, Bizans'a yardım maksadıyla gemiler göndermişti. Bu gemilerin gelmekte olduğu II. Mehmed'e bildirildiğinde hemen atına atlayıp: "hadem ü haşemle deniz kenarına indi."(1)

Müttefik gemileri yüksek bordalı "göğe" denilen gemilerden, Osmanlılarınki ise kadırgalardan oluştuğundan, gemilerin birbirlerine yanaştıkları sırada yüksek bordalı düşman gemileri, kendilerine yanaşıp çıkmak isteyen Osmanlı askerlerine yağmur gibi ok ve Grejuva ateşiyle mukabele ederek zayiat verdirdiler. Bunun üzerine muvaffak olamayacağını anlayan donanma sahile doğru çekildi.(2)

Türk donanmasının, kendisinin bulunduğu tarafa doğru geldiğini görünce büyük bir teessüre kapılmış, at üstünde bulunduğu halde, denize doğru atılmıştır. Bizans tarihçisi Dukas'ın ifadesiyle: "atı ile beraber yüzerek ve denizi yararak kadırgalara doğru, sesi çıktığı kadar bağırıyor, emirler veriyordu." (3)

Onun bu konudaki azmi, samimiyeti, hedefine ulaşmak için maddi-mânevî herşeyini ortaya koyması sonunda, bin yıllık Bizans İmparatorluğu ve karanlık bir çağ aydınlık yolun ay yüzlüleri önünde eriyip gidiyordu.

Onun destanlaştığı bir savaş meydanı da Belgrad önleriydi. Rumeli topraklarını elde tutabilmek ve kuzeyden gelebilecek tehlikeleri durdurabilmek, aynı zamanda Macaristan'da muvaffakiyetle harekâta girişebilmek için Tuna kıyılarının ve bilhassa Belgrad müstahkem kalesinin elde bulunması iktiza ediyordu.

Fatih 1476'da Belgrad Önlerine geldi. Topçu atışıyla Belgrad surları yer yer yıkılmış, hatta bir kısım kuvvetler şehre girmişti. Belgrad Orta Avrupa'nın kilidi sayıldığı için Papa, şehrin düşmemesi için Macar kralı Hünyadi Yanoş'a yardımcı kuvvetler gönderdi. Osmanlı askerleri şehre girmeye başladığında Yanoş, büyük kuvvetlerle Belgrad'a ulaşmıştı. Osmanlılar her taraftan Macarların hücumuna maruz kalmışlar ve çekilmeğe başlamışlardı. Bu çekilme Macarlara yeniden cesaret verdiğinden Osmanlı askerlerini şehirden karargâha kadar takip ettiler.(4)

Bu kritik durumunda vezirleri Fatih'e, karargâhtan çekilmeyi tavsiye ettiler. Fakat o: "düşmandan yüz döndürmek sıngun (mağlubiyet) nişanıdır." (5) diyerek bu teklifi reddetti. Padişah daha fazla sabredemeyerek coştu, haykırdı ve yanında bulunan Yeniçeri ağasını fena halde hırpaladı; çünkü yeniçeriler meydanda yoktu.(6).

Askerin geri çekildiğini görünce baştanbaşa öfke kesilmiş ve başına çıkan kanın şiddetinden dudakları yarılarak kanamaya başlamıştı.(7). Dudakları, Hoca Saadeddin Efendinin ifadesiyle "şiddet-i hiddet-i gazaptan gonce-i nevşüküfte gibi şikâfete olmuş." (8) yani yeni açılmış bir gonca gibi yarılmış ve çatlamıştı. "Padişah atına suvar olup; Hay yiğitler, niçün durursuz?.." deyip küffarın üzerine yürüdü (9) Sultan Mehmed, kendisini mücadelenin, kavganın içine atmıştı. (10)

Bir düşman eri padişahın üzerine saldırdı. Fakat genç hükümdar onu ve ondan sonra üzerine gelen iki düşmanı öldürmeye muvaffak oldu. İşte bu sırada padişah bacağındanyaralandı. Ancak Fatih'in bu kahramanca hareketi, Osmanlı ordusunun maneviyatı üzerinde pek müessir oldu ve toplanan Osmanlı kuvvetleri ve bir kısım akıncılar şiddetle düşmana saldırdılar. Savaşın tekrar başladığı bu sırada devlet büyükleri, yaralı padişahı bu tehlikeli sahadan "atının dizginine yapışıp" âdeta zorla uzaklaştırdılar. Biraz sonra dağınık Osmanlı ordusu toplanmış ve Macarları ordugâhtan dışarı atarak, kaleye kadar kovalamıştı.(11)

Fatih'in buradaki cesareti, sebatı ve kahramanlığı büyük bir bozgunu önlemiş, hatta düşman kaleye geri çekilirken ağır kayıplar verdirilmiştir.

Fatih'in ölümün üzerine yürüdüğü bir mücadele alanı da Boğdan (Kuzey Romanya) topraklarıdır. Karadeniz hakimiyetinin tamamlanması için Boğdan'ın fethi gerekiyordu.

Fatih'in başında olduğu Osmanlı ordusu sık ormanlarından dolayı Türklerin "Ağaç Denizi" dedikleri Rüzboynu vadisine girince Boğdanlılarla karşı karşıya geldiler. Boğdanlılar bölgeyi siper ve hendekler açarak, ağaç ve arabalardan manialar yaparak tahkim etmişlerdi. Bundan başka atlan önlere dizmişler ve toplarla ordugâhı geçilmez bir hale getirmişlerdi. 26 Temmuz 1476'da iki taraf arasında vukua gelen muharebede Anadolu ve Rumeli tımarlı sipahileri büyük gayret göstermişler, fakat düşmanın siper ve orman içinden açtıkları şiddetli top ateşiyle yeniçeri askerleri yüzü koyun yere yatmışlardı.(12).

Fatih, bunu görünce:

"Ben onlardan daha ziyâde cesaret beklerdim" dedi ve atını iki tarafından mahmuzlayarak düşmanın üzerine atıldı.(13). Fatih'in bu hareketini gören "... gaziler dahi gayret-i islâm'ı muhkem edip, kaviyyü'l-kalb olup, küffarın topuna tüfeğine bakmayıp gulûv (hücum) edip, göz açtırmayıp ceng ettiler." (14)

Padişahın ölümü hiçe sayarak ileri atılması Boğdan'ın hakimiyet altına alınmasıyla neticelenmiştir. Onların çabalan, emekleri ve fedakârlıkları üzerinde yükselen devlet, dünya muvazenesinde yerini almıştı.

"Artık söz onun, devran onundu; atını en karanlık noktalara kadar sürecek; her uğradığı yere gönlünün ilhamlarını boşaltacak; mazlum ve mağdurların ahım dindirecek, sivri süngüsü ve keskin kılıcıyla, bütün zâlim ve müstebitleri zapt ü rabt altına alacak ve dünya devletleri seviyesinde cihan sulh ve muvazenesinin en gür sesi haline gelecekti..." (15)

Kaynaklar:
1) İbn Kemâl, Tevârih-i Âl-i Osman. VII. Defter. Ank.l957,s.56.
2) Uzunçarşılı, Prof. Dr. İ. Hakkı, Osmanlı Tarihi c.l. Ank. 1982, s. 478.
3) Dukas. Bizans Tarihi (Çev. VL. Mirmiroğlu)İst. 1956, s–165.
4) Kritovulos. Târih-i Sultan Mehmed Hân-ı Sini (çev. M. Gökman) İsı. 1967. s. 139.
5) Turun Bey, Târihi Ebü'l-Feth (har.. Dr. A. M. Tulum) 1«. 1977. s. 82.
6) Tansel, Dr. Selâhattin. Osmanlı Kaynaklarına güre Fatih... İsi. 1971, s. 125.
7) Namık Kemal, Evrâk-ı Perişan, (haz. RaifKaradağ), İst. 1001 Temel Eser, s. 132.
8) Hoca Sa'adeddin Efendi, Tac'üt-Tevârih, c. 1. İst. 1280, s. 459
9) Mehmed Nesri. Kitâb-ı Cihan-nüma, c.2, Ank. 1987. s. 723.
10) Babinger, Franz. Mehmed ıhe Conquerar, s. 459. and his time. New Icrsey, 1978, s. 142.
11) Tansel , a.g.e.,s. 127.
12) Uzunçarşılı, c.3, s. 83.
13) Hammer. Ivon. Osmanlı Devleti Tarihi,c.3. Isı. 1984, s. 770.
14) Nesri.a.g.e.,s. 831.
15) Şahin. M. Abdulfettah, Yitirilmiş Cennete Doğru 3, İzmir 1990, s.3.



Karambol
Gül'Güzeli Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 20:07.


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207