Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Genel Bilgi > Türk Tarihi

Türk Tarihi Türk Tarihi Ve Türk Kültürü Hakkında Her Şey...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !

Hızlı Üye Ol
Ücretsiz ve HIZLI Bir Şekilde Üye Olara Sizde Yorumlarınızı Yazın

Nick Şifre Şifre Tekrar E-Mail: Confirm E-Mail:
 
Image Verification
Lütfen Resimdeki Harfleri Aynen Yazınız !

  Okudum Forum Kuralları 


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 04-07-2007, 15:55   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Yorumsuz Bot
 
Yorumsuz kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : İstanbul
Yaş: 2
Mesaj: 85,787
Rep Gücü: 7662
Rep Puanı : 757473
Rep Seviyesi: Yorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz Repstar
Varsayılan İstanbul'un Manevî Mimarlarından Şeyh Vefa Hazretleri




Osmanlı’nın 15. yüzyılda yetiştirdiği önemli ilim adamlarından olan Şeyh Vefa Hazretleri, ülke için yapmış olduğu birçok müspet faaliyetle dikkati çekmektedir.
Fakat onu asıl dikkat çekici kılan husus, bazı hassas ölçüleri sebebiyle Fatih’in davetine icabet etmediği gibi, onun ziyaretini de kabul etmemesidir.

Fetih'ten sonra, dünyanın çeşitli coğrafyalarından ilim adamlarının toplanmasıyla, bir ilim merkezi hâline getirilen İstanbul'da, birçok medrese inşa edilmiştir. Bunlar sadece ilim yuvası olmakla kalmamış, etraflarına da kütüphane, imarethane, hamam ve dükkânlarla da şehrin gelişmesine ve imarına vesile olmuştur.

Fatih Sultan Mehmet'in, fetih sonrası İstanbul'a davet ettiği yüzlerce ilim ve mâneviyât büyüğü arasında, Şeyh Vefa Hazretleri de vardır. Hârâbe bir semte yerleştirilen bu zât, burayı kısa sürede mâmûr hâle getirmiştir. Günümüzde Vefa adı ile anılan semt, Şeyh Vefa Hazretlerinin bir hatırasıdır. O, burada kurulan medresesinde bir taraftan talebelere ders vermiş, ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatıp onların gönüllerini fethetmiş ve onların Müslüman olmalarında rol oynamıştır.

Konya'da doğduğu için Konevî olarak da anılan Şeyh Vefa, Osmanlı'nın 15. yüzyılda yetiştirdiği önemli ilim adamlarındandır. Konya ve Edirne'deyken, astronomi ve musikîden, dinî ilimlerin bütün sahalarına kadar eğitim görmüş, Zeyniye tarikatı büyüklerinden Abdullatif Kutsî'nin manevî terbiyesinde yetişmiştir. Konya'da ilim ve irşad faaliyetleriyle hayatını geçirdiği sırada, Hac ziyareti için deniz yolcuğuna çıkan Vefa Konevî, yolda korsanların saldırısına uğrar ve bir süre Rodos Adası'nda zindanlarda esaret hayatı yaşar. Bu büyük ilim ve gönül adamının esir olduğunu duyan Karamanlı İbrahim Bey, büyük bir para karşılığında onu esaretten kurtarır. Şeyh Vefa Hazretleri Anadolu'ya döndükten sonra bir süre Konya'da öğrenci yetiştirmekle meşgul olur. Bu sırada Fatih Sultan Mehmet tarafından yürütülen İstanbul'un fetih hazırlıklarını duyunca, devrin diğer büyük ilim ve mânevîyat büyükleri gibi fetih ordusu içerisinde yer alır. Fetihten sonra Konya'ya vazifesinin başına dönmeye hazırlanırken, Fatih şehrin imârı ve halkın irşad edilmesinde kendisine ihtiyacı olduğunu belirten bir mektup göndererek, İstanbul'da ikamet etmesini rica eder. Bu davet üzerine İstanbul'da vazife yapmaya karar verir. İşte onun Vefa semtine yerleşmesi, bu mektuba dayanır.

Sinan Paşa, Molla Lutfî, Bursalı Hocazâde, Zembilli Ali Cemalî Efendi ve şair Zatî, Vefa Konevî'nin yetiştirdiği talebelerin başında gelenlerdir.

Vefa Hazretlerinin manevî önderliğini yaptığı külliyenin bir bölümünü oluşturan tekkenin de, toplum hayatında ayrı bir yeri olmuştur. Burası bir ilim merkezi, aynı zamanda bir yardımlaşma müessesesi, yolcular için bir misafirhane, yoksulların karnını doyurduğu bir yerdi. Edebiyat, musiki, hüsn-ü hat gibi güzel sanatların ve edebiyatın icra edildiği bu yerlerde insanlar huzur bulmaktaydı. Güçlü bir şair olan Vefa Konevî bir divan da tertip etmiştir.

Vefa Konevî yaptığı çalışmalarla Fatih Sultan Mehmet'in takdirini kazanmıştır. Fatih bir gün has adamlarından birini göndererek sohbetlerinden ve nasihatlerinden istifade etmek için bu büyük insanı saraya davet eder. Ancak, Vefa Konevî bu davete icabet etmeyeceğini bildirir. Fatih tebessüm ederek:

—O gelmezse, biz onun ayağına gideriz, der ve bu ilim adamının medresesine kadar gider. Ama kapı kendisine yine açılmaz. Fatih:

—Ey Vefa, sende hiç vefa hissi yok mu? diyerek oradan ayrılır.

O, Fatih'i huzuruna kabul etmeyişinin sebebini etrafındakilere şöyle açıklar: "Bilmezsiniz. Benim ona meylim ve onun bana ihtiyacı o derece fazladır ki, bir an birbirimizi görecek olsak, o benden ayrılmak istemeyecek, ben de onu bırakmayacağım. Halbuki, O milletin işlerini üzerine almıştır. Biz de dünya düzenini korumaya memuruz."

Evet, Fatih babası tarafından özel olarak devlet idare etmek üzere yetiştirilmişti. Toplumun Fatih'e ihtiyacı vardı. Bu sebepten o, toplumunun başında bulunmalıydı. Şeyh Vefa da bir ilim adamı olarak talebe yetiştirecekti. Böylece herkesin kendi vazifesini müdrik olduğu huzur toplumunun en temel dinamiklerinden birinin canlı örneğini, bizlere gösteriyorlardı.



Yorumsuz Bot - Siteden Atılan uyelerın Mesajları Bu Bot Tarafından Toplanmaktadır...
Yorumsuz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Yorumsuz Kullanıcısına Teşekkur Edenler
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 21:19.


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory
lida

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210