![]() |
|
|
|||||||
| Turizm Türkiye ve Dünyadan Resimler Tarihi Yerler Hakkında Açıklamalar... |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Baharda gidilecek yerler
Baharda gidilecek yerler Yaz aylarını çalışarak geçirecek olanlar için haftasonları büyük bir anlam taşıyor. Eğer bu yaz için sıcak şehirlerde güzel bir tatil planlarınız arasında yer almıyorsa şehrin gürültüsünden kısa bir süre uzaklaşabilir ve bu kısa zamanları daha da değerli kılabilirsiniz. İşte haftasonlarını dinlenerek ve eğlenerek geçirebileceğiniz yeşil cennetler... Abant Doğanın bütün güzelliklerini içinde barındıran Abant özellikle şehir karmaşasından sıkılıp kaçmak isteyenler için muhteşem bir tatil yöresi. İster aracınızı parkedip hemen faytonla gezmeye başlayın, isterseniz önce yemeğinizi yiyip yürüyüşe geçin. Ya da kitabınızı alıp göl kenarına yerleşin. Bolu Dağı'na çıkarken yol boyunca et ızgara türü lokanta ve restoranlara sıklıkla rastlanıyor. Bunun yanısıra gölün üzerinde mangalda sucuk ve kırmızı şarap oldukça keyifli. Kır kahvelerinde sürekli sıcacık demli çay içebilir ve mis kokulu kahve keyfi de yapabilirsiniz. Ağva Bir yanında Yeşilçay, diğer yaninda Göksu dereleri, yeşilin birçok tonunu içinde barındıran ormanları ve Karadeniz'e bakan üç kilometrelik kumsalıyla dikkat çeken Ağva, her ne kadar İstanbul'la iç içe olsa da doğallığından hala bir şey kaybetmedi. Ağva'da bisiklet kiralayabilir, farklı bitki türlerini, Karadeniz'e akan çayları seyrederek koylara ulaşabilirsiniz. Jüri üyemiz Mehmet Kısmet'in 'dantel' diye adlandırdığı koylarda değişik kıvrımlı birçok kaya çeşidi var. Ayrıca tekne turlarıyla Kilim Koyu ve Gelin Kayası mutlaka gezilmesi gereken yerler. Akçakoca Yılın dört mevsiminde güzelliğin hakim olduğu Akçakoca'da gezilip görülecek yerler olduğu gibi yapılacak bir çok aktivite vardır. Piknik alanı olarak düzenlenen Cumayeri'nde kahvaltınızı yapıp, Mehmet Arif Köşkü ve mahalle evleri arasında hoş bir gezinti yapabilirsiniz. Sarp kayalıklarla kesilmiş sahil boyunca tracking, görülmeye değer Melen çayında rafting ve olta balıkçılığı yapılabilecek aktiviteler arasında. Eşsiz bir panaromaya sahip olan Ceneviz Kalesi, İlçenin en yüksek bölgesinde yer alan Aktaş Şelalesi, son yılların en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Fakıllı Mağarası ve mavi bayraklı plajıyla Akçakoca bahar mevsiminde tatil severleri bekliyor. Likya Yolu Fethiye'den başlayıp önce Kaş, daha sonra da Antalya'ya kadar uzanan ve antik Likya kentlerini birbirine bağlayan patikalar zincirinden oluşan Likya Yolu, 1999 yılında İngiliz araştırmacı Kate Clow tarafından hizmete açıldı. Fethiye'den başlayıp Kayaköy, Ölü Deniz, Tlos, Saklıkent, Pınara, Leton, Kalkan, Kaş, Kekova, Demre, Finike, Olimpos ve Faselis'teki bahar güzelliklerini görüp Antalya'da sonlandırabileceğiniz rotanın en büyük özelliği denizin mavisi ve ormanın yeşilinin iç içe olması. Özellikle pembe tonlardaki orman güllerine dikkat. Rota, arzuya göre otomobille 4-5 günde ya da tekneyle bir haftada gezilebiliyor. Gelidonya Antalya Finike kıyısında yer alan ve üzerindeki fenerle daha bir güzel görünen Gelidonya Burnu, bir doğa harikası olduğu kadar, en hırçın dalgaların da mekanı. Derinliklerinde 13. yüzyıl sonlarına ait Gelidonya batığını barındırıyor. Bugün Taşlık Burnu olarak adlandırılan mevki, baharın tüm güzelliklerini görmeye başlamak için de iyi bir çıkış noktası. Eşsiz deniz manzarası, yemyeşil bir doğa, yürüyüş için çok güzel bir atmosfer sunuyor. Jüri üyelerimizden Kadir Kır, Kumluca'ya gelmeden varacağınız Karaöz Beldesi'nden orman yoluna girmenizi öneriyor. Böylece baharın farklı çiçeklerini görecek, hem de yolun sonunda Gelidonya Feneri ve adaların manzarasına hayran kalacaksınız. Halfeti Urfa'ya bağlı bir ilçe Halfeti. Birecik Barajı'nın suları altında artık ama hala çok etkileyici. Fırat Vadisi'nde ilerlerken, görkemli Rumkale'yi geçince, Savaşan Köyü'nün suyun içinden yükselen minaresini gördüğünüzde, bunun ne anlama geldiğini anlayabilirsiniz. Urfa Birecik'ten başlanan bu rotada size Firat Nehri eşlik edecek. Jüri üyelerimizden Özgür Koç yol boyunca özellikle yalı çapkınlarına dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Bu mevsimde İstanbul'a göre daha sıcak olan bölgede Fırat Nehri kenarındaki çay bahçelerinde mola vererek de doğanın keyfini çıkarmak mümkün. Birecik'ten dolmuşla ulaşabileceğiniz Halfeti'den Rumkale'ye tekneyle ulaşabilir, acıktığınızda teknede balık keyfi yapabilirsiniz. Hıdırbey Antakya'dan Samandağı yönünde yola çıkan araçla Batayas Köyü ayrımından sağa dönün. Narenciye bahçeleri arasından geçerek Hıdırbey Köyü'ne ulaşın. Köy meydanındaki 650 yıllık çınar ağacının altında çay molası verin. Adı Hıdırbey Çınarı. Gövdesi öyle büyük ki, bir dönem içi kahvehane ve berber dükkanı olarak kullanılmış. Daha sonra, jüri üyemiz Haşim Ağca'nın önerisini dikkate alarak bir kılavuzla yola çıkın. Rotada Musa Dağı'nın eteklerine sığınmış, Türkiye'nin tek Ermeni köyü olan Vakıflı da var. Vakıflı'nın bir özelliği de organik narenciye ürünleriyle Türkiye'ye 1 milyon euro ihracat geliri kazandırması. Her mevsim gezilebilen bölgede yediverenler gibi, hala portakal veren ağaçlar görebilirsiniz. Kerpe Masmavi deniziyle sırtını çam ormanlarına yaslamış küçük bir Karadeniz köyü Kerpe. Bölge son derece elverişli bir coğrafi konuma sahip, denizi ise çocuklu aileler için ideal. Kerpe'deki eşsiz güzellikteki 'Kayalıklar' ise birçok insanın buraya gelmesi için geçerli bir neden. Tırmanarak ya da dalarak değişik heyecanlara açık olan Kerpe Kayalıkları, ilginç mağaralara da ev sahipliği yapıyor. Özellikle kayaların altındaki boşluklar, dalış sporu meraklıları için ideal. Kaya tırmanışı, trekking, dalgıçlık, balıkçılık, hiking ve yüzme gibi uğraşlarla ilgileniyorsanız, Kerpe sizin için ayrı bir cazibeye bürünecek. Kıyıköy İstanbul'a 160 km uzaklıkta olan Kıyıköy Kırklareli'nin şirin bir köyü. Karadeniz'e bakan bir yükseltide, Papuç ve Kazan derelerinin ortasında bulunan Kıyıköy'e İstanbul'dan yola çıktığınızda Çerkezköy istikametinden Saray istikametine dönerek ulaşabilirsiniz. Kullanacağınız yolun manzarası tek kelime ile harika. Hem yolda dinlenmeniz, piknik yapmanız hem de temiz havayı soluyarak kafanızını dinlemeniz mümkün. Doğa gezileri ve trekking severler bu tarihi köyün keyfini günübirlik de olsa yaşıyorlar. İlkbahar ve yaz aylarında büyük rağbet gören Kıyıköy'de balık yemenin de tadı başka. Murtiçi-Gembos-Behşehir Manavgat Akseki yolundan ulaşılan Murtiçi Kanyonu'ndan başlayan rota 1800 metreye kadar ulaşıyor. Jüri üyemiz Faruk Akbaş, "Lokal endemik çiçeklerin bulunduğu yolda birbirinden ilginç orkideler yalnızca bu yolun yolcuları içindir" diyor. Gembos yaylasının kardelenleri ve düğün çiçekleri ise baharın geldiğini gösteriyor. Yolun sonunda varılan Konya ili sınırındaki Behşehir Gölü ve Leylekler Vadisi ise su kuşları ve nesli tükenmekte olan kara leyleklerini görmek için ideal. Mürefte Marmara Denizi'nin tüm ışıltısını seyretme imkanı sağlayan bu küçük kasabaya yapacağınız yolculukta ilk olarak göze çarpan eski ismi Hora olan fener. Deniz'in ve bağların tam ortasında yer alan feneri dolaştıktan sonra deniz, üzüm ve kekik kokularının arasında tüm cazibesiyle Mürefte karşılayacak sizi. Tanık olduğu doğal afetler ve yangınlardan sonra tarihi yapısının büyük bölümünü kaybetmiş olan kasaba eşsiz doğal güzellikleri ve tadına doyulmayan mutfağı ile müthiş bir konaklama yeri. Narvan Yıldırım Güngör'ün "gökyüzüne uzanan sihirli merdivenler dünyası" olarak nitelediği Narman, namı diğer Kızıl Kanyon, Erzurum-Artvin yolu üzerinde yer alıyor. Türkiye'nin bir başka Kapadokya'sı. Peribacalarına benzer oluşumları var. İnsan boyunu kat kat aşıyor ve gün batarken kanyona adının hakkını veren bir renk katıyorlar. Narman-Pasinler karayolunun 12. kilometresinde kendini göstermeye başlayan kırmızı peribacalarının en iyi gözlendiği yer ise Yoldere Köyü. Buradaki vadi içinde yapılacak iki saatlik yürüyüş, doğa severlere farklı bir görsel şölen sunuyor. Polenezköy-Cumhuriyetköy-Saklıköy Rotanın ilk durağı olan İstanbul'a bağlı Polonezköy temiz, ferah ve rahatlatıcı havası, doğal güzellikleri ve özellikle kirazıyla tanınır. İstanbul'un yanıbaşındaki Polonya'da çok güzel mekanlar ve yemekler de bulabilirsiniz. Cumhuriyet Köyü Polonezköy'den yaklaşık 10 km. ileride. Kır lokantaları, piknik alanlarıyla insana baharı müjdeliyor. Bu güzergahta ağaçlar içinde çok güzel oteller, 'kendin pişir kendin ye' mekanları, yürüyüş yolları, at binmeyi sevenler için çiftlikler, ormanlar yer alıyor. Yolculuğunuz sırasında yeşilin her tonunu görebilir ve kestane, ıhlamur ağaçlarının ön planda olduğu Saklıköy'e doğru ilerleyebilirsiniz. Balık tutmayı sevenler için de uygun bir yer. Safranbolu Adını bu bölgede yetişen 'safran' bitkisinden alan Safranbolu'nun tarihi evleri ve konakları çoktan safranı geride bıraktı bile. Türkiye'de koruma altında bulunan 40 bin eserden 1200 tanesi, mimari dokusu içindeki evlerin kapı tokmakları da ayrı bir yer tutan Safranbolu'da bulunuyor. Unesco'nun Dünya Mirası listesinde yer alan 'Müze Kent' Safranbolu gezi severlerinde ilk tercihleri arasında yer alıyor. Geleneksel Türk toplum yaşantısının tüm özelliklerini yansıtan ve çevresel dokusunu koruyarak günümüze kadar yozlaşmadan gelebilen Safranbolu, Dünya Mirası listesine alınan ve Türkiye'de koruma altındaki 40 bin eserden 1200'üne sahip. Sapanca Yeşilin inanılmaz güzellikteki tonları ile Sapanca Gölü benzeri bulunmayan bitki dokusu ile konuklarına hem şifa hem de dinlenme olanağı sunuyor. Hafta içi veya haftasonu gezisi için Sapancayı tercih edenler bölgede bulunan restoran ve kulüplerde çerkez peyniri, köy yumurtası ve yöresel lezzetlerle donatılmış olan açık büfelerde kahvaltı imkanı bulabiliyor. Bölgede uzak şehirlerden gelenler için konaklama hizmeti veren iki tesis yer alıyor. Temiz havanın ve doğanın kucağında dinlenmek isteyenler için Sapanca tatilin ilk adresi. Yuvacık İzmit sınırları içinde yer alan bölge kendine has yemekleriyle doğa severlere ev sahipliği yapıyor. Yuvacık'da akan şelaleler üzerine kurulan masalarda balık yemenin tadına varırken, nehir boyunca yürüyüş keyfi yaşayabilirsiniz. Yemyeşil ormanlarında kuş sesleri arasında huzur bulabileceğiniz mekan İstanbul'a sadece 150 km uzaklıkta. Ihlara Vadisi Hasan Dağı volkanından püsküren lavların soğumasıyla oluşan çatlaklar ve çökmelerle meydana gelen Ihlara Vadisi, 14 kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan bir kanyon. Kayalara oyulmuş mezar ve kiliseleri seyrede seyrede dolaşırken Kapadokya'ya has büyüyü hissedeceksiniz. Önce Selime'ye, oradan da Kapadokya'ya ulaşabileceğiniz vadi, her ne kadar bu mevsim biraz serin olsa da, barındırdığı farklı bitki çeşitleri ve tarihi mekanlarıyla görülmeye değer. Kapadokya'dan balona binmek de ayrı bir deneyim. Ihlara Vadisi'ne Nevşehir'den Aksaray'a giderken, Aksaray'a 11 km. kala sola, Güzelyurt yoluna dönerek ulaşmanız mümkün. İstanbul Boğazı Karadeniz ve Marmara Denizi'ni birbirine bağlarken Avrupa ve Anadolu yakalarını birbirinden ayıran İstanbul Boğazı, özellikle bahar mevsiminde açan erguvan ve mor salkımlarıyla daha güzel. 30 kilometrelik doğa harikası hem sahilde yürüyerek, hem tekneyle gezerek, hem de otomobille yedi tepesi dolaşılarak gezilebilir. Yapacak öyle çok şey var ki; Rumelihisarı'nda kahvaltı, Kanlıca'da yoğurt, Beylerbeyi'nde çay, Ortaköy'de akşam içkisi ve dilediğiniz herhangi bir durakta rakı-balık... Silivri İstanbul'un batıdaki giriş kapısı olma niteliğini taşıyan Silivri, sahip olduğu doğal güzellikler göz önüne alındığında turizm konusunda oldukça önemli bir yere sahip. 45 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi yüzmek ve serinlemek isteyenler için çekici bir mekan. Sahil şeridinin bazı alanlarında oluşturulan park ve gezi yerleri, ilçeye gelen misafirlere dinlenme ve eğlenme imkanı sağlıyor. Deniz sporlarına meraklıysanız, Silivri kıyıları sizin için bir cennet. Amasra Fırtınasından soğuğuna, sıcağından doğasına iklim ve coğrafyanın el ele yaşandığı liman şehri Amasra turizmin yeni ismi niteliğinde. İstanbul'a 420 km uzaklıkta olan bu sevimli kasabada birbirinden konforlu otellerde kalabilir, düzenlenen tekne turlarıyla engin mavilikte yolculuk yapabilir yada bölgede bulunan restoranlarda yöre yemeklerinin lezzetine varabilirsiniz. Şavşat-Yusufeli-Borçka Artvin ilini ikiye bölen Çoruh Nehri, dik yamaçlı uzun vadileri, birbiri ardına sıralanmış yüksek dağları, balta girmemiş doğal ormanları, kemer köprüleri, geleneksel mimarisi ve festivalleri ile çeşitli turizm değerlerini içinde barındıran otantik bir turizm kenti. Artvin'e gittiğinizde Kaçkar ve Karçal dağlarına tırmanabilir, bölgenin değişik yörelerinde doğal güzellikler içinde bulunan trekking parkurlarında yürüyüş yapmanın keyfini yaşayabilir; Çoruh Nehri ve Barhal Çayı'nda rafting ile heyecanın doruklarına çıkabilirsiniz. Şavşat, Yusufeli ve Borçka'da bulunan pansiyon ve moteller ise doğa sever konukları ağırlamaya hazır durumda. Bozcaada Türkiye'nin 3. büyük adası olma özelliğine sahip Bozcaada haftasonu kaçamağı için uygun alternatifler arasında yerini alıyor. İnce kumu ve uzunluğu nedeniyle tercih edilen Ayazma plajı tatil severlerin uğrak yeri. Bozcaada'ya gittiğinizde moteller ve pansiyonlarda konaklayabilir, ada sokaklarındaki tarihi evlerin mistik havası içinde yürüyüş yapabilirsiniz. Uzungöl Maviyi ve yeşili buluşturan Uzungöl, sahip olduğu turistik potansiyeli bakımından çok zengin. Çevrede trekking, kuş gözlem, botanik amaçlı turların yanı sıra daha yükseklerdeki dağların arasındaki göllere veya yakınlarındaki Şekersu, Demirkapı, Yaylaönü yaylalarına gezi düzenleme olanağı var. Έχω πρόβλημα μεγάλο Δεν μου φτάνεις, θέλω κι άλλο.!!
|
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|