Eğer yolunuz Marakeş'e düşerse, gizemli bahçe Jardin Majorelle'i görmeden ayrılmayın.
Fas son yıllarda Türk turistlerin en çok rağbet gösterdikleri ülkelerden biri. Özellikle Kazablanka, Marakeş ve Fes kentleri büyük ilgi görüyor.
Marakeş'in de en dikkat çekici noktalarından biri, botanik bahçesi Jardin Majorelle. Kentin ortasındaki bir vahayı andıran bahçedeki dev bambuların arasından geçip dünyanın dört yanından toplanan bitkilerle ve özellikle bin bir türlü kaktüsle karşılaşınca büyüleneceksiniz. Hele gözünüzün önündeki renk şöleni sizi çarpacak. Bahçenin her köşesi ayrı bir sanat eseri. Maviler Marakeş'in kızıl rengine, kuş sesleri de karmaşaya meydan okuyor. Zira Jardin Majorelle bu bölgede yaşayan 15 çesit kuşa da ev sahipliği yapıyor.
Bahçeye bir giren bir daha çıkmak istemiyor. Burada yüksek sesle konuşan da yok. Tam bir huzur havası... Devasa bambuların karanlık ve serin gölgesinde dolanıp duranların ayak sesleri duyuluyor sadece.
İçinde bir de İslami Sanatlar Müzesi bulunan bahçenin ilginç bir hikayesi var: Fransa'da tanınmış bir mobilyacı olan Jacques Majorelle, ressamlık kariyeri için Fransa'yı terk eder ve Marakeş'e yerleşir. Burada Fas'la ilgili resimler yapar. 1924 yılında, bugün bahçenin bulunduğu araziyi satın alır ve düzenlemeye başlar. Dönemin önemli bir bitki koleksiyonuna sahip olduktan sonra burayı 1947'de halka açar. Majorelle 1962 yılında bir trafik kazası geçirince Fransa'ya döner ve bir süre sonra hayata veda eder.
Bahçeyi bugün yaşatan kişi ise Yves Saint Laurent. 1980'de Pierre Berge ile birlikte Jardin Majorelle'i satın alan ve yeniden düzenleyen ünlü modacı, buranın geleceğini güvence altına almak için bahçeyle ilgili bir vakıf kurdu
kalbinle sev beni dilinle değil , sevginle ağlat beni derdinle değil , gözlerinle sarhoş et beni içkinle değil , ÖLÜM ayırsın bizi eller değil....
öyle çok özledim ki seni
en yakın şahitidir gözyaşlarım
gözlerimden taşarak dışa vuran...
.
Ve
vuslata açılsın her kapı
Demir parmaklıklar ardına hapsedelim ayrılığı!