Şehir Tiyatroları 7.Uluslararası Kıbrıs Tiyatro Festivali'nde
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBB Şehir Tiyatroları), 1 Ekim’de perdelerini açmaya hazırlanırken, yurt dışı turne programını da aksatmadan sürdürüyor. İBB Şehir Tiyatroları’nın ilgiyle izlenen oyunlarından Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe 8 Eylül 2008, ve Titanik Orkestrası 15-16 Eylül 2008 tarihlerinde saat 20.30 da 7. Uluslararası Kıbrıs Tiyatro Festivali kapsamında Lefkoşa Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenecek
Orhan Asena’nın yazdığı Nedret Denizhan’ın yönettiği YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE’nin dekor tasarımı Ayhan Doğan’a, kostüm tasarımı Canan Göknil’e, müzik Bora Ayanoğlu’na, ışık tasarımı Mustafa Türkoğlu’na, efekt tasarımı Levent Akman’a ait.
Oyuncular: Kemal Kocatürk, Selçuk Soğukçay, Ersin Sanver, Tarık Şerbetçioğlu, Hakan Güner, Mazlum Kiper, Dinçer Çekmez, Berrin Koper, Senan Kara Tutumluer, Rıdvan Çelebi, Sibel Topaloğlu, Yılmaz Meydaneri, Erhan Özçelik, Ergün Üğlü, Bora Ayanoğlu, Haşmet Zeybek, İbrahim Şirin, Caner Bilginer, Naci Taşdöğen, Selçuk Yüksel, Gökhan Eğilmez, Doğan Altınel, Aslı Narcı, Esra Karabaş, Güneş Han.
Konu: Kanunî Sultan Süleyman’ın en güçlü olduğu dönemde, karısı Hürrem Sultan taht için kendi oğullarını öne çıkarma çabasındadır. Kanunî’nin başka bir hanımından olan oğlu Şehzade Mustafa’yı entrika ile ortadan kaldırmak ister… Oğlu Şehzade Bayazıt ile Şehzade Selim (II.Selim) karşı karşıya gelir… Ve Kanunî oğullarının hayatı hakkında karar vermeye zorlanır…
Hristo Boytchev’in yazdığı, Hüseyin Mevsim’in dilimize çevirdiği, Macit Koper’in yönettiği TITANIK ORKESTRASI’nın dekor tasarımı Barış Dinçel’e, kostüm tasarımı Nihal Kaplangı’ya, ışık tasarımı İlhan Ören’e ve efekt tasarımı Levent Akman’a ait.
Oyuncular: Ahmet Uz, Naşit Özcan, Bensu Orhunöz, Can Başak, Burak Davutoğlu.
Konu : “Artık kullanılmayan eski bir tren garında yaşayan dört evsiz serseri. Eski fahişe ve hamile Lyubka, eski gar şefi Luko, konservatuar mezunu olduğunu iddia eden yalınayak Meto ve milli parkta bakıcısı olduğu ayının ölümüne neden olduğu için durmadan sızlanan Doko. Geçen bir trenden atılan bir sandığın içinden Harry Houdini olduğunu söyleyen alkolik bir illüzyonist çıkınca, gardaki garibanların yaşamı değişir. Houdini onları illüzyon dersleri ve ruhçu felsefesi ile etkilemeye başlar. Artık bir yandan hayal aleminde yok olup gitmeye, bir yandan da illüzyonsuz yaşanamayan show dünyasına hazırlanmaktadırlar. Dünya bir Titanik gemisidir Houdini’ye göre. İnsanlar da onunla birlikte batan yolculardır. Yani kurtuluş yoktur. Ancak bütün bunlar doğru mu acaba? Houdini her şeyin bir illüzyon olduğunu söylemekte haklı mı, değil mi?”
Eskiden inSanLar YaLınAyak Gezerken .. AşkLar, AdamakıLLıydı .Şimdi inSanlar YaLın Ayak DeğiL Ama AşkLar Yarım YamaLak.